26/04/2004 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Gezi
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Yazarlar
26.04.2004
Doğan HIZLAN
Edebiyat dünyasının en çok konuştuğu olay
  
dhizlan@hurriyet.com.tr
 

BEHÇET NECATİGİL ŞİİR ÖDÜLÜ jürisinin toplantısında aldım haberi. Enis Batur, Yapı Kredi Yayınları’ndan istifa etmiş. Hemen aradım, ‘Yahu’ dedi, ‘ayrılmadım, atıldım.’

Sevgili Enis, senin gibi işinden hep istifa yoluyla ayrılan bir şövalyeye dostların atılma eylemini yakıştıramamışlar.

Habere çok üzüldüm, bütün kitap severler gibi, onun başarılarını bilen, takdir eden herkes gibi.

Bu yazıyı ne Enis Batur sevdiğim iyi bir şair olduğu için ne de dostum olduğu için yazdım. Duygusallığı kendime sakladım, aklımı, mantığımı, gerçekleri yazıma koydum.

Yayıncılık dünyasındaki bu depremin sarsıntısını, nesnel bir anlayışla hissedenlerden biri olarak yazdım.

Enis Batur’un yöneticiliğinde, seçiciliğinde Yapı Kredi Yayınları’nın çıkardığı kitaplardan oluşan kütüphane, bence, Milli Eğitim Bakanlığı Klasikleri’nden sonra yapılmış en kapsamlı, en kaliteli yayıncılık olayıdır. İçeriğinden biçimine kadar görülen yenilikler, hiç kuşkum yok, başka yayınevlerinin çalışmalarını da etkilemiştir. O, yaptığı her işte, özen kavramına tapmıştır.

Türk edebiyatının en önemli yazarlarının toplu eserlerini basması da desteklediğim bir yayıncılık anlayışıdır.

Yayıncılık dünyasında toplu eserleri yayınlamak, sabır isteyen çok büyük bir iştir, bunu da ancak Enis Batur başarabilirdi. Başardı da.

Enis Batur’un, edebiyat, yayın dünyasındaki kıskançlıkları aşan bir kimliği olduğunu öğrenmemiz için demek ki işinden uzaklaştırılması gerekiyormuş.

Çok önemli yazarlar, onun dışarıda bırakılmasından duydukları üzüntüyü okurlarına ilettiler, herkes Türk ve dünya edebiyatının en güzel, en gerekli kitapları bize sunan bir yayıncıya reva görülen tavra isyan ederek, kültürel vefanın güzel örneklerini verdiler.

Onu anlatırken sadece yayıncılığından, yaratıcılığından söz etmek eksik bir yargıdır.

Düzenlediği sergiler çok önemlidir, sergi katalogları, albümleri benim kitaplığımda sakladığım değerde kitaplardır.

Sergiler öylesine önemliydi ki onu görmeden edemezdik, gezmezsek eksiklik duyardık.

* * *

2000’inci kitabın yayınlanması dolayısıyla düzenlenen geceye katılmıştım. Enis Batur kadar, belki ondan çok konuklar sevinçliydi.

2000 kitap arasında dünya edebiyatının, düşüncesinin yerli ve yabancı en seçkin eserlerini yayınlayan birini hepimiz kutlamıştık. Bunu hak etmişti.

Ya dergiler... Sanat Dünyası’nı Cogito’yu, Kitaplık’ı yönlendiren, yöneten Enis Batur’un zirvedeki başarılarının süreli yayınlara yansıyan belgeleridir.

Emeklerin sıfırlanmasından çok rahatsız olurum.

On beş yıla yakın büyük bir emekle, tutkuyla yayınevini kurumlaştıran bir kişiye yapılan bu muamele, bana kitaba, kültüre karşı insafsız bir karşılık gibi geliyor. Bundan sonra bu alana emek vereceklerin şevkini kırıyor.

Klasik bir yakınmadır: Bizde adam yetişmiyor. İsterseniz bunu değiştirelim. Yetişiyor ama kırıma ve kıyıma uğruyor.

Bazıları şöyle bir gerekçeyle işin boyutunu zayıflatma girişiminde bulunabilirler.

Canım, kurumlar kalıcı, mevkilerde oturanlar geçicidir.

İnanmadığım, katılmadığım, benimsemediğim bir gerekçe. Birçok kimseye bu imkánlar sunulsaydı, Enis Batur’un başarısını yakalayabilir miydi? Hayır.

Zirveye çıkabilir miydi? Hayır.

Ben, iyi bir bankacı, mücadeleci olduğu söylenen Ali İhsan Karacan’ın Enis Batur’la birlikte çalışarak yayınevinin, kültür hareketlerinin devamını sağlamasını beklerdim. Böyle bir uzlaşmadan, yayın dünyamız, kültürümüz, insanımız kárlı çıkardı.

Hepimiz 2000 kitaplık bir dev kurumun zaafa uğrayacağı kaygısını taşımazdık. Hepimiz Türkiye’de, iş yapan, işi bilen zirvedeki yaratıcı insanların iltifat, sevgi, saygı gördüğüne inanırdık.

* * *

ENİS BATUR’un bir şey kaybettiği düşüncesinde değilim, Türk yayıncılığı, Türk kültürü, Türk dergiciliği çok şey kaybetti.

Dilerim bu yanlış karardan dönülsün.


Doğan HIZLAN
Tüm yazıları
    Ayşe ARMAN
  Benim Ercan Arıklım
 
    Cüneyt ÜLSEVER
  24 Nisan sonuçları (1): Denktaş Rumların başı olsun!
 
    Ercan KUMCU
  Çalkantılar fırtınaya dönüşmeden
 
    Erdal SAĞLAM
  Kıbrıs referandumu piyasaları etkilemez ama
 
    Erkan ÇELEBİ
  Dizelde rekabeti yakıt ateşledi
 
    Fatih ALTAYLI
  Futbol bir spor mudur?
 
    Ferai TINÇ
  Kıbrıs Türkü ödülünü bekliyor
 
    Tufan TÜRENÇ
  Pembe hayallere kapılmanın sakıncaları
 
    Özdemir İNCE
  Utanılacak bir tarihimiz yok!
 
    Bülent DÜZGİT
  Bülent Çiziyor
 
    Korkut GÖZE
  Kazanamazdı
 
    Vedat OKYAR
  Hasar büyük
 
      
Mehmet Ali BİRAND
  Rumlar, yıllardır dünyayı aldatmışlar
 
    Vahap MUNYAR
  Hanım bugün sana pırlanta alayım mı
 
    Yener SÜSOY
  Hedefim 1 milyon yatak
 
    Devrim SAĞIROĞLU
  Bir zamanlar Kartal'dı!
 
    Ercan SAATÇİ
  Herşeye rağmen
 
    Can BARTU
  Tebrikler Daum
 
    Şükrü KÜÇÜKŞAHİN
  Mumcu’nun hayali: Bush’a bilet aldıracak bir Türk oyunu
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com