22/02/2004 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Gezi
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Pazar
22.02.2004
Gila BENMAYOR
Eyvah yıldızlar fos çıkıyor
  
gbenmayor@hurriyet.com.tr
 

MEĞER BBC'deki ‘‘Star Aşçı’’ Jamie Oliver'in Türkiye'de benden başka hayranları da varmış.

‘‘Çıplak Şef’’ diye tanınan Jamie Oliver'in e-posta adresini soranlar dahi oldu. Bizimkisi çok popüler, kitap yazıyor, vakfı aracılığıyla aşçı yetiştiriyor ama doğrusu hayranlarıyla yazıştığını pek sanmam.

Jamie Oliver, mini eteğin mucidi Mary Quant, Beatles'lar gibi yenilikçiliğe bir nebze uçukluk da katan İngiliz yaratıcılığının son ürünlerinden biri.

Mutfağa el atmış olması, Manş'ın diğer yakasındaki mutfağın görkemi altında yüzyıllardan beri ezilip büzülen İngilizler için büyük bir şans.

Oliver'ın kitaplarının Fransa'da rekor kırmasına rövanş gözüyle de bakabilirsiniz elbet.

Peki bu görkemli Fransız mutfağının üzerinde kara bulutlar dolaşıyor desem?

Açıklamama izin verin.

Fransız mutfağının nam salması bir bakıma şefleriyle, lokantalarıyla ilintilidir.

Paul Bocuse, Alain Ducasse, Pierre Troisgros, Guy Savoy gibi efsane şeflerin yanı sıra başka ünlü şeflerin de lokantaları vardır.

Lokantalar kimi zaman yıldızla, kimi zaman şapkayla değerlendirilir.

Değerlendirmeleri kimlikleri gizli tutulan müfettişler yapar.

Yıldız veren ‘‘Gastronominin İncili’’ diye bilinen Michelin rehberidir.

Şapkayı Gault-Millau verir.

Hatırlarsınız, geçen yıl, bir yıldız ile iki şapka kaybeden ünlü şef Bernard Loiseau başına tabancasını dayayıp intihar etmişti.

Yani Michelin ve Gault-Millau rehberlerinin yaptıkları değerlendirmeler şefler için böylesine önemli.

Ne var ki, geçtiğimiz günlerde bazı itiraflarda bulunan Michelin'in bir müfettişi şu meşhur ‘‘Michelin Yıldızları’’ üzerinde bazı soru işaretlerine yol açtı.

16 yıldan beri Michelin için çalışan Pascal Remy adındaki müfettiş, tuttuğu günlüğü yayınlatmak isteyince kapının önüne konmuş.

İşte bu kuyruk acısı nedeniyle, Remy'nin bir tabuyu yıkarak değerlendirmenin nasıl yapıldığı hakkında konuşmuş.

Peki lokanta müfettişi neler anlatmış?

Michelin'in namını ciddi bir şekilde sarsacak bir sürü şey anlatmış ama bence en önemlisi şu: Üç yıldızlı lokantaların neredeyse üçte biri yıldızlarını hak etmiyor.

Yıldızlar fos çıkıyor...

Remy'ye bakarsanız kimse yıldızlara dokunamıyor zira şefler o kadar ünlü ve güçlü ki kimse onlara uzanamıyor.

Michelin rehberinin 2004 baskısında üç yıldızı hak etmiş olan lokanta sayısı 27.

İkinci sarsıcı itiraf da değerlendirmelerin net, şeffaf kurallar çerçevesinde yapılmamış olması.

Dostluk ilişkisi, kulis oyunları, pazarlama numaraları değerlendirmede etkili olabiliyor.

Kimi zaman yıldızların babadan oğula geçmesi de mümkün.

Michelin'in binlerce lokantayı değerlendirecek yeterli sayıda müfettişi de yokmuş. Lokantaların her yıl ziyaret edildiği sadece bir söylentiden ibaretmiş.

Müfettiş ziyaretleri eskiden iki yılda bir, şimdi ise üç buçuk yılda bir yapılıyormuş.

104 yılda 30 milyon baskısı satılan Michelin esas, Pascal Remy'nin günlüğü yayınlandıktan sonra sarsıntı geçirecek.

Onunla birlikte burunlarından kıl aldırtmayan ünlü Fransız şefleri de...


Gila BENMAYOR
Tüm yazıları
    Oktay EKŞİ
  Tavuk yemi...
 
    Ertuğrul ÖZKÖK
  Hoş geldin Erman Abi
 
    Ali Atıf BİR
  Ne güzel şeymişsin sen kir!
 
    Ayşe ARMAN
  İki Türk erkek evlendi Türkiye birbirine girdi
 
    Bekir COŞKUN
  Sıfır yok oluş...
 
    Doğan HIZLAN
  Viyana'da Anadolu coğrafyasının müziği
 
    Doğan ULUÇ
  50 Cent’in hikayesi
 
    Emin ÇÖLAŞAN
  Sabiha Gökçen
 
    Enis BERBEROĞLU
  Kırmızı çizgiyi ticaretle aşmak
 
    Ercan KUMCU
  Ekonomide zor konular (9)
 
    Erkan ÇELEBİ
  Fotoğraf sektöründe ‘Titanik’ canlılığı
 
    Ferai TINÇ
  New York'un gözleri donuk
 
    Hadi ULUENGİN
  İkindi kestirmesi
 
    Yurtsan ATAKAN
  Çin işi Hint işi kanmanız hayret bişi
 
    Murat BARDAKÇI
  Veto yediklerine şükretsinler, eskiden olsa top güllesi yerlerdi
 
    Pakize SUDA
  Üçüncü sayfa cumhuriyeti
 
    Sedat ERGİN
  Sosyal demokratlar Ankara'yı çok sever
 
    Uğur CEBECİ
  Havacılığın Oscar’ları sahiplerini buldu
 
    Yalçın BAYER
  Taş yerinde ağırdır
 
    Yalçın DOĞAN
  Diktatöre yaş günü armağanı
 
    Mehmet YAŞİN
  Amerika'nın bittiği ada
 
    Özdemir İNCE
  Amerikan şiirine Türk damgası
 
    Oğuz ARAL
  Görünmeyen adam
 
    İlhan SÖYLER
  Sadece Mondi
 
    Korkut GÖZE
  Kardan adam
 
    Vedat OKYAR
  Afedersini var
 
    Şükrü KIZILOT
  Askerliğini yapmayan kızlar memur olamayacak
 
    Osman MÜFTÜOĞLU
  Sendrom X
 
    Ebru ÇAPA
  Kızları güzel, havası güzel jantları niye olmasın?
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com