Roth, Türk gazetecilerle yaptığı bir değerlendirme toplantısında, 2004 yılının sonunda Türkiye'nin üyeliği konusunda karar alınmayacağını hatırlatarak, Türkiye'nin AB üyeliğinin tartışılmasının doğal olduğunu, ancak bunun politik malzeme haline getirilmemesi ve yabancıların sırtından yapılmaması gerektiğini belirtti.
Bir dönem başkanlığını yaptığı Birlik 90/Yeşiller Partisi'nin bazı taraftarlarının bile Türkiye'nin AB üyeliği konusunda ikna edilmesi gerektiğini kaydeden Roth, ''Özellikle insan hakları konusu Yeşiller için çok önemli. Ben Başbakan (Gerhard) Schröder'in bu konudaki açık tavrından dolayı çok memnunum. Türkiye'ye inandırıcı bir perspektif verilmeli, çünkü güçlü bir Türkiye'ye ihtiyacımız var'' dedi.
Türkiye'nin AB üyeliğine genelde karşı olan muhalefet partilerindede, eski Savunma Bakanı Volker Rühe gibi Türkiye'yi yoğun şekilde destekleyen politikacıların da bulunduğuna işaret eden Roth, ''CDU Genel Başkanı Angela Merkel tarafından önerilen 'imtiyazlı ortaklığa' karşıyım. Zamanında (Helmut) Kohl hükümeti de Türkiye ile imzalanan Ortaklık Anlaşması'nı destekledi. Bu anlaşmada Türkiye'nin Avrupa'ya ait olduğu vurgulanıyor. Şimdi sadece imtiyazlı ortaklıktan söz edilirse bu dürüst olmaz'' şeklinde görüş belirtti.
''TÜRKİYE AB'YE AİTTİR''
Roth, Türkiye'nin birçok yarışmada Avrupa kategorisinde yer aldığına dikkati çekerek, ''Türkiye neden bazen Avrupa'ya ait, neden bazen değil? Bunu anlamıyorum. Türklerin Almanya'ya ait olduğu gibi Türkiye de AB'ye aittir. Aksi takdirde AB inandırıcılığını yitirir'' dedi.
Roth, Türkiye'nin AB üyeliğini desteklediği için ''İnsan haklarına ihanet ettin'' şeklinde bazı mektuplar da aldığını ifade ederek, şöyle konuştu:
''Halbuki Türkiye'deki reformların sürdürülmesi için üyelik perspektifiyle yardımcı olmalıyız. Bir zamanlar idam cezasının kaldırılabileceğini bile düşünemiyordum. Ülkede alınan kararların uygulamaya geçirilmesi çok önemli. Siyasi düşünce özgürlüğü, azınlık hakları ve işkencenin önlenmesi çok önemli. Türkiye bu reformları tabbii ki kendi halkı için yapıyor, ancak bu konudaki dinamizm üyelik perspektifiyle sağlanıyor.''
"GÖÇ ENDİŞESİ YERSİZ"
Almanya'daki göç endişesinin de yersiz olduğunu, Türkiye'nin ekonomik olarak gelişmesinden sonra İspanya ve Portekiz örneğinde olduğu gibi Almanya'ya yoğun bir göç akını yaşanmayacağını savunan Roth, ''Türkiye'nin üyeliğinden Almanya'nın çıkarı da çok fazla. Biz de ülkemizde yaşayan Türkler sayesinde bir köprü işlevi görebiliriz. Müslüman demokratik bir Türkiye, tüm bölge için önemli bir model olacaktır. Aynı zamanda büyük bir pazar. Ekonomik çıkarlarımız da olacaktır'' dedi.
Roth, Türkiye'nin üyeliğiyle ilgili olarak halkoylaması yapılmasına da karşı çıkarak, bunun diğer ülkeler için yapılmadığını, bu nedenle Türkiye konusunda da yapılamayacağını kaydetti.
"TÜRBAN YASAĞINA KARŞIYIM"
Türban yasağına karşı olduğunu belirten Roth, ''Başörtüsü çeşitli nedenlerle taşınabilir. Bu nedenle yasağa karşıyım. Radikal dinciliğe karşı en etkili yol AB entegrasyonudur'' dedi.
"TÜRKİYE'YE TANK DEĞİL AVRUPA PERSPEKTİFİ LAZIM"
Türkiye'ye tank satışına neden karşı çıktığı sorusunu da Roth, ''Türkiye'nin tanklara değil, inandırıcı bir Avrupa perspektifine ihtiyacı var. Bu nedenle tank satışına karşı çıktım'' şeklinde yanıtladı.
Roth ayrıca, Mayıs ayında yeniden Türkiye'ye gideceğini, İstanbul'da Eurovision Şarkı Yarışması'nı izlemek, Mardin'de de belediye başkanıyla temaslarda bulunmak istediğini söyledi.