01/05/2004 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Gezi
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Cumartesi
01.05.2004
Türk tasarımcı olmak ay-yıldız kullanmak demek değildir
 

Sibel ARNA

Rıfat Özbek ve Hüseyin Çağlayan’dan sonra Londra Moda Haftası’nda defile yapan üçüncü Türk o. CNN Televizyonu onu ‘Modanın parlayan yıldızı’ ilan etti. Mick Jagger’ın kızı Elisabeth Jagger ve Lady Diana’nın kuzeni Mary Fellowes’ı o giydiriyor.

Dolce Gabbana, pop yıldızı Kylie Minogue’un kostümlerini hazırlarken onun koleksiyonundan da parçalar alıyor. İngiltere Moda Konseyi ve Top Shop’un ortaklaşa verdiği ‘Yeni Nesil’ ödülünü arka arkaya iki yıl kazandı. Londra’da yaşayan Türk modacı Bora Aksu’nun (34) başarıları herkesin dilinde. ‘Türk tasarımcı deyince akla iki şey geliyor. Ya modellerinde ay-yıldız kullanacaksın ya da geleneksel desenlere ağırlık vereceksin. Oysa Türk olmak bu demek değil. Sınırların dışına çıkmalıyız ’ diyor Bora Aksu. 2004 yaz koleksiyonuna marjinal denebilir. Sutyenden elbise yapan tasarımcı, iç çamaşırını iç çamaşırı olmaktan kurtardığını söylüyor.

HOLLYWOOD ESİN KAYNAĞIM OLMADI

Her şey ve herkes esin kaynağı olabiliyor benim için. Pazarda bulduğum eski bir fotoğraf, çocukluğuma ait yılların izleriyle solmuş bir tişört. Ama en büyük esin kaynağım Tanrı. O beni hiç bir zaman yalnız bırakmadı ve onun engin sevgisi ile yolculuğuma devam edebiliyorum. Diğer tasarımcılar gibi Hollywood’dan etkilenmiyorum. Çünkü Hollywood benim için yüzeyselliği, sahteliği temsil ediyor.

Yaşamı hangi gözlerle gördüğünüz çok önemli. Çünkü çoğu zaman bize verilen gözlüklerle idare ediyoruz. Bu durumu öyle kanıksıyoruz ki o gözlükteki lekeleri, bulanıklıkları fark etmez oluyoruz. Ben ancak o gözlükleri kırdıktan sonra tasarımlarımda özgürlüğe ulaşabildim.

Doktor bir ailenin en küçük ferdi olarak İzmir’de dünyaya geldi Bora Aksu. Anne ve babasının hayat görüşü şuydu: ‘Yaşınızın 5 ya da 75 olması hiçbir şeyi değiştirmez. Biz insan olmanın doğal getirisi olan kişiliğe her zaman saygı duyarız.’ Hal böyle olunca Bora Aksu evde konuşarak, tartışarak, söylediği sözler dinlenerek, saygı duyarak büyüdü.

Liseyi bitirdikten sonra İzmir’den ayrılıp İstanbul İşletme Fakültesi’nde okumak üzere İstanbul’a taşındı. O yıllarda ‘Ne olmak istiyorsun’ sorusuna verilecek tam bir cevabı yoktu. Ama işletme eğitimi sırasında ne olmak istemediğine karar verdi. Okuldan o kadar sıkılmıştı ki, o ana kadar sadece hobi olsun diye yaptığı tasarımlarına dönmekte buldu çareyi: ‘Üniversite birinci sınıfı hatırlıyorum da, sanki yetiştirmem gereken çok önemli projeler varmışçasına gece gündüz tasarım yapıyordum.’

O yıllarda girdiği bir tasarım yarışmasında birinci seçilince yapmak istediği işe karar verdi ve okulu bıraktı. Yakın bir arkadaşının öğütlerini dinleyerek Londra’ya gitti. 1996 yılında dünyanın en önemli moda okullarından biri olan Central Saint Martins College of Art and Design’a kabul edildi. John Galliano, Alexander McQueen, Stella McCartney, Hüseyin Çağlayan gibi birçok ünlü tasarımcının eğitim gördüğü bu okulda kendini, stilini ve tasarım ruhunu keşfetti.

Meslek seçimi konusunda şunları söylüyor: ‘Boş vakitlerde yapmayı sevdiğiniz şeylerin önemini yadsımayın. Demek istediğim yaptığınız şeyi sevmeniz şart. Eğer iş ‘iş’kimliğinden çıkamıyorsa çalışma süresi, verdiğiniz emek hep gözünüze batıyor. Benim için çizdiğim şeylerin hayata geçmesi paha biçilmez bir ödül. Yaptıklarımdan para kazanabiliyor olmak işin cabası.’

BİTİRME PROJESİYLE TANINDI

Central Saint Martins’den mezun olduktan sonra aynı üniversitede mastıra başladı ve yüksek başarı ödülüyle mezun oldu. Bora Aksu’ya göre bu ödül hayatını değiştiren noktaydı: ‘Bitirme projesi olarak profesyonel bir koleksiyon hazırlamamızı istediler. Altı ay çalışarak hazırladığımız koleksiyon Londra Moda Haftası’nda düzenlenen bir defile ile basına tanıtıldı. Kariyerimin başlaması da bu defilenin aldığı tepki sayesinde oldu. İngiltere Moda Konseyi ve Top Shop’un birlikte verdiği Yeni Nesil Ödülü’nü kazandım. Konsey dergi editörlerinden ve moda eleştirmenlerinden oluşuyor. Aynı ödülü bu yıl da kazandım. Bu yüzden uluslararası moda kulvarına girebildim.’

Bora Aksu düşünceyi kıyafetin fonksiyonelliğinden önce tutan bir tasarımcı. Mesela sırf göçebe ruhunu yansıtmak için giyinmesi hayli zor olan salkım saçak elbiseler tasarlayabiliyor. Tasarım yaparken trend olanı yakalamak, trend yaratmak gibi kaygılar duymuyor. Ona Türkiye ve Türk olmak size neler katıyor diye soruyoruz. Cevabı popüler, ama kolaya kaçan, yaratıcılıktan uzak yaklaşımları hedef alıyor: ‘Bence Türk olmak ay-yıldız kullanmak değildir. Türk olmayı ne ay-yıldızla ne de geleneksel desenlerle sınırlayabilirsiniz. Farklı kültürlerin çarpışarak yarattıkları etki çok önemli. Olayı simgelerin dışında görmek lazım. Klasik sınırların dışına çıkmalıyız.’

KOLEKSİYONU İÇİN ANNESİ VE TEYZESİ ÖRGÜ ÖRÜYOR

Uluslararası moda eleştirmenleri Bora Aksu’dan ‘Geleceğin büyük yeteneği’ diye bahsediyor. Bora Aksu ‘Sanıyorum inandığınız yolda, inandığınız şeyleri yapıyorsanız insanlar da sizdeki samimiyeti fark edebiliyorlar’ diyor. ‘En baştan itibaren tasarımlarımdan hiç ödün vermedim. Satıp satamamak benim listemdeki önceliklerden biri olmadı. Odak noktanız satmak olmadığı zaman tahmin edemeyeceğiniz kadar fazla ilgi ile karşılaşıyorsunuz.’

Tasarımlarında Türkiye’den getirdiği antika kumaşları da kullanan Bora Aksu’nun el örgüsü kıyafetlerine İzmir’de yaşayan anne ve teyzesi katkıda bulunuyor. Bora Aksu markası Londra’da Selfridges ve Libertys gibi büyük mağazaların yanı sıra, New York, İtalya, Japonya, Hong Kong ve Moskova’da da önemli butiklerde satılıyor.

GEÇEN HAFTA EN ÇOK BUNLAR KONUŞULDU


Kalp yetmezliği sebebiyle 76 yaşında hayatını kaybeden İstanbul Belediyesi Şehir Tiyatroları sanatçısı ve sinema oyuncusu Feridun Karakaya, nam-ı diğer Cilalı İbo

Kıbrıs referandumundan başarılı çıktıklarını, dolayısıyla istifa etmesi için hiçbir sebep bulunmadığını iddia eden, bu sözleriyle Deniz Baykal’ı andıran KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş

FB-BJK derbisinden sonra kendisine edilen küfürlere sinirlenerek yönetimi bırakacağını açıklayan Beşiktaş Kulübü Başkanı Serdar Bilgili

A.Sebat-Ç.Rize maçında şaibe olduğuna dair imada bulunduktan ve ‘artık dayanamadığını’ beyan ettikten sonra Çaykur Rizespor’daki teknik direktörlük görevinden istifa ettiğini açıklayan Yılmaz Vural

Bonus Card reklamında barmen rolünde yer alan Ayşe Arman ile afro peruklarıyla reklama ayrı bir hava, kendi karizmasına da karizma katan Kadir İnanır

Telefon etmek yerine mesajlaşmayı tercih ettiğini ve hálá Kenan Doğulu ile de mesajlaştığını belirten, Batı’nın en hızlı mesajörü Çağla Şikel

Olimpiyat hazırlıkları için gittiği Antalya’da 100. Yıl Spor Kompleksi’nden bekçi tarafından kovulan Süreyya Ayhan ve Yücel Kop

Yeni albümüyle aynı adı taşıyan Yürekten Olsun şarkısına çektiği klipte bir mankenle birlikte oynayabilmek için eşi Sevim Emre’den izin alan Orhan Gencebay

Yemek yediği restoranda tanışıp aşık olduğu garson Kim ile üçüncü evliliğini yapmaya hazırlanan ve akıllara Külkedisi masalını getiren Nicholas Cage 



Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com