"Türkiye AB Üyeliği İçin Hazır mı?" başlığı altında soru-yanıt sistemi içinde Türkiye'nin AB üyeliği konusundaki resmi hükümet görüşü Alman vatandaşlarına tanıtıldı.
Sitede, "İmtiyazlı ortaklık bir alternatif olabilir mi?" sorusuna "Türkiye 40 yıldan fazla bir süredir üyelik perspektifine sahip. Aynı zamanda CDU ve CSU'nun yönettiği federal hükümetler de aktif olarak bu gelişmede yeraldılar. Böyle birşeyi, sanki onlara hiç söz verilmemiş gibi bugün yapamayız. İmtiyazlı ortaklık önerisi bu gelişme ve sözleri Türkiye için daha adil hale getirmez" yanıtı verildi.
"Bundesregierung.de" adresinde "Türkiye 2004 sonunda kriterleri tamamen yerine getirebilecek mi?" biçimindeki soru yanıtlanırken Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın başbakanlığı altında önemli reform süreci yürütülürken, halen birçok yerine getirilmeyen kriter bulunduğu belirtildi.
Türkiye'nin reformları 2002 Ağustosu'nda başlattığı kaydedilirken kronolojik olarak belli başla reformlar sayıldı. Uluslararası Af Örgütü'nün reformları olumlu karşılamakla beraber dönüşümü yetersiz bulduğuna değinilirken, "Müzakerelerin açılmaması durumunda reform sürecinin aksaması tehditi bulunuyor. Reformlar yönetim ve adalette büyük bir direnişle karşılanıyor. Reformlar öncelikle Türkiye'deki insanları ilgilendiriyor" denildi.
"Türkiye, Birliğe kısa vadede katılacak mı?" biçimindeki bir soru yanıtlanırken ise CDU ve CSU'nun uyandırmayı denediği "Türkiye'nin üyeliği kapının hemen ardında" izleniminin yanlış olduğu belirtildi.
Yanıtta, "Yıl sonunda Türkiye'yle görüşmelerin başlayıp başlamayacağına karar verilecek. Karar da AB Komisyonu'nun raporu üzerine temellendirilecek. Şayet bu rapor görüşmelerin kabulü yönünde görüş ortaya koyarsa Federal Hükümet olumlu kararı aktif olarak savunacak. O zaman görüşmeler acil olarak başlamalı" denildi. Türkiye'nin üyeliği konusunun Avrupa Parlamentosu seçimlerinde kullanılmaması gereğine değinilen internet sitesinde, "Haziran'da seçilecek Avrupa Parlamentosu Türkiye'nin AB'ye girişine karar vermeyecek. Konunun gündeme getirilmesi Türk vatandaşlarımızı korkutuyor" ifadesi kullanıldı.