23/04/2004 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Gezi
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Cuma Son Güncelleme 12:03
23.04.2004
Kabakulak

Kanat ATKAYA

MAROON 5
Songs About Jane
(DMC/Octone)

Maroon 5, ilk dinlemeye başladığınızda yekten ‘Aaaa, bu Jamiroquai’daki Jason Kay di mi?’ diyorsunuz. Yani en azından ben dedim, dinlettiğim bazı arkadaşlarım dedi vesaire... Maroon 5, şöhreti geç de olsa yakalamaya azmetmiş bir topluluk. Geçen sene çıkardıkları ‘Songs About Jane’ adlı bu albüm, geçen yaz sonundan beri çeşitli aralıklarla dinlediğim bir çalışma. ‘Albüm daha yeni çıkmış, sen nasıl yaz sonundan beri dinliyorsun; elemanlar ahbabın mı oluyor?’ diyeceksiniz. Onu sonra söylerim... ‘Songs About Jane’ büyük önem atfedilecek, müzik dünyasında akım yaratacak bir başyapıt filan değil fakat harika bir albüm. Bu albümü koyup da pişman olduğumu hiç hatırlamıyorum mesela. Sadece bu sebepten, müzik setine yakın duran 20-30 albüm arasındaki yerini aylardır koruyor Solistin sesinin Jason Kay’i andırıyor olması filan da bozmaz beni. Britney Spears’a benzese, bir problem olurdu tabii ki; ama nedir yani, sevdiğimiz bir başka sesi andırıyor. ‘Songs About Jane’, rock-soul karışımından hoşlanan benim gibi fakirler için ilaç gibi bir albüm. ‘Harder to Breathe’, ‘This Love’ gibi harika şarkılar var. Geri kalan 10 şarkıdan bazılarına sıradan denebilir ama kötü denmez. Ben seviyorum vallahi, gerisini siz düşünün. Haa, albümü nasıl önce edindiğimi söyleyecektim. Yurtdışında, bir müzik mağazasında kulaklıktan tesadüfen dinleyip sevip almıştım. Patlayacak albümü 6-7 ay önce seçebildiğime göre, kulak o kadar da kaba değil galiba di mi?.

ULUS 29
by Salih Saka
(Sony)

Her manada şık bir İstanbul kulübü olarak nam salmış olan Ulus 29’un DJ’i Salih Saka’nın hazırladığı albüm beğenilmiş olmalı ki; ikincisini de hazırlamış. Kulübün şık ve elit ve havalı ve düzgün havasını yansıtacak şarkılar seçilmiş tabiatıyla. Yer yer yumuşacık bir kadife, yer yer ‘Ne kadar güzel, ne kadar nezih bir ortam değil mi?..’ havası hissediliyor. Salih Saka, görev yaptığı kulübün havasına seçtiği şarkılarla olumlu yönde katkıda bulunabilen, mekanı daha da zenginleştirebilen bir DJ muhakkak. Bill Withers, Marc Aryan, Patricia Kaas, Angela Dimitriou, Alabina gibi isimlerden seçilmiş 12 şarkıdan oluşan albümü, Ulus 29’un müşterilerine veya ‘Ulus 29 müşterisi olmak nasıl bir histir acep?’ diye merak edenlere öneririm. Kulübün kimlik cd’si olarak tabii ki başarılı olacaktır ve yerinde bir girişimdir. Fakat benim gibi bünyesinde bu tür şarkılara karşı kaşıntı hissi oluşanlara çok hitap etmeyecektir. Maksadına uygun, eli yüzü düzgün bir albüm netice itibarıyla... Beni bozması, halkı bozacağı manasına gelmiyor di mi ama?..
 



Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com