28/02/2004 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Gezi
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Pazar
28.02.2004
Oscar’ı kimin aldığını Greg ve Rick biliyor
 

Amerikan Film Akademisi’nin 5 bin 700 üyesinin verdiği oylar, 70 yıldır denetim firması Pricewaterhouse Coopers’ın (PwC) gözetiminde sayılıyor. Şirketin şimdiki iki büyük ortağı Greg Garrison ve Rick Rosas, oy pusulalarını mühürlü zarflarda kapalı bir kasada saklıyor, törene birkaç gün kala elle sayıyor, sonuçları bir kaza olması ihtimaline karşı ezberliyor, sonuç zarflarını korumalar eşliğinde tören mekanına getiriyor.

Amerikalı oyuncu James Stewart, 1985’te elli yıllık meslek hayatı dolayısıyla özel Oscar ödülünü aldığı sırada şöyle bir konuşma yapmış: ‘Bazen bana öyle geliyor ki, Hollywood’da zamanımızın çoğunu birbirimize ödül vermekle geçiriyoruz. İş yapmaya nasıl vakit bulabiliyoruz, insan bazen şaşırıyor.’

24 kategoride verilen bu ödüller Amerikan Film Sanatları ve Bilimleri Akademisi’nin 5 bin 700 üyesi tarafından oylanarak sahiplerini buluyor. Akademi üyeleri de yönetmenler, oyuncular, görüntü yönetmenleri vb. sinema çalışanlarından oluşuyor. Oscar ödüllerinin ne kadar ‘doğru’ olduğu da şüpheli. Çünkü, olağanüstü yeteneklerine rağmen birçok oyuncu hiç Oscar almamış, bugün sinema tarihinin dönüm noktası kabul edilen birçok film aday bile olmamış. Akademi üyelerinin kriterleri de tartışılıyor. Örneğin niye sıfırı tüketmiş bir insanın toplumsal başarıya ulaşmasıyla sonuçlanan dramları bu kadar beğeniyorlar? Neden 1990’dan beri, en iyi oyuncu ödüllerini toplayanların oynadıkları roller altı kurban, dört psikopat, üç özürlü, iki geri zekalı, iki alkolik ve bir fahişeden oluşuyor?

Akademi üyelerinin film şirketlerinin kampanyalarından etkilendikleri de biliniyor. Ancak tartışılmayan tek bir nokta var: Oylar kullanıldıktan sonra hiç yolsuzluk olmuyor. Oy pusulaları değiştirilmiyor, kazananların listesini bir gün önce bir gazete ‘ele geçiremiyor’.

Bunu sağlayabilmek için Amerikan Film Akademisi, 70 yıldır PricewaterhouseCoopers (PwC) denetim şirketiyle çalışıyor. Büyük şirket ve kurumların bilançolarını bağımsız olarak denetleyen bu şirket, Oscar oylamalarını da denetliyor. Üyeler seçimlerini yaptıktan sonra pusulaları yine PwC topluyor. Pusulalar, sadece PwC’nin büyük ortaklarından Greg Garrison ve Rick Rosas’ın bildiği bir mekana götürülüyor, mühürlü zarflarda bir kasaya kilitleniyor.

PwC ekibi odaya kapanarak oy pusulalarını açıyor, sayıyor ve kazanını belirliyor. Bütün bu işlem elle yapılıyor. Ek bir önlem olarak, en iyi film kategorisindeki oylar, törene bir gün kala sayılıyor. PwC’nin büyük ortakları sonuçları iki set halinde hazırlayıp birer çantaya koyuyorlar. Bu arada herhangi bir kaza olur diye sonuçları tek tek ezberliyorlar.

Oscar töreni gecesi, her biri ayrı birer otomobille, silahlı korumalar eşliğinde ayrı güzergahlardan törenin yapılacağı salona gidiyorlar. İlgili zarfı, o kategoride kazanan adayın açıklanmasına birkaç dakika kala, ödülü sunacak kişinin eline teslim ediyorlar. Zarf sunucuya teslim edilene kadar korumalar da çevrelerinden ayrılmıyor. Sunucu, zarfın içinde ne olduğunu bilmeden sahneye çıkıyor, önce adayları tek tek sıralıyor, sonra zarfı açarak sonucu herkesle birlikte o anda öğreniyor.

ÖDÜL SADECE İTİBAR DEĞİL PARA DA SAĞLIYOR

ABD’de her yıl 565 ödül töreni yapılıyor, bunlardan 100’ü televizyonlardan naklen yayınlanıyor ve 4 bin 25 ödül dağıtılıyor. Ancak bunların en önemlisi Oscar’ların dağıtıldığı Amerikan Film Akademisi ödül töreni. Oscar törenini naklen yayınlayan ABC televizyonu, 30-60 saniyelik bir reklam filmi için yedi rakamlı bir fiyat uygulayabiliyor.

Oscar ödülü para da sağlıyor. Aralık 1999’da ‘Amerikan Güzeli’ Oscar’a aday gösterildiğinde, ABD’de sadece 70 milyon dolarlık gişe yapmıştı. Aday olunca gösterimi Haziran 2000’e kadar uzatıldı ve hasılatı 130 milyon doları aştı. ‘Gizemli Nehir’ geçen ekimde vizyona çıkmış, 50 milyon dolar iş yapmıştı. Oscar’a aday gösterilmeden bir hafta önce ABD’de artık sadece 133 salonda oynuyordu. Adaylığı açıklandığı anda film yeniden 1370 salonda göstermeye başladı ve 25 milyon dolar daha gişe yaptı. 



Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com