03/03/2004 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Gezi
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Yazarlar
03.03.2004
Ercan KUMCU
Düzenleyici kurumların itibarı (2)
  
ekumcu@hurriyet.com.tr
 

DÜZENLEYİCİ kurumlar çok doğru bir yaklaşımla gelirlerini sorumlu oldukları sektörün üyelerinden elde ederler. Bazı sektörlerde, gelirler belli kurallar içinde tespit edilen ‘‘aidat’’ benzeri bir yolla toplanır.

Bazı sektörlerde ise, kurumların gelirleri yürürlükteki kurallara uymayan üyelere yasalar çerçevesinde verilen parasal cezalardan oluşur.

Gelirlerini hangi kalıp içinde alırlarsa alsınlar, düzenleyici kurumlar düzenlemekle yükümlü oldukları sektörlerde en açık ifadesiyle mali bir yük olmaktadırlar. Yaratılan mali yük bu kurumların toplumsal bir işlev görmeleri nedeniyle haklı görülmelidir.

Düzenleyici kurumlar, sorumlu oldukları sektörde yarattıkları mali yükü haklı gösterecek bir çaba içinde olmak zorundadırlar. ‘‘Ben kralım’’ anlayışıyla, sektörle bu çeşit kurumların arasında yapıcı bir işbirliğinin kurulabilmesinin olanağı yoktur.

Her şeyden önce, düzenleyici kurumlar gördükleri işlevi en etkin ve en ucuz şekilde gerçekleştirdiklerine önce gelirlerini elde ettikleri sektörleri, sonra da tüm toplumu ikna etmek durumundadırlar. Kısacası, denetleyici ve düzenleyici kurumlar aldıkları paraları hak ettiklerini ispatlamak zorundadırlar.

ÖNCELİKLER

Aldıkları paraları iyi kullandıkları yolunda çeşitli kesimleri inandırmaları dış denetim yoluyla ancak belli bir yere kadar olabilir. Asıl ikna yolu, yaptıklarıyla aldıkları paraları hak etmeleridir. Yani, bu kurumların aldıkları paralar, mutlaka para şeklinde olmasa da, en azından entelektüel bir formda sektöre geri dönmelidir. Dünkü yazımda söz edilen ‘‘sektörün entelektüel liderliğini yapmak’’ işlevi bu açıdan da önemlidir.

Örneğin, Rekabet Kurumu çeşitli sektörlerdeki firmalara çeşitli cezalar vermektedir. Neden ceza verdiklerini doğal olarak açıklamaktadırlar. Acaba, benzer cezaları bir daha vermek durumunda kalmamak için çeşitli sektörleri ‘‘rekabet’’ konusunda eğitmekte midirler? Rekabet Kurumu'nun amacı, rekabeti bozucu davranışlar içinde bulunan şirketleri cezalandırmak mıdır, yoksa ceza vermek durumunda kalmamak için şirketleri eğitmek midir? Öncelik nerededir? Amaç ne olmalıdır?

Asıl amaç ikincisi olmalıdır. Birincisi son çaredir. Bunu yapabilmesi için Rekabet Kurulu'nun çeşitli konularda ilgili çevrelerce bilinen ve tartışılabilen bir görüşünün olması gerekmektedir. ‘‘Rekabet’’ gibi çok da açık olmayan bir kavrama dayanarak verilen yargıların dayanakları önceden bilinmelidir. Türkiye için doğru olmayabilir, ama bilinmediğinde, konu mali kaynak yaratma işlevine dönüşür.

Radyo ve Televizyon Yüksek Kurulu (RTÜK) sektördeki şirketleri nasıl eğitmektedir? Çeşitli konularda şirketlere uyguladığı yaptırımları dayandırdıkları ilkeler tüm sektörce bilinen gerçekler midir? Bu kurum sektörün ağabeyi midir, yoksa dayakçısı mıdır?

NASIL BAĞIMSIZLIK?

Bunları örnek olarak veriyorum. Aksi takdirde, bu kurumları bu aşamada eleştirmek gibi bir amacım yok. Bu çeşit örnekler Enerji Kurumu için de, BDDK için de, SPK için de, diğer düzenleyici kurumlar için de verilebilir.

Burada söylenmek istenen, düzenleyici kurumların bağımsız görüşlerinin olması ve bu görüşleri sorumlu oldukları sektör şirketleriyle paylaşmaları gereğidir. Aksi takdirde, bu kurumlar da yöneticilerinin değişmesiyle görüş ve davranış değiştiren kurumlara dönüşürler. O takdirde de, kendilerini niteleyen ‘‘bağımsız’’ sıfatını hak etmekten uzaklaşırlar. Sahip olmaları gereken itibarları ya yok olur ya da aşınır.


Ercan KUMCU
Tüm yazıları
    Oktay EKŞİ
  Hızlı başladı...
 
    Ertuğrul ÖZKÖK
  Türkiye'yi gammazlayan 4 gazeteci
 
    Bekir COŞKUN
  Patronlar...
 
    Cüneyt ÜLSEVER
  Türkiye ve BOP
 
    Doğan HIZLAN
  Hayatı belgesellerden izleyin
 
    Ege CANSEN
  Belediyeye dilekçe
 
    Emin ÇÖLAŞAN
  Boşuna geri çekmediler
 
    Fatih ALTAYLI
  Yanıt Turgay Ciner'den geldi
 
    Dr. Gündüz TEZMEN
  Kolesterol dışında da kalp zararlıları var
 
    Hadi ULUENGİN
  Büyük Ortadoğu
 
    Tufan TÜRENÇ
  Bilgi çağını yakalayamazsak...
 
    Yalçın BAYER
  AB yasalarının mağduru olmak
 
    Yalçın DOĞAN
  AB kapısında uçak pazarlığı
 
    Güzin  Abla
  Komşumuz olan hanımla yıllardır ilişkim var
 
    Özdemir İNCE
  ABD ve Türkiye’de insan hakları
 
    Bülent DÜZGİT
  Bülent Çiziyor
 
      
Mehmet Ali BİRAND
  Denktaş, ne zaman maraza çıkaracak?
 
    Erman TOROĞLU
  Önce disiplin
 
    Togay BAYATLI
  Beyaz dağlarda siyah lekeler
 
    Şükrü KIZILOT
  Kira gelirlerinin vergisi ne zaman ve nereye ödenecek?
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com