|
ANKARA, yerel seçimler söz konusu olduğunda, 1970'li yıllardan itibaren sosyal demokratların Türkiye'deki en sağlam kalelerinden biri olagelmişti.
CHP, 1970'li yıllarda Ankara'da Vedat Dalokay, Ali Dinçer gibi iddialı belediye başkanlarına sahip olmuştu.
CHP'nin kapatıldığı 12 Eylül askeri yönetimi sonrasındaki geçiş döneminde Ankara belediyesi bir kez ANAP'a geçti.
Ancak, 1985'teki SODEP-HP birleşmesinden doğan SHP, 1989 yılındaki yerel seçimlerde Ankara Büyükşehir Belediyesi'ni yeniden sosyal demokratlara getirdi.
SHP'li Murat Karayalçın'ın yaratıcı projeleriyle ön plana çıktığı belediye başkanlığı döneminde sosyal demokrat kesim ciddi bir bölünmeye sahne oldu. Deniz Baykal ve arkadaşları, 11 Eylül 1992 tarihinde SHP'den ayrılarak CHP'yi kurdular.
CHP, SHP'NİN ÖNÜNÜ KESİNCE
DYP Lideri ve Başbakan Süleyman Demirel'in 1993 Mayıs ayında Çankaya Köşkü'ne çıkışı ve yerine Tansu Çiller'in gelmesi, SHP Lideri Erdal İnönü'nün bu gelişmeler üzerine hükümetteki görevinden ve parti genel başkanlığından çekilmesine yol açtı.
Murat Karayalçın, 11 Eylül 1993 tarihinde yapılan kongrede SHP liderliğine seçilip kabinede başbakan yardımcılığı görevini üstlenirken, belediye başkanlığından ayrılmak zorunda kaldı.
Ve sosyal demokratların Ankara serüveni açısından bir dönüm noktası olan 27 Mart 1994 yerel seçimlerine SHP ve CHP arasındaki bölünmüşlük tablosuyla gelindi.
SHP, belediye başkan adaylığına sosyal demokrat hareket içinde saygın bir isim olan Dr. Korel Göymen'i gösterdi.
O günlerde SHP ile CHP'nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı için güçbirliğine gitmeleri yolundaki çağrılar karşılıksız kaldı.
CHP, SHP adayı Göymen'in karşısına, ciddi bir şansının olmadığını çok iyi bildiği halde eski belediye başkanlarından Ali Dinçer'i aday olarak sürdü.
GÖKÇEK'E GÜN DOĞDU
Necmettin Erbakan'ın liderliğindeki Refah Partisi, dağınık bir görüntü çizen sola karşı aday olarak daha önce ANAP'ta politika yapmış olan Melih Gökçek'i çıkardı.
Seçim sonuçları, Ankara'nın sosyal demokrat seçmenleri için büyük bir şok oldu.
Kullanılan 1 milyon 525 bin oydan 393 bin 623 oy (yüzde 27.34) Gökçek'e, 387 bin 132 oy (yüzde 26.89) ise Göymen'e gitti.
Aradaki oy farkı 6 bin 473'tü. Oran olarak yüzde 0.45'lik bir fark söz konusuydu.
CHP'nin adayı Dinçer, oyların yüzde 2.09'unu, yani 30 bin 82 oy almıştı.
CHP'nin aday göstermesinin sosyal demokratlara maliyeti, belediye başkanlığının gümüş bir tepside Melih Gökçek'e hediye edilmesiydi.
Bülent Ecevit'in DSP'si ise 111 bin 740 (yüzde 7.76) oy almıştı.
DSP, CHP'NİN ÖNÜNÜ KESİNCE
Ankara'nın kaybedilmesi, SHP-CHP birleşme sürecini hızlandırdı ve aynı yıl 6 Kasım tarihinde iki parti birleşme kararı aldı.
Ve 18 Nisan 1999 seçimlerine gelindi. Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılan RP, FP'ye dönüşmüş ve yine Melih Gökçek'i aday göstermişti.
CHP, bu kez Ankara'nın eski belediye başkanı Murat Karayalçın'ı aday gösterdi. Ancak, Türkiye'nin içine girdiği konjonktürde Ecevit'in DSP'si yükselişe geçmişti.
DSP, oldukça iddialı bir ismi aday olarak gösterdi. CHP'den iki dönem Çankaya Belediye Başkanı olarak görev yapan Doğan Taşdelen, Baykal tarafından dışlanmasına tepki olarak Ecevit'in DSP'sine katıldı ve eski partisine karşı yarışa girdi.
Sol oylar bir kez daha bölünecekti.
AYNI FİLM TEKRARLANDI
Sandıklar açıldığında, kullanılan 1 milyon 690 bin 527 oydan 541 bin 515 oyun (yüzde 33.79) FP'ye, 512 bin 83 oyun (31.95) CHP'ye ve 169 bin 490 oyun (10.58) DSP'ye gittiği ortaya çıktı.
FP ile CHP arasındaki oy farkı yüzde 1.84 oranındaydı. Gökçek, Karayalçın'a 29 bin 432 oyluk bir üstünlük sağlarken, önünü açan, Taşdelen'in adaylığının sol oyları parçalaması olmuştu.
Gökçek'in hem 1994, hem de 1999 yerel seçimlerindeki başarısı önemli ölçüde sosyal demokrat oyların her seferinde göz göre göre bölünmesinin bir sonucuydu.
AKP'yi cumhuriyete karşı olmakla eleştiren, cumhuriyet davasına inanmış sosyal demokratların cumhuriyetin ana sembolü başkent Ankara'daki son 10 yıllık sicilleri bu şekilde özetlenebilir.
Aynı filmi 28 Mart tarihinde yapılacak olan yerel seçimde bir kez daha izlemeye hazır mısınız?
Filmi izlerken yanınıza patlamış mısır almayı lütfen ihmal etmeyin. |