|
AB Komisyonu'nun genişlemeden sorumlu üyesi Günter Verheugen, Türkiye'nin birliğe katılımı için büyük bir AB reformunun gerekli olduğunu söyledi.
Verheugen, Avusturya'da yayımlanan "Die Presse" gazetesine verdiği demeçte, Türkiye'nin katılıma ne kadar hazır olduğu sorusuna henüz cevap verecek durumda olmadığını belirtti.
Günter Verheugen, Türkiye'nin AB'ye üye olacak olgunluğa erişip erişmediğine ilişkin soruya, "Sınav sonbaharda sona erecek. Bugünkü duruma ve Komisyon'un şimdiye kadar verdiği raporlara dayanarak, reformlar konusunda dikkat çekici bir dinamizmin gözlemlendiği söylenebilir" yanıtını verdi.
Son iki yıldaki değişimin, modern Türkiye'nin 80 yıllık geçmişindekinden çok daha fazla olduğunun belirten Verheugen, "Bu ülkenin hukukun üstünlüğüne dayalı, demokratik, liberal reformlar yolunu seçmesi, AB politikasının başarısıdır. Ancak daha bazı eksikler var" dedi.
Bu eksikliklerin, din özgürlüğü, orduyla sivil güçler arasındaki ilişki ve reformların uygulamaya konulması olduğunu ifade eden Verheugen, "Bugün önümüzde çok karışık bir tablo var. Her şey yıl sonunda reformların hayata geçirilmesine ilişkin yeterli ve güvenilir bir tablonun sergilenmesine bağlı" diye konuştu.
Verheugen, Türkiye'ye siyasi kriterler konusunda bazı istisnalar tanınması olasılığına ilişkin olarak ise, "Hayır, siyasi kriterlerde böyle istisnalar yapılamaz. Bu konuda yumuşak davranamayız. Ancak insan haklarına tamamen saygı duyan, demokratik bir hukuk devletiyle görüşmelere başlayabiliriz. Bunun başka bir yolu yok" yorumunu yaptı.
Günter Verheugen, kültürel ve dini bir boyutta tartışmalara neden olan Türkiye'nin AB'ye alınmasına taraftar olup olmadığı yönündeki soruyu, "Bu sorunuza cevap vermeyeceğim. Komisyon'daki arkadaşların hepsinden bu konuda şahsi beyanlarda bulunmamalarını rica ettim. Bunun nedeni şu: Devlet ve hükümet başkanlarının kararına temel teşkil edecek olan Komisyon Raporu'nun tarafsızlığından şüphe edilmemeli. AB tarihindeki en geniş çaplı ve en zor kararlardan birine temel teşkil edecek, kuşkuya yer bırakmayan bir rapor vermek zorundayız" sözleriyle yanıtladı.
"BODRUMDA ALTIN YUMURTLAYAN TAVUĞUMUZ YOK"
Türkiye'nin birliğe şimdi katılacak olan 10 ülkenin büyüklüğünde olduğuna işaret eden Verheugen, Türkiye'yi AB içinde büyük bir reform gerçekleştirmeden entegre etmenin mümkün olmadığını söyledi.
Verheugen, Türkiye'nin AB'ye entegre edilmesine ilişkin bir soru üzerine şöyle dedi:
"Şimdiye kadar Türkiye ile müzakerelerin hacminin ne olacağı konusunda hiçbir şey belirlenmedi. Bu yüzden katılımın neye mal olacağını tartışmak bir şey getirmeyecektir. Ama tabii ki bizi mali yönden aşacak görüşmeler yapamayız. Bodrumda altın yumurtlayan bir tavuğumuz yok. Bu konuda tamamamen sizin fikrinize katılıyorum. Büyük harcamalar konusunda reformlar yapmak, bir olasılık olabilir. Zaten bundan başka bir çaremiz de kalmayacaktır" dedi.
Türkiye'nin ortak bir dış ve güvenlik politikası olmayan bir birliğe katılmasını da tahayyül edemediğini ifade eden Günter Verheugen, "Bunun jeopolitik açıdan ne anlama geleceğini bir düşünün. AB, dünyanın en zor ve en ihtilaflı bölgelerinden birine komşu olacaktır" diye konuştu.
"AB'NİN GERİ ADIM ATMASI ZOR OLACAKTIR"
Verheugen, Türkiye'ye yakınlaşması kesinleşmiş gibi görünen AB'nin bu noktada geri çekilme olasılığına olarak, "Karar tabii üye ülkelerin. Türkiye'ye 40 yıldan bu yana şartlar yerine getirilirse üye olabileceği söylendi. Kanımca, Türkiye'deki reform sürecini, bu kilit ülkenin istikrarını ve Avrupa'nın uluslararası sahnedeki inanılırlığını ciddi bir şekilde tehlikeye atmadan bu politikayı değiştirmek, imkansız değilse bile zor olacaktır."
(aa) |