Cumhurbaşkanı Denktaş, Kıbrıs müzakereleri çerçevesinde bugün 8'incisi yapılan görüşmeyle ilgili düzenlediği basın toplantısında, görüşmede başkanlık konseyi konusunun gündeme geldiğini, bu konuda alternatifler sunarak ellerinden geleni yaptıklarını anlattı ve Rum tarafının bunları reddettiğini söyledi.
Denktaş, ''Niçin reddettiniz, niçin kendi alternatiflerinizi sunmuyorsunuz?'' diye sorduklarında görüşmede münakaşa çıktığını ifade ederek, bu konudaki alternatiflerini yarın yazılı olarak Rumlara vereceklerini ve Rumların düşünmelerini sağlayacaklarını kaydetti.
ALTERNATİF SUNMUYORLAR
Rumların tüm değişiklikleri içeren Türk belgesini reddetmeyi sürdürdüğünü belirten Denktaş, ''Görüşmekten kaçınıyorlar, görüşmüyorlar. Bizim sunduğumuz görüşlere karşı alternatifler sunmuyorlar. Yani müzakere yolunu açmıyorlar'' dedi.
Müzakerelerdeki yaklaşımlarının uyum sağlamak için olduğunu anlatan Denktaş, Rumlara her konuda alternatifler sunmaya çalıştıklarını, ama hiçbir konuda, reddin dışında Rumlardan bir alternatif gelmediğini söyledi.
Denktaş, bir soru üzerine, BM Genel Sekreter Yardımcısı Sir Kirean Prendergast'ın da bugünkü görüşmeye katıldığını ifade ederek, ''Prendergast sadece izledi. Hiçbir söz söylemedi. Saat 17.30'da da beni ziyarete gelecek'' dedi.
RUMLARIN ÖNERİSİ EDEBİYAT
Rumların bugün toprak konusunu gündeme getirdiğini ve Rumların önerisinin ''bir edebiyattan ibaret olduğunu'' belirten Denktaş, Rum tarafının, Annan planında varılacak anlaşma uyarınca 3 yıl sonunda Rumlara devredilmesi öngörülen Türk topraklarının, derhal BM'ye bırakılmasını ve BM'ye de özerk bir hükümetmiş gibi yetki vermek istediğini kaydetti.
Denktaş, bu durumda Rumların, BM'ye ''kimsenin aklına gelmeyen bir yetki vermeye çalıştığını'' açıklayarak, bunu reddettiklerini bildirdi.
''ANLAŞMA OLMAZSA SADECE GÜNEY KIBRIS AB'YE GİRER''
KKTC Cumhurbaşkanı Denktaş, 1 Mayıs'a kadar anlaşmaları halinde ''Kıbrıs''ın Avrupa Birliği üyeliğinin askıya alınmasına gerek olmadığını, ancak anlaşamamaları durumunda sadece Güney Kıbrıs'ın AB'ye üye olacağını söyledi.
Cumhurbaşkanı Denktaş, düzenlediği basın toplantısında, sadece Güney Kıbrıs'ın AB'ye alınması halinde, AB'nin Kuzey Kıbrıs'ta bir yetkisinin olmayacağını belirterek, müzakerelerde işi bitirmeye çalıştıklarını, ancak ekonomik rehabilitasyon için zamana ihtiyaç olduğunu, bunu AB ve Rumların kabul etmesi gerektiğini kaydetti.
Denktaş, şöyle konuştu:
''Derhal boğazımıza basıp, 'Kıbrıs birleşmiştir, dolayısıyla merkezi idarenin dediği olur' diye bizi perişan etmesinler. Bunlar doğal haklarımızdır. Eğer Annan planı zamanında ele alınıp görüşülmüş olsaydı, o kadar katı bir şekilde, eksikleriyle 'referanduma götüreceksiniz, mecbursunuz, falan tarihte' diye karşımıza çıkmamış olsalardı ve makul çerçeve erisinde görüşülme imkanı vermiş olsalardı o zaman belki kafi gelirdi. Yine dardı ama, şimdi bu zaman geçti diye üç günde, üç ayda, on ayda bütün rehabilitasyon işlerini bitireceğiz diye yola çıkarsak kendi kendimizi aldatmış oluruz, halkımızı da perişan etmiş oluruz. Akıl ve mantıkla hareket etmek lazımdır, insafla yürümek lazımdır.''
Rumların sürekli olarak, ''planın müzakeresinin geciktiği ve bu nedenle planın öngördüğü zamanlamanın saf dışı kaldığı ve daha az geçici bir süre verilmesi'' gerektiğini söyleyerek, acelece, müzakerelerin 1 Mayıs'ta Kıbrıs'ın AB'ye girmesiyle bitmesini istediğini anlatan Denktaş, planın yeniden masaya gelmesinin gecikmesinde herkesin sorumlu olduğunu kaydetti.
AB İLE YENİ PROTOKOL
Denktaş, Annan planının öngördüğü geçici sürelerin (Türk kurumlarının uyum süresi) Türk tarafı için zaten dar olduğunu, bu sürenin daha da genişletilmesini istediklerini belirterek, şöyle devametti:
''Bu, 1 Mayıs meselesini pek etkilemez. Niye; çünkü 1 Mayıs'ta AB'ye girecek veyahut halen girmiş olan ve 1 Mayıs'ta mührü alacak 'Kıbrıs hükümeti' ile anlaştığımız takdirde, AB'ye girecek kuruluş tamamen farkı kuruluştur.
Dolayısıyla AB'nin yeni bir protokolle kuruluşu kabul etmesi gerekmektedir. Bu protokolde bizim yapacağımız, anlaştığımız derogasyonlar da varolacaktır ve bunlar AB'nin birinci sınıf yasası vekendi mevzuatı arasına girmiş olacaktır ki bunların bir manası olsun. Aksi takdirde kağıt üzerinde haklar almış oluruz ve bunlar zamanla sıfırla çarpılır.''
Cumhurbaşkanı Denktaş 1963'ten 1974'e kadar yakılan köylerde yaşayan insanlara özel statü verilmesi ve kimsenin bunlardan tazminat almaması gerektiğini ifade ederek, her şeylerini Güney Kıbrıs'ta bırakarak Kuzey Kıbrıs'a gelen insanların mal-mülk sorununun da takas ve tazminatlar yoluyla halledilebileceğini kaydetti.
ŞİKAYETLE DEĞİL...
Cumhurbaşkanı Denktaş, ''Rumların tavrını BM'ye şikayet etmeyi düşünüyor musunuz?'' sorusu üzerine, her şeyin BM'nin gözü önünde olduğuna işaret ederek, ''Karşılıklı birbirimizi şikayetle bir yere varmayız. Birbirimizi görüşmeye teşvik etmekle bir yere varabiliriz. Önümüzde kısa bir süre vardır. Bu yolu iyi niyetle yürüyelim, yürüyebildiğimiz kadar'' dedi.
Denktaş, Türk ve Rum tarafı arasındaki görüşmelerin üç hafta sonrabiteceğini, ondan sonra Türkiye ile Yunanistan'ın devreye gireceğini belirterek, ''bu üç haftayı iyi niyetle yürümeye devam edeceklerini'' kaydetti.
Denktaş, bir soru üzerine, yarın Ankara'ya gideceğini, bu sırada bir de gösteri yapılacağını belirterek, ''Benim görevim hükümetlerle kavga etmek, hükümetleri eleştirmek değildir. Benim görevim, Kıbrıs meselesinin gelmiş olduğu noktayı Türk kamuoyuna ve beni davet edenlere anlatmaktır'' dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile de bir görüşme yapacağını ve Kıbrıs konusunda gelinen durumu anlatacağını kaydeden Denktaş, yarınkigörüşmenin bir bölümüne katılacağını söyledi.
Denktaş, Rum basınında ABD'nin girişimleriyle hazırlanan ''orta yol formüllerine'' ilişkin bir soru üzerine bunların gazete haberi olduğunu, toprak ve harita üzerinde diyaloga girmediklerini bildirdi. Denktaş, ''Yapılacak binayı görmeden, binanın nereye yapılacağını düşünmek biraz acayip oluyor'' dedi.
Cumhurbaşkanı Denktaş, Başbakan Mehmet Ali Talat ile Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş'ın, göçmenlerin rehabilitasyonu konusunda uzmanlara bir görüşme yaptığını, bunu kamuoyuna açıklamalarında fayda olduğunu kaydetti.
Denktaş, bir soru üzerine, Rumların taktiğinin, Annan planında hiçbir değişiklik yaptırmadan, işi Türkiye ve Yunanistan'a bırakmak olduğuna işaret ederek, ''Türkiye ile Yunanistan'ın anlaşamayacaklarını da hesaba katarak 'Annan da kendi görüşlerini ortaya koysun da bakalım bu Türkler ne yapacak diye' bir meydan okuma da olabilir. Ama sabırlı olalım da görelim'' dedi.