|
MALİYE Bakanı Kemal Unakıtan bildiğiniz gibi aklındakini açık bir dille söylemeyi seven bir insan. Ama geçenlerde söylediği, ‘‘Gözlerimi kapatıp devlete ait olan her şeyi babalar gibi satacağım’’ cümlesi eğer emekli Büyükelçi Bilal Şimşir'in bize de gönderdiği bir mektuptaki imdaat çığlığıyla birleşmeseydi, doğrusu pek de önemsemeyecektik.
Şimşir şimdi ‘‘Kültür ve Sanat Emekçileri Sendikası’’nın Genel Başkanı imiş. Mektubu zaten o sıfatla yazıyor ve halen Meclis'te görüşülmekte olan Kamu Yönetimi Temel Kanun Tasarısı'nın, daha önce farkına varmadığımız ama çok sakıncalı görünen bazı hükümlerine dikkati çekiyor.
Sözü -mektubu özetleyerek- Bilal Şimşir'e bırakalım:
‘‘ABD ve AB koalisyon güçleri, Irak'a girdiklerinin 3. gününde, tüm dünya kamuoyunun gözleri önünde Irak Milli Kütüphanesi'ni yakıp yıktılar; ardından 7 bin yıllık tarihsel ve kültürel değerleri yağmalayarak 170 bin eseri kendi ülkelerine kaçırdılar. Irak'ta bu işi silahla yapanlar, bizim ülkemizde yasayla yapmak için Kamu Yönetimi Yasa Tasarısı'nı (...) Meclis gündemine getirmişlerdir. (...)
Bu yasayla (...) AKP hükümeti, kültür ve sanat alanlarında hizmet üretmek sorumluluğundan feragat etmiştir. Nitekim (...) eski Başbakanlık Müsteşarı Fikret Üçcan, sendika yönetim kurulumuzla yaptığı görüşmede, ‘Satmaya müzelerden başlayacağız. Tiyatro, opera, koro, kütüphaneleri de devre dışı bırakarak biz bakanlık olarak sadece organize görevi yapacağız' sözüyle bu görüşümüzü doğrulamıştır.
(...) Hal böyle olursa, halk kütüphanelerinin belediyelere devri, bu kurumlarda siyasi kadrolaşmayı artıracak ve rafların Fethullah Gülen'lerin, Said-i Nursi'lerin kitaplarıyla dolmasını sağlayacaktır. (...)
Yasanın 5-6'ncı ve geçici maddeleriyle kültür ve sanat hizmeti üreten kurum ve kuruluşlar (...) iki yıl içinde tasfiye edilecektir. Ne gireceğiz dedikleri AB'de ne de başka bir ülkede olmayan bu uygulama ile ülkemizde kültür ve sanat kurumlarımız işlevsizleştirilerek yok edilmek istenmektedir.
(...) Kültür ve Turizm Bakanı Erkan Mumcu, ‘Müzelerin işletmelerini özel şirketlere devredeceğiz' açıklamasını kamuoyuna yapmıştır. (...) Kültür Bakanı Müsteşar Yardımcısı İsmail Kökbulut, Ayasofya Müzesi'ne İtalyanların talip olduğunu, mevcut geliri 2 katına çıkaracaklarını ifade etmişlerdir.
(...) Bizler sendika olarak Kültür Bakanı ve bürokratların açıklamalarından, satılmaya hazırlanan müzelerimizden sadece Ayasofya'yı öğrenebildik. Mevlana, Topkapı, Efes, Anadolu Medeniyetleri müzelerimize hangi ülkelerin talip olduğunu öğrenemedik. (...) Bunu özellikle yabancı kuruluşların hevesle beklediğini biliyoruz.
(...) Müzelerin (...) depolarında da bulunan ve envanteri yapılmamış 580 bin eserin akıbetinin ne olacağı sorusu, aklımıza doğrudan Irak örneğini getirmektedir.(...)’’
|