|
Merhaba Güzin ablacığım, keşke bana da yardım edebilsen. O kadar bunaldım ki anlatamam, içimi açacak birine ihtiyacım var.
Rumuz: SEVGİ Mİ ALIŞKANLIK MI?
Bu konuyu kimseyle konuşamıyorum, ne diyeceğimi, ne yapacağımı bilmiyorum. Canıma kıymayı bile düşünüyorum hayattan zevk alamıyorum. Yaşım henüz 21. 18’imde kaçarak evlendim. Ailem çok iyi insanlar ama beni hiç anlayamadılar. Şimdi çok iyi anladıklarını söylüyorlar, iş işten geçtikten sonra. 7 sene peşimde koşan biri vardı. Ortaokul sırasındaydı, hep arkadaş gözüyle görüyordum onu. Benimle evlenmek için elinden geleni yapıyordu. Bir gün intihara kalkıştı, ailesi işyerime geldi. Yalvardılar ‘Oğlumuzla evlen, canına kıyacak’ dediler. Ben de belki onunla mutlu olurum diye düşündüm ve onu daha iyi tanımak istedim. Ailem çok üstüme vardı ‘O gençle evlenemezsin, ayrılacaksın, onlar Sünni biz Aleviyiz, onlar seni karı olarak almaz, bırakırlar’ dediler. Bizim akrabalarda Alevi kızlar, Sünni erkeklerle evlendiler ve hepsi de geri geldi. Bunu düşünüp korkuyorlardı herhalde. Ben ise hemen evlenmek için değil, onu daha iyi tanımak için çıkmak istiyordum. Ama onunla görüşmeme karşı çıktılar, hatta aile meclisi onu öldürme kararı aldı. Ben de bundan çok korktum ve evden kaçtım. Ona kaçarsam, babam bana kıyamaz, onu vuramazdı. Daha sonra ailemle barıştık ama ne yazık ki babam adam yaralamaktan hapse girdi. Her şeyin çok hızlı gelişmesi ve babamın hapiste olması beni yaprattı. Bunalıma girdim. Birkaç psikoloğa gittim, sonunda okulumu bitirdim, diplomamı aldım. Bu arada babam da hapisten çıkmıştı. Evliliğe giderek alışıyordum ama ne yazık ki beni seven o erkek birdenbire değişti. Karşımda sanki o beni seven insan değil, başkası vardı. İki buçuk yıl süren evliliğimi 8 ay önce bitirdim. Hiç durmadan dayak yemektense, kurtulurum dedim. Çünkü sebepsiz yere dayak yiyordum, gözyaşlarım hiç dinmedi. Görünüşte o da ayrılma taraftarıydı. Böylece ailemin yanına geldim. 8 aydır da onu görmüyorum. Zaten hem benim ailem hem de onun ailesi, hep bize karşıydı. Ben ayrılınca çok sevindiler. Şimdi benimkiler bana destek oluyor ve ona geri dönmemi istemiyorlar. Dönemem de zaten. Ama şu var ki Güzin Ablacığım onu hálá çok seviyorum. Diyorum ki bu bendeki duygu karmaşası ona alıştığım için mi, yoksa ona aşık mıyım? Bana yaptıklarını gururuma yediremiyorum. Neden böyle olduk? Neden mutlu bir yuva kuramadık, neden aramızda hep Alevilik - Sünnilik sorunu oldu, neden? Hep bunu düşünüyorum ve ‘Lanet olsun bu hayata’ diyorum. Hepimiz Müslüman değil miyiz? Birbirimize destek olacağımız yerde, neden birbirimizin gözünü oyuyoruz? Aklıma hep bana destek olduğu günler geliyor. Sanki bana o kötülükleri başkası yapmış gibi. Ailem aslında çok aydın insanlardır. Bana her türlü özgürlüğü vermelerine rağmen, hayattan zevk alamıyorum, onlara kırgınlığım halen sürüyor. Belki onunla önceleri bir beraberliğim olsaydı onu daha iyi tanısaydım, bu kadar bağlanmazdım Güzin Abla. Şimdi benimle yeniden birleşmek istiyor, ama ailem eğer ona geri dönersem beni evlatlıktan reddedeceğini söylüyor. Keşke evliliğim mutlu olsaydı da ‘Bakın yanıldınız, biz mutluyuz Alevi ve Sünni sorununa rağmen mutlu olduk’ diyebilseydim. Ama diyemedim, yenildim. Onlar kazandı. Her iki taraf da kazandı. Bu beni bitiriyor. Çok üzücü ama gerçek ne yazık ki. Belki de bana ‘Yaşın çok genç başka birini seversin’ diyeceksiniz. Tamam ama ya o da kötü çıkarsa ve yine mutsuz olursam. Yine mi ayrılacağım? Yine mi bu hale düşeceğim? Çevremdeki insanları görüyorum da bir kere ayrılan bir daha mutlu olamıyor.
Gerçekten aramızdaki Alevi - Sünni sorunu mu bizi bu hale getirdi? Bizi bu cahilce düşünceler mi yıktı?
Sevgili kızım bu tür ayrımcılıklar, gerçekten insanın dünyasını karartıyor. Yanlış düşünceler yüzünden cinayetler işleniyor. Gencecik insanlar aile meclisinin aldığı kararla yok ediliyor. Tıpkı senin ailenin yaptığı gibi. Belki de kaçıp o genç adamla evlenmeseydin, gerçekten onu öldüreceklerdi. Neden, niçin belli değil. Aleviler ve Sünniler ayrı dinlere değil, ayrı mezheplere ait insanlardır. Düşünülenin tam aksine, peygamberleri de dinleri de aynıdır. Her iki grup da Müslüman’dır sonuçta. Ama mezhep farkı nedeniyle bazı farklı düşünce ve tutum içinde olabilirler. İbadet şekilleri, İslamiyet’e bakış açıları değişik olabilir. Yüce peygamberimizin en güvendiği ve en sevdiği insanlardan biri olan Hz. Ali’nin yolundaki Aleviler, yüzyıllar önce o kritik dönemde yaşanan çatışmalar yüzünden ayrı bir mezhebi seçmişler. Artık bu uygar dünyada bu tür ayrımcılığa hiçbir neden olmadığını düşünüyorum. Hepimizin din kardeşi olduğumuzu ve bu gereksiz düşmanlığın artık, senin de söylediğin gibi, eğitimli gençler arasında giderek azaldığını görüyor ve umutlanıyorum. Bu inatçı düşmanlığa yalnızca daha yaşlı kuşaklarda rastlanıyor. Sanırım bu da zamanla aşılacaktır. Aşılmasını da yürekten diliyorum. Daha birkaç gün önce, biri 15 diğeri ise 23 yaşında iki genç, aynı nedenden dokuzuncu kattan birlikte ölüme atladı. Sık sık bu tür olayları okumuyor muyuz? Bundan bir süre önce de iki gencecik sevgilinin yine bu mezhep farklılığı yüzünden çaresizlik içinde, kendilerini iplerle birbirlerine bağlayıp denize atlamaları halen aklımdan çıkmıyor ve tüylerimi ürpertiyor. Artık böyle olaylar yaşanmasın! Siz gençlerin ailelerinizi, eğitiminizin de getirdiği akıllıca bir yaklaşımla, ikna edebileceğinize inanıyorum. Senin sorunun kızım, aileler arasındaki bu düşmanlığın getirdiği bir gerginlikten kaynaklanmış besbelli. Eşin, geçmişte yaşadıklarını, ailenin hálá onu istememesini, kaba davranışlarını, içine sindirememiş, haksız bir tavırla acısını senden çıkarmış. Tüm hoşgörüme rağmen yine de sana karşı şiddete başvurmasını kabul edemem. Bana kalırsa aranızdaki tüm güzellikleri yıkmışsınız. Bu evliliğin yeniden diriltilmesi mümkün gözükmüyor. Kendini boş yere yıpratma. Gencecik bir insansın, geleceğe de bu kadar karamsar bakmamalısın. |