|
YEREL seçimlerde ortaya çıkan görünüm ilginç. Şöyle sıralamak mümkün:
1- Anketçilerin tümü çuvalladı. Hepsinin tahminleri yanlış çıktı. Türkiye'de seçim anketleri olayına güvenimizi bir kez daha yitirdik.
2- En başarılı parti kuşkusuz AKP. Ülkemizde bir siyasi gelenek oluştu! Genel seçimi kazanan parti, ilk yerel seçimde oylarını artırıyor. ANAP döneminde olduğu gibi, iniş süreci bir süre sonra başlıyor.
3- CHP oyları genel seçime oranla yaklaşık 1.5 puan düştü. Gaziantep, İzmit, Hatay, Antalya gibi kaleler AKP'ye kaptırıldı.
4- Oy oranı açısından DYP ve MHP'de yukarıya doğru çok az bir kıpırdanma var.
5- Aynı açıdan DSP, Genç Parti ve ANAP'ın bitmiş olduğu bir kez daha ortaya çıktı. DSP, iyi adaylar sayesinde Eskişehir, Bartın ve Ordu'yu aldı ama Türkiye genelinde yok. Ecevit ailesinin çekilme zamanı çoktan geldi.
6- Seçime SHP ismiyle giren DEHAP Güneydoğu'da bazı illeri AKP'ye kaptırdı, oy oranı düştü. Güneydoğu'da birkaç il ve ilçe dışında oy alamadı. Bu oylara Karayalçın'ın Ankara'da kişiliği sayesinde aldıklarını da eklemek gerek. Bu durumda SHP adı altındaki DEHAP, Güneydoğu'da bile ağırlığını yitiriyor. Bunlar yakın gelecekte SHP'den kopup kendi partilerine geçecekler. Yapay evlilik böylece bitecek. Nitekim dün DEHAP adına bildiri yayınlamaya başladılar.
7- Saadet Partisi oylarını yüzde 100 arttırdı! Mardin'i aldı, yüzde 2'den yüzde 4'e çıktı! Oy oranı açısından en başarılı parti! Bu konuda AKP'yi geçti.
8- Seçime katılım oranı 3 Kasım seçimlerinin epeyce altında oldu.
9- AKP'ye seçimi önemli ölçüde medya kazandırdı. Medyada eleştiri, muhalefet vesaire asla yoktu, bundan sonra da olmasını fazla beklemeyin.
***
DSP, ANAP gibi partiler ortalıkta zaten yok. Onlara GP de katıldı. MHP ve DYP durumu kurtardı. En azından oy oranları çok az da olsa artış gösterdi.
Şimdi oklar CHP yönetimine ve doğrudan Deniz Baykal'a yönelecek.
CHP'de oy oranı açısından küçük bile olsa azalma var.
Türkiye'nin böyle bir ortamında anamuhalefet partisinde demek ki bir şeyler eksik.
Yaptıkları muhalefet ya tutarlı değil, ya da kitlelere anlatamadılar. Bu noktada medyanın rolünü unutmayalım!
Ayrıca yerel seçim öncesinde önemli yanlışları oldu. Örneğin Ankara'da CHP-Karayalçın işbirliği gerçekleşseydi, gerçekten çok şey değişecekti. İki taraf da burnundan kıl aldırmadı. Baykal işi ciddiye almadı. Bu konudaki bütün çabalar sonuçsuz kaldı. Sonuçta DEHAP'la işbirliği yapan Karayalçın, sadece kendisine verilen oylarla, Ankara ile kimyası uyuşmayan CHP adayı Yılmaz Ateş'i geçmeyi başardı.
***
İktidarı ve yerel yönetimleriyle Türkiye'de bir ‘‘tek parti’’ dönemi yaşayacağız. Karşısında ciddi ve güçlü bir muhalefet olmayan tek parti dönemi!
Gerçi Başbakan seçim gecesi ‘‘muhalefet belediyelerinin de başımızın gözümüzün üstünde yeri var’’ diyordu ama bunun doğru çıkmayacağını yakında hep birlikte göreceğiz. AKP'li belediyeler doğal olarak kollanacak, paraları düzenli gidecek, sorunları öncelikle çözülecek, ötekiler yıpratılacak. Dahası ve önemli bir endişem:
AKP'li belediyelerin, örneğin Ankara'daki uçuk ‘‘Zihni Sinir porocelerine’’, yurt genelinde yolsuzluk ve hortumlarına, savurganlıklarına göz yumulacak.
Kim kimi denetleyecek? İçişleri Bakanı'na bağlı Mülkiye müfettişleri hangi güçleriyle, hangi mangal gibi yürekleriyle, hangi AKP'li belediyenin yolsuzluğunun, hortumunun, savurganlığının, kişisel çıkarlar için dağıtılan avantalarının, yandaşlara peşkeş çekilen ihalelerinin üzerine gidecek?
***
Bir şeyi unutmayalım. Yerel seçimlere iktidar partisi olarak girmek önemlidir. ‘‘Vatandaş, ver partimize oyunu, yol, su, çöp sorunun bitsin. Herkese beleş patates soğan, kömür, din iman...’’
Özellikle küçük ve muhafazakár yerleşim birimleri bu numarayı yutar, oltaya takılır.
Yöntem basittir! Adayınızı Orta Anadolu'da ve tutucu yerlerde eşi türbanlı, Batı ve Güney'de ise başı açık, kızları manken gibi olanlardan, hatta akşamları rakı-şarap çekenler arasından seçersiniz, adamına göre muamele yapıp yutturursunuz!
Sevgili okuyucularım, yılgınlık yok. Çizgimiz değişmeyecek. Hep birlikte sağlam duracağız. Unutmayın, 100 metre değil maraton koşuyoruz. |