22/02/2004 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Gezi
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Yazarlar
22.02.2004
Özdemir İNCE
Amerikan şiirine Türk damgası
  
oince@hurriyet.com.tr
 

1970’lerin ortasında Sofya’da, Yazarlar Birliği’nin önünde birkaç yazar duruyor.

Türk asıllı yazarlarla randevum var. Aralarından sadece Hasan Karahüseyinov’u tanıyorum. Bakıyorum, kapının önündeki terasta yok. Gözüme Bulgar Yazarlar Birliği Genel Sekreteri şair Liçezar Elenkov ilişiyor. Yanına yaklaşıp:

‘Türk yazarları gördün mü Liça?’ diye soruyorum. Yani Hasan Karahüseyinov ve arkadaşlarını soruyorum. Yüzüme tuhaf tuhaf bakıp:

‘Türkiye’den yeni yazarlar mı geldi?’ diye bana soruyor. Soruyor, çünkü Türkiye’den konuk yazarlar gelse ilkin onun haberi olacak.

Birden sorumun yanlışlığının farkına varıyorum. Hasan Karahüseyinov’u aradığımı söylesem, belki, ‘O Türk değil Bulgar şairi’ diyecek. Ardından da ‘Bu ne biçim şair, şairlerin etnik kökenine meraklı!’ diye düşünecek. Bir zamanlar ayıptı böyle şeyler...

Çünkü Hasan Karahüseyinov Bulgarca yazan bir şair, Bulgar Meclisinde milletvekili. Türk kökenli, ailesi Türk. Ama ‘Bulgar’... Hızla uzaklaşıp içeri giriyorum.

*

Okuduğum 10 Şubat tarihli 15 gazetede aynı haber vardı: ‘Merkezi Atlanta’da bulunan Amerikan Ulusal Şiir Cemiyetleri Federasyonu’nun 23. kez düzenlediği geleneksel ‘Amerikan Şiir Ödülleri’ (American Poetry Awards) töreni, Türk şairlerin gecesine dönüştü. Gecenin en çok ödül kazanan ismi New York Şairler Cemiyeti tarafından ‘Yılın Şairi’ seçilen Aziz Doğdu oldu.’

Bu Aziz Doğdu’nun Türkiye basınında bir dayısı var anlaşılan. Birkaç yıldır üst üste böyle haberler yayınlanıyor. Haberler yayınlanıyor da şair Aziz Doğdu’nun şiirleri Türkiye’de hiçbir edebiyat ve şiir dergisinde yayınlanmıyor. Oysa yurtdışında yaşayan ve şiirlerini Türkiye’de yayınlayan epeyce Türk şair var. Demek ki Aziz Doğdu ya şiirlerini Türkçe yazmıyor ya da Türk okurunu okuru saymıyor.

Bunların hepsi olabilir. Örneğin Aziz Doğdu’yu ve onun yanı sıra ‘Yılın En İyi Kadın Şairi’ ve ‘Yılın En Yaratıcı Şiiri’ ödüllerini kazanan Mine Bahadır ile ‘Yılın En İyi Yeni Şairi’ ve ‘Yılın En İyi Yaratıcı Şiiri’ ödüllerini alan Alper Başkalfa’ya bu ödülleri veren Amerikan Ulusal Şiir Cemiyetleri Federasyonu’nun ABD’deki önemini bile sorgulamıyorum. Genellikle şiir severlerin, şiir heveslilerinin kurduğu derneklerdir bunlar. Türk edebiyat muhitlerinin ödüllere ilgisizliği de zaten bunu kanıtlamakta... Bununla birlikte kesinlikle küçümsemem. Sevgi ve saygı duyarım.

*

Ben, bu üç şairin Amerikan şiirine Türk damgasını nasıl vurduklarını düşünüyorum. Çünkü bir gazeteye göre Amerikan şiirine Türk damgası vurmuşlar. Bu üç şair büyük bir olasılıkla şiirlerini İngilizce yazıyorlar ya da en azından İngilizce yazdıklarıyla yarışmaya katılmışlar. Bu üç şairin ABD ile bir vatandaşlık ilişkileri olabilir. Acaba ABD’de mi doğdular?

Peki bu üç şairin Türklükle ilişkileri ne, bir Türk anababadan doğmuş olmak mı? Belki de kendilerini Türk hissediyorlardır.

Ama, edebiyat sosyolojisinde ‘doğma’nın, ‘hissetme’nin hiçbir önemi yoktur. Önemli olan şu iki sorunun cevabıdır: Şair şiirini, romancı romanını hangi dille, hangi dilde yazıyor? Hangi ülkenin kimlik ve pasaportunu taşıyor? İkinci sorunun cevabı birincisi kadar önemli değil.

*

Dünyada bunun birçok örnekleri var: Fransız Akademisi Üyesi de olan Eugene Ionesco, şair Tristan Tzara ve filozof Cioran yetişkin yaşlarda Fransa’ya gelmiş Romenlerdir; bizim Yahya Kemal’in hayran olduğu Jean Moreas Yunan’dır, Birinci Dünya Savaşı’nda Fransız ordusu saflarında savaşırken aldığı yaralardan dolayı daha sonra ölen büyük Guillaume Apollinaire ise Polonyalıdır.

*

Yer darlığı yüzünden ben size sadece beş örnek verdim. Siz bunu binle, on binle çarpın dünya için... Türkçe yazdıkları, yazmak zorunda kaldıkları için kimlik bunalımı çeken şair ve yazarlara belki teselli örneği olur diye yazdım bunları... Çünkü Türkçe onlarla onur duymaktadır!


Özdemir İNCE
Tüm yazıları
    Oktay EKŞİ
  Tavuk yemi...
 
    Ertuğrul ÖZKÖK
  Hoş geldin Erman Abi
 
    Ali Atıf BİR
  Ne güzel şeymişsin sen kir!
 
    Ayşe ARMAN
  İki Türk erkek evlendi Türkiye birbirine girdi
 
    Bekir COŞKUN
  Sıfır yok oluş...
 
    Doğan HIZLAN
  Viyana'da Anadolu coğrafyasının müziği
 
    Doğan ULUÇ
  50 Cent’in hikayesi
 
    Emin ÇÖLAŞAN
  Sabiha Gökçen
 
    Enis BERBEROĞLU
  Kırmızı çizgiyi ticaretle aşmak
 
    Ercan KUMCU
  Ekonomide zor konular (9)
 
    Erkan ÇELEBİ
  Fotoğraf sektöründe ‘Titanik’ canlılığı
 
    Ferai TINÇ
  New York'un gözleri donuk
 
    Gila BENMAYOR
  Eyvah yıldızlar fos çıkıyor
 
    Hadi ULUENGİN
  İkindi kestirmesi
 
    Yurtsan ATAKAN
  Çin işi Hint işi kanmanız hayret bişi
 
    Murat BARDAKÇI
  Veto yediklerine şükretsinler, eskiden olsa top güllesi yerlerdi
 
    Pakize SUDA
  Üçüncü sayfa cumhuriyeti
 
    Sedat ERGİN
  Sosyal demokratlar Ankara'yı çok sever
 
    Uğur CEBECİ
  Havacılığın Oscar’ları sahiplerini buldu
 
    Yalçın BAYER
  Taş yerinde ağırdır
 
    Yalçın DOĞAN
  Diktatöre yaş günü armağanı
 
    Mehmet YAŞİN
  Amerika'nın bittiği ada
 
    Oğuz ARAL
  Görünmeyen adam
 
    İlhan SÖYLER
  Sadece Mondi
 
    Korkut GÖZE
  Kardan adam
 
    Vedat OKYAR
  Afedersini var
 
    Şükrü KIZILOT
  Askerliğini yapmayan kızlar memur olamayacak
 
    Osman MÜFTÜOĞLU
  Sendrom X
 
    Ebru ÇAPA
  Kızları güzel, havası güzel jantları niye olmasın?
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com