23/02/2004 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Gezi
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Anasayfa Son Güncelleme 03:10
23.02.2004
Erdoğan: Türkiye ve Almanya köklü bir ortak

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, demokratik ve özgür dünyanın iki üyesi olan Türkiye ve Almanya'nın köklü ve önemli bir ortaklığı paylaştığını belirterek, "Demokrasiye, özgürlüğe, insan haklarına, hukukun üstünlüğüne verdiğimiz önem, ülkelerimizi birbirine bağlayan temel değerler olmaya devam ediyor" dedi.

Başbakan Erdoğan, Türk-Alman Sanayi Odası'nın Çırağan Sarayı'nda düzenlediği Alman-Türk Ekonomi Forumu'nda yaptığı konuşmada, Almanya Başbakanı Gerhard Schröder ve Alman işadamlarını Türkiye'de ağırlamaktan memnuniyet duyduklarını belirtti.

Erdoğan, şöyle devam etti:

'''Demokratik ve özgür dünyanın iki üyesi olan Türkiye ve   Almanya, köklü ve önemli bir ortaklığı paylaşıyorlar. Dünyanın hızla değiştiğine tanık olduğumuz bir dönemde; demokrasiye, özgürlüğe, insan haklarına, hukukun üstünlüğüne verdiğimiz önem, ülkelerimizi birbirine bağlayan temel değerler olmaya devam ediyor. Paylaştığımız bu ortak değerler, ülkelerimiz arasındaki ilişkilerin çok yönlü ve boyutlu bir içeriğe sahip olması ve geniş bir yelpazede somutlaşmasına da imkan vermiştir. Türkiye ile Almanya arasındaki ilişkiler, kapsamı itibariyle özel bir karaktere sahiptir. Almanya ticaret alanında Türkiye'nin bir numaralı ortağıdır. Karşılıklı yıllık ticaret hacmi 14milyar euroya ulaşmıştır. Mali ve teknik işbirliği alanında ise Almanya birinci sırada yer almaktadır. Türkiye'deki yabancı sermaye içinde Alman sermayesi 4 milyar euro ile 3. sırada bulunuyor.''

Başbakan Erdoğan, Türkiye'ye her yıl 3 milyonu aşkın Alman turistin geldiğini vurgulayarak, bunun da iki ülke halkları arasındaki bütünleşmeyi teşvik ettiğini söyledi.
    
''ARAMIZDAKİ BAĞLAR, HER GEÇEN GÜN ARTMAKTADIR''
    
Erdoğan, ''(Şu anda dünyadaki hangi ülke ile birbirinizi tanıyorsunuz, iyi anlıyorsunuz) denilse, herhalde (Alman milleti) dersek mübalağa yapmış olmayız'' ifadesini kullandı.

Başbakan Erdoğan, bu konuyu bir örnekle açıklamak istediğini ifadeederek, şunları söyledi:

''Bugün sayın Şansölye'ye de söyledim, o da şu: Son Dünya Kupası'nda Almanya'nın final maçını izlerken, adeta vatandaşlarımız Türkiye'nin milli maçını izler gibiydi. Hepsi de Almanya'nın orada alacağı neticeyle hemhal oluyordu. (Bu neden kaynaklanıyor?) derseniz,2.5 milyon vatandaşımızın yaşadığı Almanya'da kurulan köprünün aramızda sağladığı bir elektriklenmeden... Bu elektriklenme, aramızdaki bağları da her geçen gün artırmaktadır. Bu turistler sadeceyaptıkları harcamalarla Türk ekonomisine katkıda bulunmakla kalmayıp, Türk halkıyla olan dostluk bağlarını da her geçen gün artırmaktadır. Nasıl ki Almanya'da yerleşmiş 2.5 milyon vatandaşımız varsa ki bunların da 600 bini Alman vatandaşı olmuştur, aynı şekilde Türkiye'deyerleşmiş şu anda 50 bin Alman vatandaşı var. Bu da ilişkilerin nasıl arttığını, zenginleştiğini ortaya koymaktadır.''

Başbakan Erdoğan, Almanya'daki Türkler'in varlığının iki ülke arasındaki ilişkilerin belki de en önemli boyutunu oluşturduğunu söyledi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türk ve Alman firmalarının üçüncü ülkelerde işbirliği yapmasında çok ciddi bir fırsat bulunduğunu belirterek, ''Alman makamlarının, Alman firmalarını, ülkemizin ve firmalarımızın deneyim ve yeteneklerinden üçüncü ülkelerde ortak girişimler gerçekleştirme yönünde özendirmesini bekliyoruz'' dedi.

Türk-Alman Ekonomik Forumu'nda konuşan Erdoğan, 2000 ve 2001 krizlerinden sonra yeni bir ekonomik programla Türkiye'nin hızlı bir değişim süreci yaşadığını ifade ederek, Irak krizine rağmen kaydedilenekonomik başarıların, Türk ekonomisinin sağlam bir temele dayanarak geliştiğini gösterdiğini söyledi.

Erdoğan, ''Ülkemiz ekonomisinin 2003 yılında kaydettiği dikkat çekici performans, uyguladığımız kararlı ve istikrarlı politikalar, dünya ekonomik çevrelerinin takdirini toplamıştır. Aynı iyimser gözlemler piyasa ve sektör temsilcilerince paylaşılmakta ve bu olumlu eğilim, bizzat vatandaşlarımız tarafından da hissedilmeye başlanmıştır. Tabii çok kısa bir süre içerisinde belki bu halkımızın bütününe yayılmamış olabilir. Ama inanıyorum ki 2004 ve 2005, onun da çok açık, net göstergesi olacaktır'' diye konuştu.

Başbakan Erdoğan, 2002 için yüzde 3 olarak hedeflenen yıllık büyüme hızının yüzde 7.8 olarak gerçekleştiğini, 2003'te ise beklenen yüzde 5'lik büyüme hızının yakalandığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

''2004'te de büyüme hızımızı yüzde 5 olarak tespit ettik. Gayretimiz bu yönde, bu yoldadır. Bir ciddi mali disiplinle, ekonomik programdan taviz vermeksizin bunu da yakalayacağız. Türk ekonomisi, bubüyüme hızıyla OECD ülkeleri arasında da ilk sıralarda yer almaya devam etmiştir. Diğer yandan, faiz dışı fazla hedefi tutturulmuş, enflasyon ise yıl sonu hedefi yüzde 20 iken yüzde 18.9 ile neticelenmiştir. Bu, son 25 yılın en düşük düzeyinde gerçekleşmiştir. Dış ticaretimiz de hızlı ve emin adımlarla gelişmeye devam etmiştir. İhracatımız bir önceki yıla göre yüzde 30'dan fazla artış göstermiştir. Bunun yanında üretim de hızla artmakta, sanayimizin kapasite kullanım oranı yükselmektedir. Atıl kapasite, aktif kapasiteye dönüşmeye başlamıştır.''

Türkiye'de 2004 yılının da gerek yabancı, gerekse yerli sanayinin yatırım için adımlarını attığı bir yıl olması beklentisinde olduklarını vurgulayan Erdoğan, Türkiye'nin, eşsiz coğrafi konumu sayesinde yeni ve gelişime açık pazarlara açılmak isteyen yatırımcılara geniş perspektifler sunduğunu söyledi. 
    
TEŞVİK YASASI
    
Recep Tayyip Erdoğan, kişi başına milli gelirin 1.500 doların altında bulunduğu 36 il için Teşvik Yasası çıkardıklarını, bu yasanın yerli ve yabancı sermayeye aynı haklar getirdiğini hatırlatarak, ''36 ilimizde bir hareketlenmenin şu anda olmaya başladığını yapılan müracaatlarla görüyoruz'' dedi.

Bu illerden Kafkasya, Orta Asya ve Ortadoğu ülkelerine açılmanın mümkün olacağını kaydeden Erdoğan, ''İnanıyorum ki Balkanlar'a buralardan uzanmak mümkün olacak'' dedi. 

Türkiye ve Almanya arasındaki ekonomik ilişkilere de değinen Erdoğan, şunları kaydetti:

''Türk ve Alman firmalarının üçüncü ülkelerde işbirliği    yapmakta çok ciddi bir fırsatı var. Üçüncü ülkelerdeki işbirliği olanaklarını araştırmaları ve ortak girişimler gerçekleştirmeleri, ikitarafın da menfaatinedir. Bu bağlamda, Türk firmalarının Afganistan'damüteahhitlik alanındaki başarıları bundan sonra yapılacak çalışmalar için önemli bir referans teşkil etmektedir. Alman makamlarının, Alman firmalarını, ülkemizin ve firmalarımızın deneyim ve yeteneklerinden üçüncü ülkelerde ortak girişimler gerçekleştirme yönünde özendirmesinibekliyoruz.''

Bir ekonominin sağlıklı şekilde gelişebilmesinin akılcı politikaların yanı sıra yabancı sermaye çekebilme kapasitesine bağlı olduğunu vurgulayan Erdoğan, ''Maalesef Türkiye bu konuda gerçek potansiyelini henüz ortaya koyamamıştır. Bunun arkasındaki nedenlerin bilincindeyiz. Yabancı yatırımcının aradığı güven ortamı tesis edilmişdeğil. Fakat bu güven ortamını tesis etmek için çeşitli yasaları çıkarmış bulunuyoruz'' diye konuştu. 
    
''YATIRIMLARIN ARTMASINI BEKLİYORUZ''
    
Başbakan ErdoğaTürkiye'de istikrar ortamının artık oluştuğunu, hükümet olarak yabancı yatırımı kolaylaştıracak ve bürokratik engelleri kaldıracak bir yapının tesisinin gerektiği bilinciyle çalıştıklarını ifade etti. 

Erdoğan, 17 Haziran 2003'te Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu'nunyürürlüğe girdiğini hatırlatarak, ''Yeni yasal düzenlemelerle Almanya'dan Türkiye'ye yapılan yatırımların artmasını bekliyoruz'' dedi.

Söz konusu kanunun yürürlüğe girişinden 2004 yılı başına kadar Alman sermayeli 97 firma kurulduğunu bildiren Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''Türkiye'nin iyileşen yatırım ortamını, hızla büyüyen ekonomisini, nitelikli ama göreceli olarak ucuz işgücünü ve bölgesel bir lojistik terminal olma kapasitesini yakından tanıyan siz işadamlarının, bu bilgileri meslektaşlarınıza aktarmanızı ve bu imkanlardan da daha fazla yararlanmanızı bekliyoruz. İki ülke çatı kuruluşları arasında özellikle sektörel bazda yapılacak olan karşılıklı ziyaretlerin, işbirliğinin ve gerçekleştirilecek ortak projelerin oldukça faydalı olduğunu düşünüyorum.''

Erdoğan, Türk-Alman İşbirliği Konseyi'nin 18-19 Mart 2004'te Ankara'da yapılacak 10. toplantısının iki ülke arasındaki ilişkilere etkin katkısı olacağını da sözlerine ekledi.

 


Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyetim
www.hurriyetkurumsal.com