|
Kim derdi ki kocaman bir otomobile bu kadar hayran kalacağım. D-Max tek karoserde yani aynı bünyede tüm araç tiplerini barındırıyor. Hem kamyonet, hem otomobil, hem arazi taşıtı. Hem gösterişli, lüks bir 'cip', hem güzel hem de kocaman ve harika bir sesi var. Tamam dar köşeleri dönmek pek kolay değil ama inanın sorun da değil. Dönemediği engelin üzerinden geçiyor nasılsa. Bu deneyimi mavi köşenin yazarı Ufuk Sandık'la beraber çıktığımız test sürüşünde yaşadım. Test sonrasında aracı Hürriyet otoparkına bırakmak için döndüğümüzde, girişte yoğun bir trafikle karşılaştık. D-Max'in değil, bir başka küçük aracın da geçemeyeceği aralıktan, Ufuk'un şaşkın bakışları ve ‘‘ne yapıyorsun’’ bağrışları arasında, kaldırımdan geçerek sıyrıldık. Ufuk sanırım benim bir off-road yarışçısı olduğumu unutmuş olsa gerek...
Isuzu D-Max, bir otomobil olmanın da ötesine geçiyor zaman zaman. Yollara vurup otel rezervasyonu yaptırmadan seyahat edebilir, D-Max'ta konaklayabilir, bir haftalık bir tatili otel masrafı olmadan geçirebilirsiniz. Karavan konforunda dilediğin yerde çek sağa uyu. Kıvrılmana bile gerek yok. yayıl yayılabildiğin kadar. Acaba off road yarışlarına da katılmak mümkün olabilir mi? Çaya çorbaya derler ya. İşte eğer bunu bir otomobil için söylemek gerekirse bence o D-Max'tır.
Yol tutuş konusuna gelince, devasa cüssesi ve yumuşak süspansiyonuyla Isuzu D-Max size gayet rahat bir yolculuk sunuyor ama yine de keskin virajlarda savrulmaya hazırlıklı olun. 2 tona yaklaşan bir kütle, böyle yumuşak süspansiyonla viraja girince, bir pist arabası gibi virajdan dümdüz çıkmasını bekleyemezsiniz elbette, Isuzu D-Max virajlar için değil tümsekler, tepeler, dereler ve yük taşımak için yaratılmış... D-Max'ın bu özelliğini bilerek, direksiyona geçin. D-Max'in keyfini çıkarın... |