Erdoğan, Almanya Başbakanı Gerhard Schröder onuruna Devlet Konukevi'nde öğle yemeği verdi.
Yemek öncesi bir konuşma yapan Erdoğan, Schröder'in ziyaretinin Türkiye-AB ilişkileri bağlamında önem taşıyan bir dönemde yapıldığına işaret ederek, Türkiye'nin AB sürecine verdikleri destekten ötürü teşekkür etti.
Erdoğan, ''Önümüzdeki kritik dönemeçlerde, bu desteğinizi daha da etkin biçimde devam ettireceğinize inanıyor, güveniyorum. Bilhassa Aralık ayına kadar, Almanya'nın Türkiye için temel destekleyici ve yönlendirici ülke olmasına büyük önem veriyoruz'' diye konuştu.
"2005, NORMAL BİR YIL OLMALI"
Lüksemburg zirvesinden bu yana Türkiye'nin AB ile ilişkilerinde kritik dönemlerin yaşandığını ifade eden Erdoğan, ''Artık ilişkilerimizde kritik yılları, dönemleri, dönemeçleri geride bırakmak istiyoruz. 2005 yılının normal bir yıl olmasını arzu ediyoruz'' dedi.
Türkiye ile AB arasındaki ilişkilerin 40 yıldır sürekli teyit edilen taahhütlerle geçtiğini söyleyen Erdoğan, ''Artık ileri gitmek ve bu taahhütleri hayata geçirmek durumundayız'' diye konuştu.
"TÜRKİYE'DE BELİRSİZLİK, YERİNİ GÜVENE BIRAKTI"
Türkiye'nin Helsinki zirvesinden bu yana geçirdiği önemli sürece işaret eden Erdoğan, ''Yapmamız gerekenler listesi giderek kısalmaktadır. O dönem dışarıdan bakanlar için siyasi ve ekonomik belirsizliklerle dolu Türkiye imajı, bugün yerini güvene bırakmaktadır'' dedi.
Bunların Türkiye ve Türk halkının refahı için yapıldığını ve yapılmaya devam edileceğini belirten Erdoğan, ''Siyasi ve ekonomik alandaki reformlarımız geri dönülmez bir noktaya ulaşmıştır. AB ile bütünleşme, daha ileri, çağdaş, demokratik standartlara ulaşma hedefi kamuoyumuzda o kadar sahiplenilmiştir ki, bu noktadan sonra ancak ileri gidebiliriz'' diye konuştu.
''ÖNCELİĞİMİZ ARALIK'TA MÜZAKERELERİN BAŞLATILMASIDIR''
Bunları yaparken AB ile iki stratejik ortak olarak hareket etmek istediklerini söyleyen Erdoğan, ''Bunun için de önceliğimiz, Aralık ayında müzakerelerin başlatılmasıdır. Müzakerelerin açılmasına esas teşkil edecek siyasi kriterler alanında eksik kalan hususları kararlılıkla yerine getirerek, bu kararın önünü açacağız'' dedi.
Türkiye'nin AB sürecinin önümüzdeki dönemde önemli bir gündem maddesi olacağını ifade eden Erdoğan, ''Türkiye'nin Avrupa'daki yeri konusundaki kimi çevrelerin tereddüt beyan eden görüşlerine de, önyargısız ve objektif oldukları takdirde, saygı duyuyoruz. Türkiye'nin Avrupa'dan demografik, kültürel ve dini farklılıklarını reddetmiyoruz'' diye konuştu.
Erdoğan, Avrupa'dan beklentilerinin, Türkiye'yi AB içinde düşünürken, bugünkü haliyle değil, bütün verileriyle üyeliğe hazır hale gelmiş bir noktada tahayyül edebilmesi olduğunu belirtti.
Erdoğan, ancak bu suretle Türkiye ve Türkiye-Avrupa ilişkilerinin gerçekçi bir perspektife oturabileceğini kaydetti.
TÜRKİYE VE AB'NİN ORTAK GELECEĞİ
Başbakan Erdoğan, Aralık ayında müzakerelere başlanmasının Türkiye'nin siyasi ve ekonomik alanlardaki performansını daha da ileri götüreceğini, Türkiye'nin bu sürece kendisine ve Almanya gibi dostlarına güvenerek, inanarak başladığını belirterek, ''Şimdi ise AB'nin Türkiye'nin gücüne, gelişme potansiyeline, Türkiye ve Avrupa'nın ortak geleceği ideallerine inanmasını ve güvenmesini ümit etmektedir'' diye konuştu.
İki ülke arasındaki ilişkilerin önemine de değinen Erdoğan, Almanya'da yaşayan Türk vatandaşlarının kendi kimliklerini koruyarak Alman toplumuna entegrasyonuna da önem verdiklerini belirterek, ''Bu alanda ülkenizle işbirliğine hazırız'' dedi.