|
Kastamonu’da, turizmin topu topu beş altı yıllık bir geçmişi var. Kent merkezindeki 534 tescilli konağın birçoğunun ön cepheleri, birbirinden farklı mimarilere sahip.
Kentin, çoğu Osmanlı dönemi tarihi yapıları, valilik tarafından satın alınarak restore edilmiş, işlev kazandırılmış. Birçokları, içlerine sivil toplum örgütleri, vakıflar ve müzelerin yerleşmesiyle hayat bulmuş. Konakların restorasyonları Mimar Vedat Tek Anı, Sanat ve Restorasyon Merkezi tarafından yürütülüyor.
Yakın zamana kadar, kentte konaklayacak özellikli bir yer yoktu. Safranbolu’dan başlayıp içine Kastamonu, Amasya, Giresun, Trabzon, Çamlıhemşin, Artvin ve Erzurum’u alacak, bir hafta ya da on günlük bir turda, artık Kastamonu’yu da konaklama seçenekleri arasına alabilirsiniz.
Bölgenin bilinen en eski halkı, Gas Kavmi. Kastamonu adının, Gas sözcüğüyle, kendi dillerinde şehir, ülke anlamına gelen ‘tumanna’ ile birleşmesinden ortaya çıkan ve ‘Gaslar’ın Yurdu’ anlamına gelen, ‘Gastumanna’dan geldiği, varsayımlardan biri. Gaslar, MÖ 18. yüzyılda burada yaşadılar. Daha sonra, Kastamonu ve çevresi, Hitit, Frig, Kimmer, Lidya, Pers, Pontus ve Roma uygarlıkları arasında el değiştiriyor. Romalılar döneminde, bölge Paflagonya olarak anılıyor ve General Pompeius, bugün Taşköprü’nün olduğu bölgede yeniden bir şehir kurarak burasını eyalet merkezi yapıyor.
Bizanslılar, Danışmentliler, Anadolu Selçukluları ve Çobanoğulları’ndan sonra, kent Candaroğulları Beyliği döneminde bir bilim ve kültür merkezi haline geliyor. 1460’ta Osmanlı topraklarına geçiyor. Kurtuluş Savaşı sırasında, İnebolu, cephanelerin cepheye aktarıldığı önemli bir merkez. Savaş boyunca yapılan mitingler içinde, 10 Aralık 1919’da, yalnız kadınların düzenlediği gösteri, Türkiye’nin ilk kadın mitingi... Hiç düşman işgali görmemesine rağmen, Kastamonu, Kurtuluş Savaşı’nda, Anadolu’da en fazla şehit veren ikinci il olarak tanınıyor.
ŞEHİR TURU
Cumhuriyet Meydanı, Kastamonu’nun tarihi binalarıyla boy gösterdiği yer. Görkemli Hükümet Konağı, hemen dikkat çekiyor. Projesi, kentin ilk valilerinden Sırrı Paşa’nın oğlu, Ankara’daki I. Meclis Binası’nın da mimarı Vedat Tek tarafından çizilmiş. Hükümet Konağı bünyesindeki Kent Tarihi Müzesi, yepyeni ve Türkiye’de öncü bir müze. Hükümet Konağı’nın bodrum katında bir mezar bulunuyor. Bu, Cebrail Mahallesi’ne ve burada yaptırdığı camiye adını veren Cebrail Efendi’nin mezarı. Hükümet binası inşa edilirken kaldırılmamış. Hemen Hükümet Konağı’nın yanında, Eski Memleket Kütüphanesi ve bugünkü Resim ve Fotoğraf Galerisi var. Atatürk’ün 1925’te yaptığı Kastamonu gezisi sırasında, 500 lira para bağışıyla, ilk Memleket Kütüphanesi açılmış. Yine bu meydanda, Türkiye’de İstanbul, Galatasaray Lisesi’nden sonra ikinci, Anadolu’da ise açılan ilk İdadi (Lise) olan ve Vali Abdurrahman Paşa tarafından 1884 yılında yaptırılan Eski Kastamonu İdadisi binası var. Türkiye’nin en büyük İstiklal Savaşı ve Atatürk anıtlarından biri olan Atatürk ve Şehit Şerife Bacı Anıtı da Cumhuriyet Meydanı’nın haşmetine katkıda bulunuyor. Heykeltıraş, Prof. Dr. Tankut Öktem’in anıtı, kentin önemli sembollerinden. Şerife Bacı, 1921’in soğuk bir şubat günü, cephane ve altı aylık bebeğiyle yola çıkıyor. Üstlerini örtmek için, ince tek bir yorganı var. Kastamonu Kışlası’nın önüne geldiğinde, donarak şehit oluyor. Anıtta, önden yürüyerek kağnısını çeken Şerife Bacı’nın kişiliğinde, kent kadınlarının savaştaki fedakarlıkları sembolleşiyor.
TARİH İÇİNDE YEMEK KEYFİ
Saat Kulesi, kentin bir başka belirgin sembolü. Rivayete göre, İstanbul, Sarayburnu’nda imiş ve düzensiz çalışırmış. Kastamonu’dan istek gelince, sökülüp gönderilmiş. Saat şimdi kent merkezinin birçok yerinden duyuluyor. Kastamonu Kalesi, kentin görkemli yapılarından. Özellikle kentin ismini, burasıyla ilgili olarak anlatılan bir efsanenin ardından almış olması, kaleyi daha gizemli hale getiriyor. Arkeolojik SİT alanı olan kale, ilk olarak, 12. yüzyılda Bizans döneminde, Komnenos Sülalesi tarafından yapılmış. 112 metre yükseklikteki bir tepe üzerindeki kalenin, zamanında kenti çeviren dış surları, Karaçomak Deresi kenarına kadar uzanır, kuzey ve güney yönlerindeki vadiler boyunca da dolanırmış. Bugün hiçbir şey kalmamış. İç Kale Bizans döneminden kalma. Bugün görülen kule ve burçlar ise Candaroğulları ve Osmanlı dönemlerinden.
Kalenin eteğindeki Ata Bey Gazi Camii, Kastamonu’nun en eski ve en büyük camisi. Kitabesine göre, yapılış tarihi 1273. Duvarlarında devşirme taşlar kullanılan, ahşap tavanlı camide, giriş kapısından mihraba doğru sıralanan 40 ahşap direk var. Bu nedenle buraya halk arasında, ‘Kırk Direkli Cami’ de deniliyor. Endüstri Meslek Lisesi yanında, kentin en eski kaya mezarı, Ev Kaya Mezarı var. Yerden sekiz metre yükseklikte oyulan mezar, üç girişli ve üç mezar odalı. Mezar alınlığında, birer kanatlı aslan kabartması görülüyor. Mezarın sağ tarafı M.Ö. 7. yy.’da Paflagonyalılar, sol kısmı ise M.S. 1. yy.’da Romalılar döneminde yapılmış. Cevizli Park’ın üzerinde yükselen kayalıktaki iki kaya mezarıysa, Şehinşah Kaya Mezarı olarak biliniyor.
Mezarların bulunduğu kayalığın üzerinde, kentin en turistik noktalarından İsmail Bey Külliyesi var. Şehinşah Kayası’nın üzerine, temel kazısı yapılmadan, sert kayalık alana inşa edildiğinden, İsmail Bey Camii, halk arasında ‘Temelsiz Cami’ olarak da biliniyor. Bahçesindeki şadırvanın etrafı, zaman zaman gençlerin buluşma yeri. Külliyenin batı tarafındaki yapı, kesme taş işçiliğiyle dikkat çeken, İsmail Bey Türbesi. Türbenin girişindeki tonoz içinde, halk arasında İsmail Bey’in suretinin görüldüğü söyleniyor. İsmail Bey Külliyesi’nde, cami ve türbenin yanısıra, medrese, imaret, vakfiye, hamam ve Deve Han bulunuyor. Deve Han, bahçesi ve yöresel yemekleriyle, kentte soluklanmak için en güzel yerlerden biri.
HANLAR OTEL OLUYOR
İsmail Bey Külliyesi’nin sessizliğiyle tezat içindeki Nasrullah Külliyesi’nin bulunduğu Nasrullah Meydanı, Kastamonu’nun kalbi ve en canlı noktası. Külliyede, cami, şadırvan, köprü ve medrese var. II. Beyazıt döneminde, 1506’da, Nasrullah Kadı tarafından yaptırılan külliyenin camisi de aynı döneme ait. Külliye medreseleri içinde, restorasyonun ardında, en çok hayat bulan Münire Medresesi (Bayraklı Medrese). Kentin en canlı meydanındaki bu renkli El Sanatları Çarşısı, 1746 yılında, Reis-ül Küttab Hacı Mustafa Efendi tarafından yaptırılmış. Bina, uzun yıllar, Vakıflar Öğrenci Yurdu olarak kullanılmış. 23 revaklı odada, bugün doğal ürünler, kumaşlar, halılar satılıyor, kente özgü el sanatı ustaları üretim yapıyorlar. Kentte ticari yaşantısını sürdüren ender yapılardan olan, Nasrullah Meydanı’nın batısındaki Aşir Efendi Hanı, 1748 yılından kalma.
İpek Yolu üzerinde bulunduğundan, ticaret amacıyla yollara düşenlerin konaklamaları için Kastamonu’da birçok han inşa edilmişti. Bugün bazılarını turizm amaçlı konaklama tesisi ya da çarşı haline getirmek için çalışmalar sürüyor. Bunlardan biri, şu sırada boş olan Kurşunlu Hanı. Bir diğeri de, İç Terziler Sokağı’nda, eski adıyla Tellál Pazarı olarak bilinen yerde, bir süredir kapalı olan Cem Sultan Hanı. Hanlar değerli eşyaların da alınıp satıldığı yerler olduğundan, buraları askerler korur, güvenlik nedeniyle de pek pencere konmazmış. Penceresi olmadığından, Cem Sultan Hanı’na Karanlık Bedesten de deniyor.
Meydanda, 1960’lara kadar toprak altında kalan, Çobanoğulları döneminden Frenkşah Hamamı var. Frenkşah Sultan Sofrası açılıp yöresel tatlar sunmaya başlamadan önce, insanlar, meydanda yürürken toprak altındaki bu hamamın üzerine basıp geçiyordu.
Nasrullah Meydanı yakınında, bugün sadece kapısı kalan, önemli bir yapı Darüşşifa. Bu Selçuklu dönemine ait, uygulamalı tıp eğitimi hastanesi, 1827 yılında bütünüyle yanmış. 13. yüzyıla tarihlendirilen hastanenin bir metreden kalın kapısı, taş işçiliği açısından görülebilir.
Kastamonu’da en çok ziyaret edilen türbeler arasında Şeyh Şa’ban-ı Veli (Hz. Pir) Türbesi var. Türbenin içinde 16 sanduka bulunuyor. Bunlardan ortada, en gösterişli ve dövme pirinç parmaklıklı kafes ile çevrili olanı, 16. yüzyılda yaşamış olan Şeyh Şa’ban-ı Veli’ye ait. Ayrı bir binada, Şeyh Şa’ban-ı Veli Sergi Salonu var. (Gümüşlüce Cad. 0366 214 10 87)
Kastamonu el dokumaları ve ahşap oyma işçiliğiyle meşhur. Munire Medresesi El Sanatları Çarşısı’ndaki odalar, Kastamonu’ya özgü el sanatlarını yaşatma mücadelesinde olanlara, kira almadan veriliyor. Yazın burası kentin en renkli yerlerinden biri, masalar dışarı çıkarılıp üretime devam ediliyor. Kastamonu’nun en usta oymacısı, fındık ağacından Daday sepetleri, en usta bakırcı, ağacı yakarak yaratılan tabloların satıldığı Dost Sanatevi burada.
Paflagonya Organik
Bu küçük dükkanda, bir ömre sığamayacak kadar şifa var... Sahibi Mustafa Afacan, gününü antikçağın yemek tariflerini anlatan kitaplar okuyarak, köy köy dolaşıp keten tohumu toplayarak geçirir. Bu arada bir müşteri, tavsiye ettiği keten tohumu kolesterolünü düşürdüğü için mutluluktan uçuyordur. Mustafa Bey’in her sattığı birden çok şeye yarar; kızılcık tarhanası, üryani eriği, kepekli pirinç, kepekli su değirmeni unu, keten tohumu, siyez bulguru... Şifa dolu, harika, hediye sepetleri var... İsteyene kargoyla gönderiyor. Münire Medresesi, El Sanatları Çarşısı No: 19, 0366 212 51 58
Yeşil Mekik
Daday el dokumaları, masa örtüleri, yatak örtüleri, mutfak takımları, taş baskı sofra bezleri... Eflani Cad. No: 15, Daday, Kastamonu, 0366 214 29 20
Dibek Dövme Kahve ve Salep
Zeki Bey’in dükkanı mis gibi kahve kokuyor. Ama bu bildiğiniz kahvelerden değil. Bir kahvehaneye girip deneyin, iyi pişirilmiş dibek kahvesinin tadına doyum olmuyor. Mahkemealtı, Ovalı Pazarı No: 8, Kastamonu, 0366 214 29 42
Kastamonu El Dokuma Sanatları
50 yıl öncesinin dokuma kültürünün canlandırılması için, köy ve atölyelere yerleştirilen tezgahlarda, çoktandır unutulmuş yöresel motifler köylerdeki sandıklardan bulunup çıkarılıyor ve yeniden yaratılıyor. Pamuk, yün, keten her şey yüzde yüz el dokuması. Azdavay Kuşağı, Sini Bezi, İnebolu Cenberi, Kastamonu Bağlamaları, Selalmaz Cenberi gibi çeşitlerin yanısıra perdeler, gömlekler ve Beymen gibi ünlü markaların da dokuttuğu çarşaf, nevresim ve yastık takımları benzerleri de burada satılıyor. Kastamonu Valiliği Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı, El Dokumaları Atölyesi, Sanat Okulu Cad. No: 28, Kastamonu, 0366 214 99 36
Akkase Hat ve Ebru
Rafet Bey’in hat ve ebrularını inceleyebilir, ebru yapışına tanık olabilirsiniz. El Sanatları Çarşısı, Münire Medresesi No: 8, Kastamonu, 0366 212 26 60
El Sanatları Araştırma
Enstitüsü Müdürlüğü Yöresel el dokumalarının yanı sıra buranın asıl özelliği, Kastamonu’nun meşhur ahşap oyma işçiliğinin muhteşem birer örneği olan mobilyaları... Paravanlar, sedirler, masalar, koltuklar, şifonyerler, kündekari sehpa, çeyiz sandıkları... İnönü Mah. Kışla Cad., Kastamonu, 0366 214 14 40, www.kastamonuelsanatlari.gov.tr, 09.30- 17.30, yazın daha geç saatlere kadar açık.
ILGAZ DAĞI
Sıra beklemeden kaymak mümkün
Batı Karadeniz’in sıradağları olan Ilgaz Dağları’nın zirvesi 2587 metre. Amasyalı coğrafyacı Strabon, dağın her tarafının Paflagonyalılar’a ait tapınaklarla dolu olduğundan bahseder. 1088 hektarlık bir alana yayılan meşelikler, kayın ağaçları, ladin ve göknarlarla kaplı Ilgaz Milli Parkı, Çankırı, Çorum, Kastamonu illeri arasında kalıyor. Zengin bitki örtüsü sayesinde, aşırı avlanmaya rağmen, nesillerini devam ettiren geyik, karaca, ayı, yaban domuzu, kurt, tilki, tavşan, keklik gibi yabani hayvanlara burada uygun yaşama ortamı var. Yılın altı ayı karla kaplı olan Ilgaz Dağı’nda, kışın kayak sporu yapılabildiği gibi, bahar ve yaz aylarında da doğa yürüyüşleri düzenleniyor. Bütün bir yıl süregelen spor faaliyetleri nedeniyle, bazı tesisler, 12 ay açık. Ilgaz Kayak Merkezi, Kastamonu’da yoğun olan çam ormanı örtüsünden fazlasıyla nasibini almış. Milli Park’ın tam kalbinde, çam ormanlarının içindeki kayak merkezindeki bütün oteller, Gençlik Spor ve İl Müdürlüğü’nün (0366 239 10 19), 900 metre uzunluğundaki telesiyeji ve 1.5 km. uzunluğundaki teleskisinden yararlanıyor. Kastamonu’ya yarım saat mesafedeki Ilgaz Kayak Merkezi’nin, diğer merkezler kadar popüler olmamasından kaynaklanan avantajları var. Burada tatil ya da bayram günlerinde sıra beklemeden kaymak mümkün. Kayak sporuna yeni başlayanların keyif alacakları koşullar var. Ayrıca, özellikle snowboar’da yeni başlayanlar için, pistler oldukça sakin. Uygun kayak malzemesi kiraları ve lift ücretleri, burada kayağı pahalı bir spor olmaktan çıkarıyor. Manzara etkileyici ve kar kalitesi iyi.
KASABA KÖYÜ
MAHMUTBEY CAMİİ
Kastamonu’ya gelmişken, Daday yönünde, 18 km. mesafedeki 634 yıllık ahşap Mahmut Bey Camii’ni görmek, bu yörenin olmazsa olmazıdır... Bu öyle bir camidir ki, sadece fotoğrafına bakarak, burnunuza ahşap kokusu gelebilir. Ahşabın verdiği sıcaklık, yaşanmışlık duygusu bir yana, 14. yüzyıldan kalma bu cami, yapılış tekniği, tavan süslemeleri ve tabii ki muhteşem kapısıyla, gerçekten de baş döndürücü. Minare, orijinal değil. Köyün muhtarı ya da imamı, caminin içini görmek isteyenlere yardımcı oluyor. Kasaba Köyü için, Kastamonu- Daday yolu üzerinden 14. km.’deki işaretli sapaktan sapılıyor. 4 km. sonra ahşap evlerle dolu, bu güzel köydesiniz.
KAÇIN
Kastamonu civarında gezilecek harika bir doğa olduğunu bilmemek
Kastamonu’da yeni açılan butik otellerden haberdar olmamak
Valla Kanyonu’na tek başına, izinsiz gitmeye kalkışmak
Kastamonu’da gece eğlencesi aramak
YAKALAYIN
Yöresel tadları Eflanili Konağı’nda denerken, Canan Hanım’dan tarifleri dinlemek
TURGED’in rehber ya da broşürleriyle, keyifli bir Kastamonu gezisi yapmak
Maceracılar için; dünyanın 4. büyük mağarası olarak bilinen Ilgarini Mağarası’nda yürümek
Pınarbaşı ve civarını keşfetmek
MÜZELER
Kastamonu Kent Tarihi Müzesi Türkiye’nin ilk kent tarihi müzesi, Kastamonu’nun vitrini. İki yıl önce, 1902 tarihli Hükümet Konağı’nda açılan bu yepyeni müze, kentin geriye dönük arşivinin oluşturulması amacıyla kuruldu. Müzenin idealist sorumluları, kapıdan bir kişi bile girse, buranın detaylı turunu yapmaya hazır. Burada, her türlü doküman, obje ve bilgininin dijital aktarımı yapılıyor, çoğaltılarak paylaşıma sunuluyor. Müzede, Kastamonu tarihinin sosyal boyutunun aktarılmasında önemli bazı eşyalar da sergileniyor. Türkiye’de üretilmiş ilk el yapımı, konsol piyanolardan biri de burada. Filmlerin gösterildiği sinevizyon odası, herkese açık. Ayrıca boş CD getirenlere, ilgilendikleri konuda kopya çıkarılıyor. (Kastamonu Valiliği, yedi gün, kışın mesai saatlerinde, yazın 20.00’ye kadar açık.
0366 212 72 82)
Liva Paşa Etnoğrafya Müzesi
Müze olarak hizmet veren konağın ilk katında, Kastamonu el sanatları ürünleri, ikinci katında ise konağın bütün eşyaları mankenlerle canlandırılarak sergileniyor. Müzenin kuşkusuz en önemli parçası; Kasaba Köyü’ndeki Mahmut Bey Camii’nin 1997’de çalınan, bir süre sonra bulunan, olağanüstü bir ağaç oyma işçiliğine sahip kapısı. (Hepkebirler Mah., Sakarya Cad. No: 5, Pazartesi günü hariç, her gün 08.00- 12.00 ve 13.00- 17.00 arası açık, 0366 214 01 49)
Ellezler Konağı El
Dokumaları Müzesi İyi bir restorasyon görmüş Ellezler Konağı’nın her katındaki odalar, eskiye sadık kalınarak, çok hoş bir şekilde döşenmiş; sofalar, yatak odaları, yer sofraları ya antika el dokumalarıyla süslenmiş ya da bugün Kastamonu Valiliği Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı, El Dokumaları Atölyesi Sanat Okulu’na bağlı köylerde ya da atölyelerde yapılan, yöreye özgü model ve desenlerle yeniden canlandırılmış. Önce El Dokumaları Atölyesi Sanat Okulu Cad. No: 28’e uğrayın, oraya çok yakın olan Ellezler Konağı’nı sizin için açacaklardır. Konakta satış yeri de var. 0366 214 99 36
Atlı turlar, kanyon yürüyüşleri, mağara keşifleri...
Atlı turlar 5.5 dönüm arazide, nisandan kasıma atlı turlar, Halaçoluğu Yaylası’nda piknikli yürüyüşler, inekler, kazlar, tavuklar arasında köy yaşantısı... Ormanla çevrili dokuz odalı, tam pansiyon konaklama için Çömlekçiler Atlı Turizm’den, sempatik Bülent Bıyıklı’yı arayın. Daday, Kastamonu’nun 30 km. batısında, 8 km. daha batıda, Çömlekçiler Köyü var. Rezervasyon şart. 0366 621 42 18
Valla Kanyonu’na (asıl adı Varla Kanyonu) turla gidebilir ya da Pınarbaşı’ndan bir saatlik stabilize bir yolla Sumenler Köyü’ne varıp burada rehberlerin rehberi, 12 yıllık gönüllü Kör Ali, namı diğer Pınarbaşı Tarzanı, Ali Subaşı’nı bulabilirsiniz. Kör Ali’nin yürüyüşlerinde, 1230 metreden, 12 kilometreye kadar uzanan vahşi doğayı seyredebilir, ayıları balık avlarken görebilirsiniz. 0366 771 32 22- 0543 422 05 28 (cep bu bölgede çekmiyor). 64 yaşındaki Pınarbaşı Tarzanı turlar düzenlerken, 24 yaşındaki hanımı da yöresel yemeklerle sizi misafir ediyor. Mağara ve kanyon tabelalarının altında, 30 km. boyunca Kör Ali yazar. Sumenler Köyü Dinlenme Tesisi, 22 yataklı konaklama yeri ücretsiz.
lgarini Mağarası; dünyanın dördüncü büyük mağarası olduğu söyleniyor. 160- 220 milyon yıllık bir süreç içinde oluşmuş. Mağaradaki sarkıt dikitler, bir milyon yıllık. Uzunluğu 858, derinliği 250 metre. Geç Roma ve erken Bizans döneminde, yerleşim ve dini amaçlı kullanılmış. Mağarada, lahitler, kilise şapeli, su sarnıcı var. Bu bölgede yaklaşık 70 mağara var. Hepsi Kör Ali’den sorulur.
Cide’den Abana’ya uzanan 135 kilometrelik sahildeki koylar ve plajlar...
Pınarbaşı Ilıca Şelalesi’nde serinleyebilir ve civarında piknik yapabilirsiniz. Kastamonu- Daday- Azdavay güzergahı üzerinden Pınarbaşı’na varmak 97 km. Safranbolu- Eflani’den Pınarbaşı ise 64 km.
AÇIKLAMA
Geçen haftaki Seyahat Eki’nde yayımlanan, Çorum Saat Kulesi, Belediye Binası, Kızılırmak ve İncesu Kanyonu fotoğrafları, Dr.S. Ateş Velidedeoğlu’na aittir. Kendisine teşekkür ederiz.
Yine geçen hafta fotoğrafı yayımlanan Hitit Fırtına Tanrısı Teşub’un heykeli, Amasya’nın Doğantepe kasabasındaki kazılarda bulunmuştur ve dünyadaki tek örneği Amasya Müzesi’ndedir. |