21/02/2004 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Türkiye
Piyasanet
Yeni-ekonomi
Dünya
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Gezi
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Türkiye
21.02.2004
Ege CANSEN
Milli gelir artışından daha hızlı zenginleşmek
  
ecansen@hurriyet.com.tr
 

MİLLETLERİN zenginliği, kişi başına düşen milli gelirleriyle ifade ediliyor. Her milletin milli geliri, kendi para birimiyle hesaplanır.

Milletler arasında kıyaslama yapabilmek için, ulusal para birimiyle ifade edilen büyüklükler kural olarak ‘‘Amerikan Doları’’na çevrilir. Bu çevirme sırasında kullanılan iki oran vardır. Birincisi, ‘‘Kambiyo Kuru’’ (Rate of Exchange) diğeri Satınalma Gücü Paritesi (PPP-Purchasing Power Parity) dir. Az gelişmiş ülkelerin kişi başına milli geliri, PPP hesabıyla, kambiyo kuruna göre bulunan değerden büyüktür. Dünya Bankası tarafından hazırlanan, 2003 yılına ait ‘‘Dünya Kalkınma Raporu’’unda, Türkiye'nin kişi başına milli geliri, (2001 yılı için) kambiyo kuruna göre 2 bin 540 dolarken, PPP'ye göre 6 bin 640 dolardır. 2003 için bu değerlerin sırasıyla, 3 bin 500 ve 7 bin dolar alarak çıkacağını sanıyorum.

* * *

Önce şunu belirteyim. Bir milletin, diğer milletlere göre gerçek zenginliğini anlamak için, PPP'ye göre bulunan rakamlara bakmak lazımdır. Kambiyo kuru üzerinden yapılan çevirmeler hem yanıltıcıdır, hem de çapraz kur değişimlerinde aşırı dalgalandığı için şaşırtıcı hatta anlamsız sonuçlar verir. Çünkü kambiyo kurları daha ziyade o ülkenin dış ekonomik ilişkileriyle ilintilidir. Halbuki kıyaslamadan amaç, o ülkede yaşayan kişilerin elde ettikleri gelirlerle, başka bir ülkede hangi refah düzeyinde bir hayat süreceğini göstermek değil, kendi ülkesinde sürmekte olduğu hayat seviyesini bulmaktır. Bunu da PPP daha iyi ifade eder.

* * *

Avrupa Birliği'ne uyum gösterdikçe ve özellikle girdikten sonra Türkiye'de kişi başına milli gelir hesaplarında iki önemli değişiklik olacaktır:

1. TL ile hesap edilen kişi başına milli gelir rakkamını, kambiyo kuruna ve PPP'ye bölerek bulunan iki ayrı değer arasındaki fark azalacaktır.

2. Türkiye'de döviz cinsinden kişi başına milli gelir, sabit fiyatlı TL ile hesaplanan gelir artış yüzdesinden yüksek bir oranda artacaktır.

Bunun sebebi TL'nin, yabancı paralar cinsinden değerlenmesi olacaktır. Ekodialog ekibi olarak Bakan Babacan'la yaptığımız TV sohbetinde bu konu ortaya çıktı. Ancak zaman kısıtlaması yüzünden üzerinde fazla duramadık. Bu yazıda eksik kalan irdelemeyi tamamlamak istiyorum. TL'nin gerek Euro gerek dolar karşısında değer kazanması, AB ile uyumumuz arttıkça artacaktır. Aşırı değerlenen TL, (Çarşamba günkü yazımda belirttiğim üzere) artan bir dış ticaret açığına sebep olabilir. Ancak ‘‘cari açık’’ denilen döviz açığının aynı derecede artmaması mümkündür. Cari açık, yıllık olarak, milli gelirin yüzde 2-3'ü dolayında kalırsa, TL'nin bu değerlenme süreci ınkıtaa uğramaz. Bunu sağlayacak olan, turizm ve işçi havalelerinin artmasıdır. Yabancı ülkelerde iş yapan şirketlerin Türkiye'ye yapacakları faktör geliri transferleri de çok önemlidir. Yunanistan'da deniz taşımacılığı gelirlerinin, Yunan ekonomisinin stabilizasyonuna müsbet katkısı olmuştur. İspanya ve Portekiz de artan dış ticaret açıklarını, turizm gelirleriyle kapatabilmiştir. Doğrudan Yabancı Yatırımlara hiç girmedim. Cari açıkların, sermaye hareketleriyle kapatılmasına karşıyım. Bu kaynaktan ülkeye giren döviz, Merkez Bankası rezervlerini arttırmaya yarar, o kadar.

Son Söz: Hesaben de olsa, zenginleşmek güzeldir.


Ege CANSEN
Tüm yazıları
    Oktay EKŞİ
  İnanılır gibi değil...
 
    Ertuğrul ÖZKÖK
  Bir ‘medya savaşı’nın hasar tespiti
 
    Ayşe ARMAN
  Sizi hayallerinizin efendisiyle tanıştırıyorum
 
    Ayşe  ÖZEK KARASU
  Bugün özürlüler için ne yaptın
 
    Bekir COŞKUN
  Tavuklar...
 
    Cüneyt ÜLSEVER
  Kültür
 
    Doğan HIZLAN
  Aperitif Kitaplar
 
    Emin ÇÖLAŞAN
  Zafer çığlıkları nerede?
 
    Erdal SAĞLAM
  Faiz riskinden sonra kur riski de artıyor
 
    Fatih ALTAYLI
  Hepinizi affettim
 
    Hadi ULUENGİN
  Hem evet hem hayır
 
    İlter TÜRKMEN
  Çözüm için çok çalışmak şart
 
    Kanat ATKAYA
  Ne yazsam yazısı
 
    Pakize SUDA
  O an...
 
    Tufan TÜRENÇ
  İstanbul’un metroseksüel haritası
 
    Tolga AKYILDIZ
  Vitamin niyetine
 
    Yalçın BAYER
  Mısır-tavuk ilişkisi
 
    Yalçın DOĞAN
  400 bin yılın değişimi
 
    Güzin  Abla
  Genç bir erkeğin aşk acısı!
 
    Özdemir İNCE
  Acilci seçmen
 
      
Mehmet Ali BİRAND
  Beyler, siz kendi işinizle uğraşsanıza
 
    Şükrü KIZILOT
  Gol atmadan kazanmak
 
    Figen BATUR
  Kalua
 
    Nora ROMİ
  Uyuyan Güzel Komedisi
 
    Pako'nun Sayfası
  O bakışlardaki şefkat
 
    Zeynep GÖĞÜŞ
  Özel statü: Son söz söylenmedi
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com