20/03/2004 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Gezi
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Cumartesi Son Güncelleme 06:25
20.03.2004
Adana kumaşıyla Turunç koleksiyonu

Sibel ARNA

‘Biz tasarımcılar sanatla sanayi arasında köprü olmalıyız.’ Aslında bu tek cümle bile Özlem Süer’in yaptığı işi anlatmaya yetiyor. Uluslararası arenada defileler yapan Mimar Sinan Üniversitesi Moda Tasarım Bölümü öğretim görevlisi Yardımcı Doçent Özlem Süer, son olarak Adanalı büyük kumaş üreticisi Mensa için koleksiyon hazırladı.

İlk kez bir kumaş üreticisi ürünlerini bu yolla tanıtıyor. Geçtiğimiz perşembe günü Aya İrini’de yapılan defileyle sergilenen koleksiyonun ismi Turunç. Mensa’nın fabrikasındaki turunç bahçesinden ilham alan tasarımcı, turunç ile kumaş arasında bir paralellik kuruyor: ‘Turunç bir maya. Turuncun aşılanmasıyla portakal ve mandalina oluşmuş. Her sezon modaya hayat veren kumaşların da bu anlamda turunçtan bir farkı yok. Biz tasarımcılar kumaşı maya olarak kullanıyoruz.’

18 Mart Perşembe akşamı Aya İrini’de tekstil ve moda dünyası için önemli bir defile yapıldı. Yıllardır GAP, Calvin Klein, DKNY, Tommy Hilfiger, H&M, Zara ve Mexx gibi dünyanın önde gelen markaları için kumaş üreten Adanalı Mensa Tekstil, önümüzdeki yıl için ürettiği kumaşlarını Özlem Süer imzalı bir koleksiyonla tanıttı. Bugüne kadar kumaşlar mankenlerin vücuduna sarıp sarmalanarak tanıtılırken Mensa, ünlü bir tasarımcıyla çalışmayı tercih etti.

Adanalı üç aile tarafından 1972’de kurulmuş olan Mensa önce iplik fabrikasıydı. Ardından dokuma üretimine geçerek, 1991’de de boya apre tesisi kurarak gelişti. Kredi borçlarından ötürü İş Bankası’na devredildi. 1997’de Mehmet Ulutaş’ın 45 milyon dolara aldığı şirket yeniden büyüdü. Şimdi günde 90 bin metre mamûl kumaş üretiyor, cirosu 90 milyon dolar. Grupta 11 şirket, 3 bin çalışan var.

Özlem Süer ile Mensa’nın yolları bundan iki yıl önce kesişmiş. Fakat birlikte çalışmaya bundan üç ay önce başlamışlar. Süer, Mensa ile görüşmeye gittiği ilk günü iyi hatırlıyor: ‘Mensa’nın Adana’daki merkezinde bir turunç bahçesi var. Sadece bahçe bakımı için 40 kişi çalışıyor. İnanılmaz bir yer... O gün Mensa için hazırlayacağım koleksiyonun adının turunç olmasına karar verdim. Çünkü turunç da kumaş da bir tür maya. Kumaş elbiseleri var ediyor, turuncun aşılanması sonucunda ise portakal ve mandalina elde ediliyor.’

Turunç defilesi kumaşların sezon eğilimlerini göstermek amacıyla hazırlamış. Bu nedenle 40 parçalık koleksiyonda yazlık kıyafetler de var kışlıklar da. ‘Hangi kumaşın nasıl yorumlanacağına dair birkaç ipucu verdik. Kısacası ben bir tasarımcı olarak diğer tasarımcılara ve kumaş alıcılarına ilham kaynağı olmak istedim. Kendi yorumumu gösterdim. Mensa bu koleksiyonu satmayı düşünmüyor. İsteyenler defile sonrası benim atölyeme gelip, satın alabilirler. Zaten turunç koleksiyonu benim 2004-2005 kış koleksiyonum Safran’ın izlerini taşıyor’ diyor Özlem Süer. Mensa ile yaptığı işbirliğini ‘flört’ olarak yorumluyor. Flört önümüzdeki yıllarda ciddi bir beraberliğe dönüşebilirmiş.

HALI TASARIMINA DA DANIŞMANLIK YAPTI

Özlem Süer bir taraftan Mensa’nın mevcut kumaşlarıyla kıyafet tasarlarken diğer yandan da kumaş üretimi için danışmanlık yapmış. Bazı kumaşların renklerini kendisi belirlemiş. Geçtiğimiz aylarda da Step Halı için danışmanlık yapan tasarımcı bu tarz işbirliklerine hep açık olduğunu belirtiyor. ‘Step halıda renkleri ön plana çıkardık. Bir mekanda hangi duyguyu yaşamak istiyorsanız o renk halı satın alıyorsunuz. Bir nevi renk terapisi...’

Halen Mimar Sinan Üniversitesi Moda Tasarım Bölümünde yardımcı doçent olarak derslere giren Özlem Süer 2004-2005 koleksiyonunu Paris, Milano ve Düselldorf moda fuarlarında sergiledi. Üç fuarda dünya genelinde toplam 20 butikle anlaşan Süer şimdilik Türkiye’de bir butik açmayı düşünmüyor: ‘Önce ihracatta kendimi geliştirmeyi hedefliyorum. Dünya markası satan mağazalara ürün satmak insanı çok geliştiriyor. Zamanında tasarım yapmayı ve yaptığınız koleksiyonları düzgün çoğaltmayı öğreniyorsunuz. Şimdilik Türkiye için kendi atölyemde satış yapıyorum.’

Bu yaz topuksuz çorap çok moda

İlk günden beri etnik yönü ağır basan tasarımlar yapan Özlem Süer önümüzdeki yazı şöyle yorumluyor: ‘Bu yaz, renk yazı. Herkes siyahtan kaçıyor. Savaşlar ve terör insanları o kadar etkiledi ki acıdan kaçmak için renklere sığınıyorlar. Bu yıl 1950’ler, 60’lar, 70’ler ve 80’ler geri döndü. Kumaşta, mobilyalarda hatta arabalarda... Hazır giyimde haute coutre hisli kıyafetler var. Tasarımların çoğu yarım kalmış, bitmemiş gibi... Her kıyafete kendiniz bir detay ekleyebilirsiniz. Dünyadaki popüler kültür sürecinden tasarımlar etkileniyor. 2004 yazı aynı zamanda bir aksesuvar yazı. Ayakkabılarda siyah yok. 1950’nin kısa topukları geri döndü. Yaz olmasına rağmen çorap var. Ayakkabıların üzerine giyilen topuksuz çoraplar çok moda. Bu çorapları Turunç koleksiyonu için de kullandık. Penti bizim için turuncu ve sarı topuksuz çoraplar üretti.

OJELİ TIRNAKLARDAN KOLYE

GEÇEN HAFTA EN ÇOK BUNLAR KONUŞULDU

Sevgilileri arasında Woody Allen, Warren Beatty, Al Pacino ve şimdi de Jack Nicholson gibi isimler bulunan, buna rağmen, ‘Nedenini bilmiyorum ama kimse benimle evlenmek istemedi’ şeklinde hayıflanarak insana pes dedirten Diane Keaton

Moda tutkusu ve ailesine bağlılığı, İngiliz bilimadamlarınca ‘kadın beyni’ne sahip olmasına bağlanan, dünyanın en ünlü metroseksüeli David Beckham

Swissotel’de düzenlenen Tüketiciyle Dost Altın Kalite Ödülleri organizasyonunda, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın yanında otururken reklam amaçlı ‘frikik verdiği’ iddia edilen Hülya Avşar

İşi gücü bırakıp kafayı Fransız kozmetik firması Clarins’in reklamına takan, ilanda yer alan çıplak kadın fotoğrafı yüzünden reklam hakkında soruşturma başlatan Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun

1 trilyon 196 milyar liralık tahakkukla bu yıl sanatçılar arasında gelir rekortmeni olan ve geçen yılın rekortmeni Hülya Avşar’ı geride bırakan şovmen Mehmet Ali Erbil

Gençliğinde hakkında bol bol kitap okuduğu MİT’de çalışmanın en büyük ideali olduğunu, ancak şimdilerde böyle bir arzusu kalmadığını belirten, bunun gerekçesini ‘Zaten MİT’de olsaydım güzelliğimden dolayı kimliğimi fazla saklayamazdım herhalde’ sözleriyle açıklayan Ayşe Hatun Önal

Uzun zamandır üzerinde çalıştığı ve ünlü isimlerden destek aldığı rap tarzındaki ‘Ümit 2-0-0-4’ adlı albümünün tanıtım kampanyası için yapılan fotoğraf çekiminde soyunan futbolcu Ümit Davala  



Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com