Cumhurbaşkanı Denktaş, gazetecilerin konuyla ilgili sorusu üzerine, ''Olursa bundan daha büyük bir rezillik, bundan daha büyük bir baskı, bundan daha büyük bir ayıp olamaz. Bu kabul edilmez bir baskıdır. Bu baskı altında çıkacak neticeyi kabul etmek şerefsizliktir'' diye konuştu. Denktaş, bir başka soru üzerine, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile temasının sürdüğünü kaydetti.
"İSVİÇRE'DEN ÜMİTLİ DEĞİLİM"
Denktaş, İsviçre'ye giden Kıbrıs Türk heyetinin, halktan gizlenmiş birçok şeyi bilerek gittiğini belirterek, ''Bunlarla uğraşacaklardır. Geriye ne getirirler ben bilemem. Ben gitmedim. Çünkü bir şey getiremeyeceklerini görüyorum. Referanduma her şeyin sunulacağını görüyorum. De Soto'nun ve Genel Sekreter'in ne kadar bize yakın tadilat yapabileceğine bakıyorum ve ümitli değilim'' dedi.
''Halkın yeniden göçe zorlanmamasını, nereye gideceğini, ne olduğunu bilmeden şaşkın şaşkın birbirini suçlamasını istemediğini'' ifade eden Denktaş, şöyle konuştu:
''Dünyanın hiçbir yerinde devletini yok etme yolunda heyecanla koşuşmuş insanlar görülmüş değildir. 'Açız, susuzuz' diyen yok. 'İşsiziz, idareden şikayetçiyiz' diyen çok. Dünyanın hiçbir yerinde devletten şikayet var diye devleti yok eden halk görülmüş değildir. Siz devlet yaratmış şerefli insanlarsınız, şehitler pahasına...''
''ZORLA KABUL EDECEKSİNİZ DİYORLAR''
Yabancıların ortaya çıkardığı bir planı zorla kabul etmelerinin istendiğini anlatan Denktaş, şöyle konuştu:
''Yabancılar dışarıda oturmuş Kıbrıs'ın gerçekl gözlerini yummuş, ortaya bir plan çıkarmış. İyi niyet görevine girmeyen bir hareketle, zorla, dünyanın baskısıyla 'kabul edeceksiniz, başka çareniz yoktur' diyor.
Referandumda çaremiz olup olmadığını, getirecekleri neticeye bakarak hep birlikte karar vereceğiz. Ben arkadaşlarıma, bu gibi toplantılarda çektikleri acıları, sancıları bilen bir kişi olarak dayanıklık ve başarılar diliyorum. Zannedersem Osman Örek de bulunduğu göklerden aynı şeyleri söylemektedir, 'Başarılar kardeşim, dik durunuz, haklarımızı koruyunuz' demektedir. Allah rahmet eylesin.''
''İÇİMİZE BİNLERCE SAATLİ BOMBA KOYUYORSUNUZ''
Denktaş, görüşmelerde isteklerinin bir tekinin bile kabul edilmediğini, Kıbrıs Türkünün, daldaki kuru üzüm gibi dokununca dağılacağı bir toprak düzenlemesinin getirilmek istendiğini anlattı.
Denktaş, son görüşmede, BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro de Soto'ya şunları söylediğini aktardı:
''Siz barışı getirmiyorsunuz. İçimize binlerce saatli bomba koyuyorsunuz. Halk birbirine düşecek mal-mülk meselesi nedeniyle. Bunun halledilmesi çok kolaydı. Hiç bakmadınız. Hakim oldunuz, hakem oldunuz, 'Rumun tapusu geçerlidir, Türkün tapusu geçersizdir' dediniz. Halka yalan yanlış bir de bilgi verdiniz. 'Oturduğunuz yer, ev, mal eğer size kalacaksa bunun parasını siz vereceksiniz' diyorsunuz. Ama bunu halktan gizliyorsunuz. Ve halk da zannediyor ki, başkaları tazminatını verecek ve kendisi de Rumun malında kalacak.''
Denktaş, gizlenmiş bir hayli konu olduğunu, Kıbrıs Türk heyetinin bunları bilerek gittiğini ve bunlarla uğraşacağını kaydetti.
İki kesimlilik, eşit egemenlik, Türkiye'nin etkin ve fiili garantisini istediklerini belirten Denktaş, Annan planının üç kez değiştiğini, ancak Rumların ''meşru Kıbrıs hükümeti'' olarak karşılarında oturduğunu söyledi.
''MÜZAKERELER EŞİTSİZLİK SAFHASINDA YAPILMAKTA''
Denktaş, adada 6 hafta süren görüşmelerde, Rumların kendilerine, ''Kıbrıs Cumhuriyeti vardır, anayasası vardır. Dolayısıyla Avrupa Birliği'ne de kabul edildik, siz bu çerçeve içerisinde bir şeyler alabilirsiniz'' dediğini anlatarak, ''Arkadaşlarımız ikinci safhaya bu şartlar altında gidiyorlar'' dedi.
Denktaş, şöyle konuştu:
''Kimse yanlış anlamasın, liderliğin elinde müzakere etmekten başka bir şey bırakılmış değildir. Ve o müzakereler de eşitsizlik sathında yapılmaktadır. Bütün oyun, anlaşsak da, anlaşmasak da anlaşamadığımız noktaları başkalarının doldurması kaydıyla, hatta anayasamızı da başkalarının yapması kaydıyla, ama bütün bunları 600, 700 belki 1000 sayfa olacak bu belgeleri Türkçe'ye tercüme etmeden, halka henüz nedir, ne oluyor söylemeden referanduma sunacağız, halka sunacağız.''
GÖRÜŞMELER ÖĞLEDEN SONRA BAŞLAYACAK
Kıbrıs dörtlü görüşmelerinin, Yunanistan Dışişleri Bakanı Petros Molivyatis'in Burgenstock'a gelmesinin ardından öğleden sonra başlayacağı bildirildi.
Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye göre, Dışişleri Bakanı veBaşbakan Yardımcısı Abdullah Gül, bugün Molivyatis ile ikili çerçevedebir araya gelecek. Dörtlü görüşmelerin de bu ikili görüşmenin ardındanbaşlaması öngörülüyor.
Bu arada Bakan Gül'ün, dün akşam BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro De Soto ile bir araya geldiği öğrenildi.
Türkiye ve KKTC heyetlerinin de yaklaşık 4-5 saat süren bir değerlendirme toplantısı yaptığı bildirildi.
Öte yandan, geçen hafta Atina'da başlayan Türkiye-Yunanistan güvenlik görüşmelerine bugün devam edileceği belirtildi.