|
EKONOMİDE kaynak dağılımı mutlak fiyatlara göre değil, göreli fiyatlara göre olur.
Bir malın kıtlığının ya da bolluğunun piyasaya yansıması, o malın diğer mallara göre fiyatının artması ya da düşmesi şeklinde olur. Yani, ekmeğin kıtlaştığı bir ekonomide ekmek diğer mallara göre daha pahalılaşır.
Enflasyon, göreli fiyatların uyumunu bir ölçüde kolaylaştıran bir ortam yaratır. Ekonomilerin yapısal değişikliklerden geçtiği bir dönemde yüksek enflasyon, göreli fiyatların piyasa dinamiklerini yansıtması sürecini hızlandırır ve kolaylaştırır.
ESNEKLİK
1980'li yılların başında Türkiye'deki, 1990'lı yıllarda eski komünist ülkelerdeki yapısal değişim, çift haneli enflasyon sayesinde göreli olarak daha kolay oldu. Örneğin, ev kiralarının serbest bırakılmasıyla ekonomideki diğer mallara göre artan kiralar, enflasyonist bir ortamda diğer malların fiyatlarının da artabileceği bir ortamda gerçekleşti.
Enflasyonun düşük olduğu bir ortamda, aynı süreç diğer malların fiyatlarının düşmesini gerektirecekti. Fiyatların mutlak anlamda aşağı doğru esnek olmaması nedeniyle, bu süreç çok daha acılı olmak durumundaydı.
Göreli fiyatların radikal bir biçimde değişmesi, kendi başına ortalama enflasyonu olumsuz etkileyen bir unsur olabilir. Ama, zaten enflasyonist bir ortamda tüm fiyatlar artmaktadır. Bazı malların fiyatları diğerlerine göre daha hızlı artarak göreli fiyatlar malların göreli kıtlığını ya da bolluğunu işaret eder hale gelmektedir.
Uzun süre yüksek enflasyona alışmış Türkiye'de, tek haneli enflasyon ortamında yaşamanın önemli güçlüklerinden biri göreli fiyatların değişmesinde yaşanacak zorluklar ve/veya göreli fiyatların değişmesine gösterilecek dirençlerdir.
Düşük enflasyon ortamında, doğal olarak, fiyatların değişmesindeki esneklikler azalacaktır. Bu değişime gösterilecek dirençler, bazı sektörlerin zor duruma düşmesine neden olabilecektir. Daha da önemlisi, maliyetler aynı kalırken ya da hafif yükselirken fiyatlarını mutlak olarak aşağı çekmek durumunda kalabilecek sektörler daha yüksek özkaynak ihtiyacı içine gireceklerdir.
Üretimde verimliliğin artması, en fazla bu konuda üreticilere yardım edecektir. Özellikle dış rekabete açık sektörlerde, verimliliği artırmadan ürünün fiyatlamasında esnek davranabilmek mümkün olmayacaktır.
ŞİKÁYETLER
Bugün ihracatçıların kurların düşüklüğü nedeniyle gündeme getirdikleri şikáyetler, kurlardan bağımsız bir biçimde, tüm sektörlerde yaşanmaktadır, yaşanmaya da devam edecektir. Aslında, ihracatçıların kurlara odaklanan şikáyetlerinin nedeni, yurtiçi ve yurtdışındaki göreli fiyatların değişmesinden başka bir şey değildir.
Göreli fiyatların düşük enflasyon ortamında malların göreli kıtlıklarını yansıtabilecek doğrultuda değişmesi zaman aldığı gibi, üreticilerin bu duruma alışabilmesi de zaman alan bir süreçtir. Düşük enflasyonda şimdi gözlenen sorunları aşmak bu nedenle zaman alacaktır.
Zamanı kısaltmanın yolu, işletmelerde özkaynakları artırmak ve verimliliği öne çıkarıp enflasyonun gizlediği üretimdeki olası israfı durdurmaktır. Artık oyunun kuralları da değişmiştir, oyuncular da değişebilmektedir. Devletin sorunları aşmak için yapabileceği fazla bir şey yoktur. Sorunları aşmak için yeniden enflasyon yaratmak da çözüm değildir. |