21/02/2004 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Gezi
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Yaşam
21.02.2004
Bir araya gelmişken albüm yapalım dedik
 

Tuğçe ERDEMLİ

Elektronik müziği farklı müzik tarzlarıyla birleştirip yeni bir akım yaratmak artık moda. Bu miks modanın son örneği türkülerle elektronik müziği birleştiren Orient Expression.

Grubun ismi yeni belki ama grubu oluşturan isimleri farklı performanslarından tanıyoruz: DJ Yakuza (Can Utkan) (29), Richard Hamer (40), Murat Uncuoğlu (35) ve Cem Yıldız (33). Türkçe, İngilizce ve Kürtçe parçaları ise sürpriz isimler söylüyor: Türk Halk Müziği sanatçısı Sabahat Akkiraz, Kürtçe albümü yeni piyasaya çıkan Aynur Doğan ve Dilek Yıldız. Murat Uncuoğlu, albümün tüm düzenlemelerini ve projenin ses mühendisliğini yaptı. Elektronik müziğin usta ismi Murat Uncuoğlu. 24 Şubat Salı günü Babylon’da sahne alacak Orient Expression’un albümü Türkiye’den sonra Avrupa ve Amerika’da piyasaya çıkacak.

Yaptığınız albümle yepyeni bir tarz ortaya çıkardınız. Böyle bir eksiklik mi vardı, nereden aklınıza geldi?

DJ Yakuza:
Aslında böyle bir albüm yapmayı konuşuyorduk. Türk müziğini, elektronik müziği ve cazı bir şekilde harmanlayabilsek keşke, diye. Cem ve Richard’ın katılması bize melodik açıdan artılar getirdi ve yapmaya karar verdik.

Murat Uncuoğlu: Bizim amacımız kesinlikle Doğu ve Batı müziğini buluşturmak değil. Bu yaptığımız yeni bir sound olarak da çıkmadı ortaya. Amacımız Doğu müziğinden hisli bir takım duygusal doğaçlamalar yapmaktı ki bu cazda da vardır. Yani bizi asıl ilgilendiren Arap müziğinin bilinen oynak tarafıyla değil de, gerçekten derinlere inen bir müzik yapmak. Hem sözleriyle, hem de insana çağrıştırdığı fikirleriyle farklı olsun istedik. Albümdeki sözlere bakın, aşkı bambaşka bir yolla anlatılıyor.

Bu tarz bir albüm için gruptakilerin anlaşması çok önemlidir. Çoğunlukla şarkılar son halini alana kadar problemler çıkar. Böyle bir durumla karşılaşmadınız mı?

M.U.:
Kayıtlarda birbirimizle konuşmaya bile gerek duymadık. Gruptan bir kişiyle bile anlaşmazlık çıksaydı bu işi çıkaramazdık. Kayıtlar sırasında ortaya çıkana herkes tamam dediğinde iş bitiyor. Aynı anda stüdyoya girdiğimiz için küçücük bir melodi hepimizin katkısıyla birden kocaman bir şarkıya dönüşebiliyor. Bazen stüdyoya girerken tek bir şarkı üzerinde çalışıp bitirelim diye düşünüyorduk. Ama o kadar farklı fikirler çıkıyordu ki, o parça üzerinde bir hafta çalışmak zorunda kalıyorduk.

Vokaller için farklı farklı isimlerle çalışmak albümün daha fazla duyulması için iyi bir etken olabilir mi?

Richard Hamer:
Aslında, albümdeki şarkıları popüler şarkıcılara söyletelim gibi hiçbir kaygımız olmadı. Bizim için önemli olan albümün yerel havasıydı. Bunu yakalamak için şarkıları en iyi yorumlayabilecek isimleri aradık. Bizim halk müziği şarkıcılarının standart bir çalışma tarzı vardır ve onun dışında bir çalışma istemezler. Bizim albümümüz herkesin yapmak istediğine çok uygun bir çalışma oldu. Herkes tutuculuğunu bıraktı.

Albüm Türkiye’den sonra Avrupa ve Amerika’da da piyasaya çıkacak. Nasıl tepkiler bekliyorsunuz?

D.Y.:
Yaptığımız ilk parça ‘İstanbul’. Bu şarkı zaten İngiltere, Almanya, Avustralya’da birçok toplama albüme girdi. Bunun dışında bu ülkelerdeki birçok müzik eleştirmeninden de olumlu eleştiriler geldi.

Yaptığınız müziğe ne ad vermeyi tercih ediyorsunuz. Çünkü üzerinde uzunca bir süre konuşulacağa benziyor.

M.U.:
İyi müzik desek... Elektronik Dünya Müziği diyebiliriz. Müzik eleştirmenleriyle görüştük, bir gruba dahil edemiyorlar. Avrupa’da bile bu tarz müzik çalışmalarının nereye adapte edilebileceği hakkında belli bir fikir yok. Biraz yeni olmasının da etkisi var elbette. Normalde albümün içinde hangi tarz ağır basarsa o şekilde anılır. Ama biz böyle bir sınırlamaya gitmek istemediğimiz için ‘World Beat’ tanımlamasını tercih ederiz.

Bu grubu kimler dinleyecek? Elektronik müziği sevenler mi, yoksa Türk müziğini sevenler mi?

D.Y.:
Çok çeşitliliğe sahip bir albüm olduğu için hem elektronik müziği takip edenler, hem de halk müziği ve türküleri dinleyenlerin tercih edeceğini düşünüyoruz. Daha albüm çıkmadan, bir mekanda DJ’lik yaparken yaptığımız çalışmalardan bir tane çalmıştım. Müşteriler, hemen ardından da garsonlar ne çaldığımı sordu. Bu da her kesimden insanların yaptığımız müziği dinleyebileceği sonucunu çıkarttırdı.

R.H.: Bizim tek bir kesime seslenmek gibi bir amacımız yok. Yaptığımız müziğe birçok insan iyi tepki verdi. Ne saf halk müziği yapıyoruz ne de avangard müzik yapıyoruz. Herkesin hoşlanabileceği bir yerler var. Aslında biz de merak ediyoruz kimler dinler bizi diye.

ALBÜM FİKRİ NASIL ÇIKTI

DJ Yakuza grubun bir araya geliş hikayesini ‘Pek de zor olmadı. Biz aslında birbirimizi uzun zamandan beri tanıyoruz. Murat ve ben Radio Oxigen sayesinde tanıştık, birçok işte birlikte çalıştık. Ardından Richard Hamer ve Cem Yıldız’la tanışınca bütün taşlar yerine oturdu. Madem bir araya geldik bir şeyler yapalım dedik ve böylece ilk adımı atmış olduk’ diye anlatıyor. 



Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com