02/03/2004 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Gezi
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Bilim
02.03.2004
Bir kitap
 

ATEŞ ETMEK

Tarihte Fırlatma Teknolojileri

Özellikle tarih coğrafya meraklılarına ilginç bir kitabın tanıtımını sunuyoruz bu hafta. İnsanın uzağa fırlatma merakı sürecinde geliştirdiği silahlar ve öyküleri, işin uzmanı ve çok geniş bir literature taramasıyla yer alıyor kitapta.

Yazar, Ateş Etmeği ve Fırlatma teknolojileri konusunu kitabın önsözünde şöyle anlatıyor:

‘İnsanoğlu atış ve ateş ile çevreyi belirli bir uzaklıktan değiştirebilen tek canlı türü. Bu iki yeteneğimizle tarihimizin ve dünyadaki evrimin akışını değiştirdik ve sonunda uzaya çıkmayı becerdik. Bu yetenek insanoğluna, kullandığı aletlerin boyutuyla kıyaslanması imkansız bir güç verdi. Clovis avcısı Kuzey Amerika'nın son mamutunu mızrakla; Siyonist bir fanatik, Yitzhak Rabin'i tabancayla; Wernher von Braun Londra'yı roketle vurmuştu.

Bin Ladin ve adamları

Benzer şekilde Usame bin Ladin'in adamları da 11 Eylül 2001'de kaçırdıkları uçaklarla New York ve Washington’da binlerce insanın ölümüne yol açtılar. Hem patlayıp hem fırlatılan şeyleri çok severiz. Bu saplantımız kendini daha masum bir biçimde düğünlerdeki havai fişek gösterilerinde belli eder.

Ama, Fatih Sultan Mehmet'in dev toplarında ve 2. Dünya Savaşının atom bombasında kendini daha vahşice gösteren de aynı tutkudur. Uzaklara ateş ve korkunç gümbürtüler saçan nesneler fırlatmaya bayılırız. Fırlatıp atmak, türümüzün en ayırt edici karakteristikleri olan iki ayak üzerinde hareket etme ve alet yapma becerisinin ürünleri.

Mars'ın yüzeyinde su ve dolayısıyla geçmişinde bir yaşam belirtisi olup olmadığını belirlemek amacıyla daha önce, Nisan ayında uzaya fırlatılmış olan Mars Odyssey aracı, kaderin bir dönüm noktası olan 11 Eylül 2001 tarihinde gezegene, güneşe göre saniyede 24 kilometre hızla yaklaşmaktaydı.

24 Ekim'de ilk Amerikan füzeleri Afganistan'a düşerken, araç dördüncü gezegenin yörüngesine oturmuş ve incelemelerine başlamıştı. Sonunda kendimizi gayya kuyusunda mı yoksa uzayda mı bulacağımızı kestirmek çok güç, ama bunu mutlaka ateş yağdırırken yapacağız’.

4 bölüm

Elinizdeki kitap 4 bölümden oluşuyor. Önsüzden sonar ‘kuim, niçin nasıl’da, biz insanların başarısıın anlayabilmek için türümüzün en eski izlerini sürmek gerektiğinden hareket ediyor, insanı tanımlıyor ve ayır edici özelliklerimizi sıralıyor.

Bundan sonar ‘Pliyosen: yeni bir şeyler oluyor’ da, organik enerjiyle yapılan fırlatmalar, mızraklar, mızrak fırlatıcıları, oklar, mancınıklar ve arbaletlerden geçerek Rum Ateşi’ne geliniyor.

Barutun keşfi ve yol açtığı gelişmeler ise ikinci bölümün konusu.

Bir tarafı açık bambu kamışlarına barut doldurarak yapılan ilkel roketlerden ilk toplara, ağızdan dolma tüfek ve tabancadan, 820 kilogramlık bir mermiyi, 5 kilometrelik yükseltiye ve 14 kilometrelik menzile fırlatabilen 1914 yapımı Büyük Bertha’ya ulaşan heyecanlı yolculuk.

Üçüncü bölümde ise dünya dışına ve atom altı uzaya yöneliş ele alınıyor ve bu bölüm 16 Mart 1926'da Goddard dünyanın ilk başarıyla havalanan sıvı yakıtlı roketini, Effie teyzesinin Auburn, Massachusetts'teki çiftliğinden fırlatmasıyla başlıyor. Prof. Alfred W. Crosby’nin Ekolojik Emperyalizm ve Gerçekliğin Ölçülmesi 1250-1600 adlı iki eseri daha var.  



Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com