|
İSRAİL Başbakanı Ariel Şaron iki eli kanlı bir lider... Kan dökerek sonuç alması ve cesareti, 1967 ve 1973 savaşlarında ona şöhret kazandırmıştı. Çünkü o zaman savaş meydanındaydı ve askerdi.
Ama bir devletin başbakanı sıfatını taşırken de gözünü kanlı eylemlerle sonuç almaya dikmesi, kendi ülkesine yüzlerce cana mal oldu.
Filistinliler bu yüzden herhalde İsrail'in zayiatının en az beş misli can kaybetmişlerdir.
Ama Ariel Şaron durmuyor.
Dün de HAMAS isimli aşırı dinci terör örgütünün vücutça sakat lideri Şeyh Ahmet Yasin'i camiden çıkarken öldürttü.
Verilen bilgilere göre Şeyh Yasin camiden, tekerlekli sandalyesiyle çıkartılırken saldıran İsrail savaş helikopterleri, hem Şeyh Yasin'i hem de oğlu ile korumalarını füzeyle vurmuşlar.
Ariel Şaron bu...
Şaron Savunma Bakanı iken (1981'de) Filistinli mültecilerin Sabra ve Şatila isimli kamplarında, Lübnanlı kiralık askerler onun korumasında katliam yaptılar. Öldürülen kadın, çocuk ve yaşlıların sayısıyla ilgili çeşitli rakamlar verildi ama hiçbiri 600'den az değildi.
Şimdi içinde bulunduğu kanlı şiddet dönemini de Şaron, Filistinlilerle uzlaşmak için ciddi gayret sarf eden eski Başbakan Eruh Barak'ın çabalarını sabote ederek başlattı. Önce Filistinlileri kışkırtmak için Kudüs'teki Mescid-i Aksa'ya baskın yaptı. Nitekim buna Filistinliler şiddet kullanarak tepki gösterince, istediği fırsatı yakalamış oldu.
Filistinlilere kızan İsrail halkı Ariel Şaron'u ilk seçimde başbakan yapınca bir yandan Filistin'le barış istiyormuş gibi sözler söylerken öte yandan onları kışkırtacak her şeyi yaptı. Örneğin daha önce verilen sözlere aykırı olarak İsrailliler için yeni yerleşme yerleri kurmaya devam etti.
Filistinlilerin HAMAS gibi, aşırı dinci terör örgütleri Tel Aviv'de, Kudüs'te, Hayfa'da ve daha başka yerleşim yerlerinde intihar eylemcileri kullanarak pek çok otobüsü içindekilerle birlikte havaya uçurdular. Birçok dükkánı, kafeyi, işyerini kana buladılar.
Ariel Şaron sözde ‘‘terörün kökünü kazımak’’ için Sabra ve Şatila'da yaşananlardan bin beterini Nisan 2002'de Jenin isimli yerleşim yerinde yaptı. Uluslararası Af Örgütü'nün raporlarına göre burada İsrail askerleri pek çok ‘‘savaş’’ ve ‘‘insanlık suçu’’ işlediler. Önlerine geleni öldürdüler, tank ateşiyle yıkmadık yer bırakmadılar. Ama tahmin edileceği gibi ne uluslararası hukuk devreye girdi ne hesap soran oldu.
Ariel Şaron ile Filistinliler arasındaki ilkel kan davası nitelikli kirli, vahşi ve iğrenç savaş işte dün, elleri en az Ariel Şaron'unkiler kadar kirli ve kanlı bir adamın, Şeyh Yasin'in canına patladı.
Şansımız varsa görürüz ama Şaron bu defa galiba sadece Şeyh Yasin'in değil, kendisinin de ipini çekmiş oldu.
|