07/05/2004 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Gezi
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Bilim
07.05.2004
Doğa turizmi doğa için büyük tehlike!
 

Vahşi yaşamda tuhaf şeyler oluyor. Hayvanlar giderek yerlerinde duramaz hale geliyor. Kutup ayıları, penguenler, yunuslar ve hatta yağmur ormanlarındaki kuşlar değişim gösteriyor. Zayıflıyor ve ölüyorlar. Ve bakteriler bulaşıyor. Tüm bunların nedeniyse, doğa turizmi...

Doğa turizminin bir anda yüzbinlerce insanı kapsayan kitlesel büyümesi biyologları endişelendiriyor. Turistlerin, hayvanları kötü etkiledikleriyle ilgili pek çok kanıt var. İlk etkileri, kalp atış hızlarında, fizyolojilerinde, stres hormonu seviyelerinde ve sosyal davranışlarında gözle görülür değişiklikler. Uzun vadedeyse, turistler, görmek istedikleri yabanıl yaşamı kendi elleriyle tehlikeye atabiliyor.

Doğa turizminin yararları olduğu da kesin. Yoksul, ancak biyoçeşitlilik bakımından zengin ülkeler, çevreye zarar vermediği sanılan turistlerin getirdikleri paradan faydalanıyor.

Kenya’daki Dünyayı Koruma Sendikası’nın (IUCN) Afrika sorumlularından Geoffrey Howard, ‘Bu tür turizm, doğal kaynakların aşırı tüketilmesine bir alternatif. Projelerimizin büyük bir kısmı, kırsal alandaki halkın ormanları veya balık alanlarını çok fazla kullanmadan, başka şeylerden para kazanması için doğa turizmini teşvik ediyor’ diyor.

Tehlikeye dikkat

Buna rağmen biyologlar alarmda. Yeni Zelanda’dalı biyolog Philip Seddon, ‘Vahşi dünyaya hastalıkların taşınmasını veya günlük uygulamalarla canlıların yaşamlarının bozulmasını belki dışardan bakan bir gözlemci fark edemeyebilir. Ancak tüm bunlar hayatta kalmayı ve çoğalmayı geriletebilir’ diyerek kaygılara dikkat çekiyor.

Yeni Zelanda’dan Rochelle Constantine ve ekibi, 1996’dan beri ülkenin kuzeydoğu kıyılarındaki iri burun balinalarını gözlemliyor. Ekip, bir turist teknesi yaklaştığında balinaların gereğinden çok fazla heyecanlandıklarını belirtiyor. Hayvanlar, 2 veya 3 tekne yakınlarda bulunduğunda, zamanın onda birini, tek bir araştırma teknesi bulunduğundaysa yüzde 68’ini sakin geçiriyorlar.

Karada yaşayan hayvanlar da bunlardan etkileniyor. 1980’lerin başından beri, konusunda uzman tekneler, insanları ekim ve kasım aylarında Kanada’nın Manitoba bölgesine götürerek o dönemde dinlenmeleri gereken kutup ayılarını izlettiriyor ve fok avlayabilmek için Hudson Körfezi’nin donmasını bekliyorlar.

Bilim adamlarıysa, erkek ayıların araçların yakınlaştığı dönemlerde 7 kat daha tetikte olduklarını saptadı (Biological Conservation, sayı 116).

Balinalar gibi kutup ayıları da davranışlarının değişmesi karşılığında ağır bir bedel ödeyebilir. Araştırmacılara göre, turistlerin bu ziyaretleri, hayvanların kalp atışlarını ve metabolizmalarını hızlandırmalarına neden oluyor. Bunun sonucunda da, gerçekte depolamak zorunda oldukları enerjilerini kaybeden hayvanlar, vücut yağlarını ve sağlıklarını yitirebiliyorlar.

Penguenlerin durumu

Yeni Zelanda’da çok fazla ziyaret edilen yeşil gözlü penguenlerin yavrularının, normalden 0.76 kilogram daha zayıf oldukları belirlendi. Bunun bir nedeni, anne ve babanın, sahilden topladıkları yemi yavrularına götürememeleri. Çünkü, bu penguenler insanların görüş alanlarına yakın yerlere konmuyor. Sahile gidip yem toplayan hayvanlar, biri gelirse yeniden denize doğru havalanıyor.

Tüm bu gidip gelmeler, penguenin yavrusunu beslemek için topladığı yiyeceği kendi enerjisini toplamak amacıyla yemesine neden oluyor. Turist trafiği sonuçta tüm popülasyonu yok edebilir.

Doğa turizmi, yılda yüzde 10 ila 30 gibi inanılmaz bir oranda büyüyor ve şu anda da her 5 kişiden 1’i bu tür gezileri tercih ediyor. Balina veya yunus izlemek milyar dolarlık bir endüstri haline geldi. 20 yıl önce 500 bin kişiyi bile etkileyemeyen bu endüstri, 1998’den bugüne 87 ülke ve bölgeden yılda 9 milyon insanı ağırlıyor.

Bunların yanında, iyi yapıldığı takdirde tabii ki doğa turizmi de başarılı olur. Princeton Üniversitesi'nden Martin Wikelski, deniz iguanaları gibi birçok türün korunmasıyla gerçekleştirilen turizmin para getirdiği Galapagos Adaları’nı örnek gösteriyor.

Biyologlar, doğa turizmi projeleri geliştirilmeden önce bilimsel çalışmaların başlatılmasını istiyor. ‘Turizm öncesi tüm veriler, mümkün olan her yerden toplanmalı, hayvanların iyi durumları gözetilmeli, çünkü onlar olmadan doğa turizmi diye de bir şey olmaz’ diyorlar.

Turist hastalıkları

Doğa turizminin bir diğer zararı, insanların yabanıl yaşama hastalık bulaştırması. Mikroplar iki şekilde bulaşıyor: giysi veya araçlardaki çamur veya kirlilikle; kısmi ıslah edilmiş olan lağım pisliğiyle.

New Scientist’in haberine göre (6 Mart) Afrika’nın doğusundaki vahşi gorillerin dışkılarını inceleyen araştırmacılar, turizmin gelmesiyle yeni bağırsak parazitleri tespit etti. Botswana’daki bir fare türü, 2002’de insanlardan tüberküloz kaptı.

Uzmanlar, özellikle Antarktika’daki vahşi hayvanlara hastalık geçmesinden korkuyor. Bölgede, her defasında en az bin hayvanın öldüğü sebebi bilinmeyen birçok toplu ölüm yaşandı. Ölenler arasında, Prince Gustav kanalındaki foklar, Kemp Land’deki Adélie penguenleri ve Auckland Adası’ndaki Yeni Zelanda deniz aslanları bulunuyor.

Enfeksiyonların insanlardan geçtiği henüz kesin olmasa da, kaygılanmak için pek çok neden var. Penguenlerde, çok sayıda mikroplu virüs taşıyan antikor saptandı.  



Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com