07/05/2004 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Gezi
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Cuma
07.05.2004
Anadolu yakasında bir gün gezmek uzun bir tatile bedel
 

Sahilde dolaşmak istiyorsanız şu aralar tam zamanı. Bu hafta İstanbul’un en güzel yerlerinden birini, boğazın Anadolu yakasını geziyoruz. Burası, Avrupa yakasına göre çok daha yeşil, insana çok daha fazla şehir dışına çıkmış duygusu veriyor. Güzel bir bahar günü bu yakada gezmek, bir hafta tatil yapmaktan çok daha iyi gelecek size. Rotamız Fethipaşa Korusu’ndan başlayıp Kuzguncuk, Beylerbeyi, Çengelköy’e uzanıyor, Anadoluhisarı’nda bitiyor.

Boğazın Anadolu yakasındaki gezimize Fethi Paşa Korusu’ndan başlıyoruz. İsterseniz ağaçların arasında yürüyüş yapabilirsiniz. Yorulduğunuzda koruda iki tesis olduğunu unutmayın: Paşalimanı’ndan yukarı doğru yürüdüğünüzde, karşınıza belediyenin Fethi Paşa Sosyal Tesisleri çıkacak. Kafe bölümü yazın 850 kişiye hizmet veriyor. Haftanın yedi günü 09.00-23.30 arası açık, restoranı da var. Pazar günleri kişi başı 9 milyon liraya kahvaltı veriliyor.

Fethi Paşa Korusu’nun tam tepesinde, ‘gönülçelen’ anlamına gelen Dilruba Restoran, tepeye hakim bir konumda. Buradan köprüyü ve boğazı seyretmek, tarifi zor duygular uyandırıyor insanda. Lokanta, aşağıdaki belediyenin tesislerine göre daha az bilindiği için, fazla kalabalık olmuyor. Ama fiyatlar biraz daha pahalı. Çay 1 milyon, kişi başı klasik bir mönü 20 milyon civarında.

Sanatçılar semti Kuzguncuk

Korudan çıktığımızda, Kuzguncuk’a kadar yürümek için ideal bir sahil sizi bekliyor. İsmet Baba meyhanesi ve Can Yücel’in bir zamanlar takıldığı Çınaraltı Kafe semtin simgelerinden. Çınaraltı kafeden sağa dönün, restore edilen eski evlerin arasında yürüyün. Kuzguncuk sanatçıların mahallesi aynı zamanda. Bu yüzden karşınıza bir sanat galerisi çıkarsa şaşırmayın. Harmony Sanat Galerisi pazar hariç her gün 11.00-19.00 arası açık. Galeride, 25 Mayıs’a kadar Dilek Demirci’nin resimleri sergileniyor.

Beylerbeyi sahilinde balık yiyin

Kuzguncuk’tan Beylerbeyi’ne doğru yürümek biraz zor. Hem mesafe uzun, hem de yol sağa dönerek deniz kenarından uzaklaşıyor. Bir araçla gitmek daha iyi. Beylerbeyi’nde sizi aynı adı taşıyan saray bekliyor. Beylerbeyi Sarayı’na giriş altı milyon. Pazartesi ve perşembe hariç her gün 9.30-16.00 arası açık. 20 dakikada bir düzenlenen toplu gezilerde, rehberler eşliğinde geziliyor.

Sarayı geçtikten sonra sahile doğru inerken her iki yandaki dükkanların vitrinlerine bakmak, içine girip gezmek zevkli. Eski takılar, giysiler, ahşap mobilyalar bulabilirsiniz.

Beylerbeyi’nde yapılacak en iyi işlerden biri, yemek yemek. İster ekmek arası midyenizi alıp sahilde denize karşı oturun, ister sahildeki lokantalarda bir balık ziyafeti çekin. Tarihi Beylerbeyi Restoran’da, balık salata ve ara sıcaklardan oluşan mönü 15-20 milyon TL. Karadeniz pidesi seviyorsanız, Kar-Pi’ye uğramanızı tavsiye ediyoruz, pideleri çok beğeniliyor. İskele Caddesi Arabacılar Sokak No: 2.
Hem berber, hem şair

Beylerbeyi’nin kendine has portrelerinden biri, şair berber Nurettin Durman. Dükkanı Beylerbeyi’nin biraz içinde kalıyor. Beş şiir, iki antoloji ve bir deneme kitabı var. 1968’den beri Beylerbeyi’nde oturuyor. Onunla sohbet ettikten sonra, Çengelköy’e doğru yola koyulun.

Çengelköy sahilindeki Çınaraltı Çay Bahçesi’ni herkes bilir. Kahveye ismini veren tarihi çınar 783 senelik ve bütün İstanbul’da katil çınar olarak biliniyor, çünkü yıllar önce kuru dallarından biri kırılıp düşmüş, altında oturan birisinin ölümüne neden olmuş. Şimdi kalın bir dalı yere paralel olarak metrelerce uzanıyor. Çengelköy’deki 150 yıllık Has Ekmek Fırını da uğranılacak yerlerden biri.

Çengelköy’den Kandilli’ye doğru yürürken sahil boyunca uzanan parklarda oturup dinlenebilirsiniz. Fakat uyaralım, hafta sonları balık tutmaya gelenler kıyıyı dolduruyor. Olta satan satıcılara da rastlayabilirsiniz. Şimdi tam mevsimi: Sahil boyunca çiçek açmış erguvan ağaçlarını seyrederek yolunuza devam edin. Kandilli’de iskelenin çevresinde restoranlar ve ufak oturma gruplarında mola verebilirsiniz.

Kapalı eski bir kilise

Kandilli’den sonra Anadoluhisarı’na doğru ilerliyoruz. Sahilden Marmara Üniversitesi Spor Akademisi durağından Göksu’ya doğru içeri giriyoruz. 15 dakikalık yürüyüşten sonra G-Mall Alışveriş Merkezi karşınıza çıkacak. Yanında Göztepe Kilise Parkı var. Bu parkın içindeki kilisenin kapıları kilitli. Kendisi de eski bir Anadoluhisarı sakini olan Bulutsuzluk Özlemi solisti Nejat Yavaşoğulları, bu kilisenin semtin en eski yapılarından biri olduğunu belirtiyor. Göksu’dan tekrar sahile indiğimizde, Göksu Deresi’nin kenarındaki Hüseyin Bey Kafe’yi şiddetle tavsiye ediyoruz. İsterseniz balık da yiyebilirsiniz.

TELEFON NUMARALARI

Fethipaşa Sosyal Tesisleri: 0216-391 65 60

Dilruba Restoran: 0216-492 15 00

Tarihi Beylerbeyi Restoran: 0216-318 67 01

Çınaraltı Çay Bahçesi: 0216-422 10 36

Hüseyin Bey Kafe: 0216-462 13 98 



Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com