|
NEY gösterisini İstanbul'da Uluslararası Felsefe Kongresi'nde seyretmiştim.
Şimdi de Viyana'da gördüm. 2000 kişilik bir salonda. Avusturya'nın bütün önemli şehirlerini dolaşmışlar, aynı ilgi, aynı kalabalık, aynı coşku...
Günümüz dünyasında sesler birbiri içinde yankılanıyor, yüzyılların vals temposuna alışık Avusturyalılar buna zeybeklerin, horon tepenlerin ritmini kattı.
Ney, zaman içinde sahneye oturmuş folklorla balenin dostluğunu gerçekleştirmiş.
Avusturyalılar bu gösteriden bir ulusu, ses ve tarihi ve ritmiyle tanıdılar, en doğru, en yanıltmaz yoldan.
Magic Life'ın sahibi Dr. Cem Kınay olmasaydı, bu güzel, başarılı, Türk'ü ve Türkiye'yi tanıtan NEY sahnelenemezdi. Ona teşekkür ederim, estetik borcumuzu ödemeliyiz.
Ali Erten de kendini bu gösterilere adamış, dansçılarla adeta özdeşleşmiş.
Her gösteri ayrı şehirlerde, ayrı mekánlarda insanı farklı biçimde etkiler.
Viyana'da NEY'i 2000 kişiyle birlikte seyrederken, coşkumun ve duygularımın derecesi çok yükseklerde dolaşıyor.
Bu ruh haline milliyetçilik değil, milletçilik diyorum.
2000 kişilik bir salonu doldurmanın sevincini yaşarken, Ali Erten bu rakamın Salzburg'da 6000 olduğunu söylüyor. Dünya vatandaşlığı birbirini sanatla tanıyor.
* * *
TÜRK insanının ruh macerasını tek cümlede özetleyebilirim:
Ney dinlerken münzevi, horon teperken dünyevi.
NEY, bunu müzikle, hareketle ispatlıyor.
Türk'ün Türk'e kendini tanıtmasını çok eleştirdik, oysa bu gösteriyle Türk'ü, Türkiye'yi Avrupa'ya tanıtıyoruz.
Uzun bir turne programı var. Bu ekibin yeni çalışmalarını görecek, yeni başarılarını alkışlayacağız.
Neden NEY'i önemsiyorum? Çünkü sadece bir folklor gösterisi değil, folklorik unsurları, modern bir koreografi içinde bugüne getirmiş. Piyanist Dr. Ömer Önder'in sahne gerisindeki önemli çabasını unutmayalım.
NEY, müzik aracılığıyla tarihimizden kesitleri öğretiyor yabancı seyirciye.
NEY, 12 Temmuz'dan beri sahnede; Aspendos başta olmak üzere, 60 kez göründü!
İlk icrasından bugüne kadar izlediğim NEY'in nasıl geliştiğini, nasıl daha modernleştiğini gördüm.
Birçok ülkeden alanının ustası, uzmanı, doruk adı çalıştı, senteze böyle ulaşıldı.
Viyana bu kadar mı? Hiç olur mu?
Ancak NEY'in ekseninde dostlarla hep bunu konuştuk, bunu tartıştık. Viyana'da yeni dostlar tanıdık. Hepimiz birbirimize bir sanat gösterisinin ibrişimiyle bağlandık.
Eski başbakanlardan Franz Vranitsky, izleyenler ve beğenenler arasındaydı.
* * *
VİYANA'da güzel günler geçirdik. |