22/02/2004 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Gezi
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Yazarlar
22.02.2004
Ferai TINÇ
New York'un gözleri donuk
  
ftinc@hurriyet.com.tr
 

KIBRIS görüşmelerini izlemek için gittiğim New York'ta aldığım notları bugün sizinle paylaşmak istiyorum.

New York bu gidişimde her zamankinden farklıydı. Sovyetler Birliği'nin yıkılmasından hemen sonra, kendine güven ve yeni bir ufka hareket dinamizmi ile 90'lara giren New York, Yuppileri ile hamle yaptığı 85-90 arası parlaklığını yitirmiş gibi geldi gözüme.

Kent hayatının hızlı akışının tayyörlü ve takım elbiseli genç bankacı ve borsacı kalabalığı ile onların talepleri etrafında gelişen yaşam biçimi artık yok. 11 Eylül sonrası New York'un gözleri donuklaşmış.

5.Cadde'deki en şık alışveriş merkezleri sıradanlaşmış, İtalya'nın Fransa'nın büyük markalarının adını taşıyan mağazaların eski merakı uyandırmadığı hemen anlaşılıyor. İsimler farklı ürünlerin çoğunun içindeki marka aynı ‘‘made in China’’.

Bazı büyük dükkanlar kapılarını kapatmış kiracı bekliyor, adları klasikleşen beş yıldızlı oteller köhnemiş.

Time's Square'in parlaklığı 21'inci yüzyıla taşınamamıştı.

Kitapçılar eskisi kadar kalabalık değil. Müziğe ilgi daha farklı. Ama dükkanlarda klasik müzik rafları öylesine erimiş ki, neredeyse yok olmuş. Pop müzik, pop kültür, popla, hopla, ne bulursan topla kültürünün, o da kendiliğinden değil, pompalanarak canlandırılmak istenen bezginliğini gördüm bu kez New York'ta.

Nedenini sorduğumda, ‘‘Gençler artık kent dışında yaşamayı tercih ediyorlar, elektronik ortamlarda iş ilişkileri, alışveriş daha canlı’’ dediler.

Aslında çok zengin bir sanat, sinema, tiyatro, edebiyat, caz, müzik hayatı vardı yine eskisi gibi, ama eskiden moda olan merkezlerin çok dışında, alternatifin alternatifi mekanlarda.

* * *

CNN ilk yayına başladığı günden beri favori kanalım olmuştu. Gazetede, bizim dış haberler servisinde sürekli açıktı CNN. Hayatımızın, kendimiz kadar yapışık bir parçasıydı. Şimdi de CNN Türk öyle, sürekli onu izliyorum. New York'a gidince de doğal olarak otelde CNN'i açtım. Evet, her zaman uluslararası kanal ile ülke içine yayın yapan kanalı farklı olmuştu ama bu kez iş çığırından çıkmış. Haberlerden hemen sonra ‘‘Aldatmak’’ ile ilgili bir program başladı. 68'li bir çift vardı ekranda. 50 yaş krizine göğüs geremeyip bir genç kadının kolları arasında kendisini bulan pişmanlık içindeki bir koca ile, ‘‘ah’’ı gitmekte olan kalbi kırık, süngüsü düşük, şaşkın, affetse ne olur, affetmese ne olur ruh halinde bir kadın. Bir saate yakın duygular didik didik edildi. Ne ayıp, ne yazık. Okuyucular telefonla katıldı adamı ayıpladı. Sonra program yapımcısı hızını alamadı. Hayvanlarla ilgili bir belgeseli ekledi. Acaba aldatmak genetik miydi? Bir erkek maymunun sadakatsizliğinin peşinden sürüklendik birkaç dakika. ‘‘Bakın sevgili izleyiciler bilim adamları da söylüyor’’du, ‘‘erkekler, genetik yapıları icabı aldatıyorlar’’dı. E pesti doğrusu. CNN, Fox TV ile rating yarışına girince böyle olmuştu. Ertesi günkü programda ise ‘‘öpüşmek’’ incelendi enine boyuna.

USA Today Gazetesi'nde bir araştırma vardı. ABD'de, televizyonların esas izleyicisi 18-34 yaş arası genç erkeklerdi, onlar da anne babaları kadar fazla izlemiyorlardı, ama rahat para harcadıkları için reklam verenlerin hedef kitlesiydiler. Sevdikleri ise tempolu sitcom'lar, ve hayatın gerçekleri yani reality show'lardı. 50'lerde 10 evden 9'unda ikiden fazla insan yani ‘‘aile’’ yaşarken, şimdi 4 evden 1'inde bir yalnız yaşayan vardı. Hayat bu genç, sürekli iş ve mekan değiştiren ‘‘müzmin bekarlar’’ın beklentilerine, değişen duyarlılıklarına cevap yetiştirirken, 20'inci yüzyılın yerleşikliklerini de sarsacaktı elbet.


Ferai TINÇ
Tüm yazıları
    Oktay EKŞİ
  Tavuk yemi...
 
    Ertuğrul ÖZKÖK
  Hoş geldin Erman Abi
 
    Ali Atıf BİR
  Ne güzel şeymişsin sen kir!
 
    Ayşe ARMAN
  İki Türk erkek evlendi Türkiye birbirine girdi
 
    Bekir COŞKUN
  Sıfır yok oluş...
 
    Doğan HIZLAN
  Viyana'da Anadolu coğrafyasının müziği
 
    Doğan ULUÇ
  50 Cent’in hikayesi
 
    Emin ÇÖLAŞAN
  Sabiha Gökçen
 
    Enis BERBEROĞLU
  Kırmızı çizgiyi ticaretle aşmak
 
    Ercan KUMCU
  Ekonomide zor konular (9)
 
    Erkan ÇELEBİ
  Fotoğraf sektöründe ‘Titanik’ canlılığı
 
    Gila BENMAYOR
  Eyvah yıldızlar fos çıkıyor
 
    Hadi ULUENGİN
  İkindi kestirmesi
 
    Yurtsan ATAKAN
  Çin işi Hint işi kanmanız hayret bişi
 
    Murat BARDAKÇI
  Veto yediklerine şükretsinler, eskiden olsa top güllesi yerlerdi
 
    Pakize SUDA
  Üçüncü sayfa cumhuriyeti
 
    Sedat ERGİN
  Sosyal demokratlar Ankara'yı çok sever
 
    Uğur CEBECİ
  Havacılığın Oscar’ları sahiplerini buldu
 
    Yalçın BAYER
  Taş yerinde ağırdır
 
    Yalçın DOĞAN
  Diktatöre yaş günü armağanı
 
    Mehmet YAŞİN
  Amerika'nın bittiği ada
 
    Özdemir İNCE
  Amerikan şiirine Türk damgası
 
    Oğuz ARAL
  Görünmeyen adam
 
    İlhan SÖYLER
  Sadece Mondi
 
    Korkut GÖZE
  Kardan adam
 
    Vedat OKYAR
  Afedersini var
 
    Şükrü KIZILOT
  Askerliğini yapmayan kızlar memur olamayacak
 
    Osman MÜFTÜOĞLU
  Sendrom X
 
    Ebru ÇAPA
  Kızları güzel, havası güzel jantları niye olmasın?
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com