CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen, TBMM Genel Kurulu'nda yaptığı
gündemdışı konuşmada, özellikle İstanbul'da yoğunlaşan taksici cinayetlerine dikkati çekti. Hiçbir güvencesi olmayan bu insanlara kimsenin sahip çıkmadığını bildiren Sevigen, işlenen cinayetlerin yarıya yakınının faili meçhul kaldığını, devletin ve meslek kuruluşlarının taksici esnafına karşı işlenen suçları önlemeye yönelikciddi girişimlerde bulunmadığını savundu.
Sevigen, İstanbul Valisi ve Emniyet Müdürü'nü de eleştirdiği konuşmasında, hiç olmazsa saat 22.00'den sonra polislerin taksileri kontrol etmesini, bu önlemle taksicilere yönelik olası bir suçun önünegeçilebileceğini söyledi.
Sevigen'i yanıtlayan İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu, İstanbul Valiliği'nce, değişen suç tiplerine karşı etkin mücadele etmek için geliştirilen yeni perspektifler doğrultusunda İstanbul'da ''Mobil Elektronik Entegrasyon Sistemi''nin (Mobesa) hayata geçirilmek üzere olduğunu söyledi.
Aksu, 3 aşamada gerçekleştirilecek projenin ilk aşamasında bir emniyet aracı ve polis merkezlerinin bilgisayarla donatılarak elektronik harita üzerinde sevk ve idare yoluyla olaylara müdahale ve kontrol yapılacağını anlattı.
Taksicilere yönelik suçları önlemek amacıyla meslek odalarıyla birlikte
çalıştıklarını da belirten Aksu, dünyada başarıyla uygulanan ''koruyu kabin'' sisteminin esnafa fazla yük getirmeden taksilere takılması ve ışıklı uyarı sistemi ile herhangi bir saldırıya kısa sürede müdahale etmek için alarm monte edilmesi çalışmalarının sürdüğünü ifade etti. Aksu, suçlarda caydırıcılığı sağlamak için de Adalet Bakanlığı'nın yasal
düzenleme çalışmalarının sürdüğünü bildirdi.
Aksu, İstanbul'da 17 bin 384 taksinin 3 bin 400 kilometrelik şehiriçi yollarda ve şehrin her noktasında hizmet verdiğini de belirterek, 2003 yılında taksicilere yönelik 205 olayla ilgili olarak 155 kişinin, bu yıl meydana gelen 93 olaya ilişkin de 149 kişinin yakalandığını kaydetti.
Genel Kurul'da gündemdışı söz alan AK Parti Çorum Milletvekili AliYüksel Kavuştu da yasal değişiklikle Türkiye'de azınlık vakıflarından yüzde 5 oranında teftiş ve denetim payı alınmadığını hatırlattı. Kavuştu, Lozan Anlaşması'ndaki karşılıklılık esası ve Anayasa'daki eşitlik ilkesi gereği Türk vatandaşlarının kurduğu vakıflar için de aynı uygulamanın yapılması ya da azınlık vakıflarından da denetim ve teftiş payı alınması gerektiğini söyledi.