|
TASARRUF Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), İmar Bankası operasyonuna dayanarak Uzan Grubu'nun 219 şirketinin yönetimine el koyunca tartışma yine alevlendi: ‘‘Bankalar Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 5020 Sayılı Kanun Anayasa'ya aykırı. Şirketler ilerde mahkemelerden Uzan Grubu'na dönebilir.’’
Ticaret Hukuku Uzmanı Prof. Dr. Hayri Domaniç, ‘‘TMSF olmayan yetkisini kullandı’’ diyerek, şu tezi savundu: ‘‘4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 5020 sayılı Kanun ile değiştirilen 15/7-a maddesinde, ‘Fon, alacağının tahsili için yarar görmesi halinde ve Fon'a borçlu olup olmadıklarına bakılmaksızın hisseleri kısmen veya tamamen kendisine intikal eden bir bankanın her türlü iştirakine hakim ortakların sahibi olduğu şirketlerin yönetimini devralmaya yetkilidir' deniliyor. O zaman TMSF yanlış yapmış demektir. Zira İmar Bankası hisseleri TMSF'ye devrolmadı. İmar Bankası'nın bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izni kaldırılarak tasfiyesine geçilmiştir.’’
İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Maliye ve Ekonomi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Süheyl Donay ise TMSF’nin Uzan Grubu şirketlerinin yönetimine el koymasının 5020 sayılı Kanun'a uygun olduğunu vurguladı.
CNN Türk'te dün Meliha Okur'un sorularını yanıtlayan TMSF Başkanı Ahmet Ertürk, el koyma işlemin 5020'ye uygun olduğunu vurgulasa da, hem bazı yazarlar, hem de önde gelen bazı hukukçuları, ‘‘el koyma yasaya aykırı, şirketler Uzanlar'a geri dönebilir’’ tezini savununca kafalar karıştı.
Öyleyse konuyu biraz daha açmakta yarar var. Bunun için olayın hukuksal yönünü ve uygulamayı çok iyi bilen bir uzmana danıştım. İlk tepkisi şu oldu: ‘‘5020 sayılı Kanun aslında kanun yazma tekniğinden çok uzak ve karmaşık. Bu yüzden Kanun'un maddelerini isteyen istediği yöne çekebilir. Prof. Hayri Domaniç, Uzanlar adına Danıştay'da İmar Bankası davasını takip ediyor. Domaniç Hoca, mahkemelerden karar çıkartıp, 5020 sayılı Kanun'u Anayasa Mahkemesi'ne götürmeyi deneyebilir. Belki haklı da çıkabilir.’’
Uzmanımız ertesi gün aradı: ‘‘Yeniden inceledim. Boşuna kafa karıştırılıyor. TMSF'nin yaptığı işlem 5020 sayılı Kanun'a uygun. Kanun'un 27'inci maddesinin ek 1 ve ek 2'nci maddelerine bakın, bunu görün.’’
27'inci maddede yer alan ek madde 1, öncelikle TMSF'nin attığı adımların, ‘‘Bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izni kaldırılan ve tasfiyeleri Fon eliyle yürütülen bankaları da kapsadığını’’ ortaya koyuyor. Bu madde, söz konusu bankada, (İmar) mevduatı bulunanlara ödemelerin Hazine ve TMSF'nin ortak önerisiyle Bakanlar Kurulu tarafından belirlenecek esaslara göre yapılacağını gösteriyor.
İmarzedeye ödeme bu çerçevede başlatıldı. Toplam 8 katrilyon lirayı aşkın (bunun 7.5 katrilyon lirası bankada yok) ödeme adım adım yapılacak.
Aynı madde, TMSF'nin ortaya çıkan farkı, yani 7.5 katrilyon lirayı tahsil etmesine de yol gösteriyor. Maddenin bu bölümü, bırakın Uzan Ailesi'ni, İmar Bankası'nın tüm yönetim kadrosu ile en küçük imza yetkisi bulunan çalışanının bile gerektiğinde her türlü malına el koymayı içeriyor.
Madde bir de şu göndermeyi yapıyor: ‘‘Ayrıca ortaya çıkan farkın, (yani 7.5 katrilyon liranın) 14 ve 15'inci maddelerde yer alan hükümler dahilinde takip ve tahsiline Fon tarafından karar verilebilir...’’
Bu gönderme, TMSF'nin elini daha da güçlendiriyor...
Uzmanımız, ‘‘Tereddüt yok, TMSF, Kanun'a uygun iş yaptı’’ diyor.
Sizce de öyle görünmüyor mu?
Bu kanun her yöne hareketli
KONUŞTUĞUM uzman, TMSF'nin Uzan Grubu şirketlerine el koyarken kullandığı 5020 sayılı Kanun için şu benzetmeyi yapıyor:
‘‘Bu Kanun ileriye, geriye, yana, yani her yöne hareket edebiliyor.’’
Uzmanımız Kanun'un bu özelliğinin Anayasa'ya aykırılığı iddiaları için de şu tezi ortaya koyuyor: ‘‘Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer bu yasayı geri çevirmeden onayladı. Anayasa Mahkemesi'ne de götürme gereği duymadı. Sayın Sezer'in çok iyi bir hukukçu olduğunu unutmayalım. Ayrıca 5020 sayılı Kanun, önceki kanunlara dönük düzeltmeleri, boş kalan yerleri doldurma özelliğini taşıyor. Bu saatten sonra 5020'nin Anayasa Mahkemesi'ne götürülüp, oradan döndürülmesi zor görünüyor.’’
Uzan şirketlerine yeni para vermeyin
TMSF'nin Uzan Grubu'nun 219 şirketinin yönetimine el koyması yeni korku başlattı. Bu korkuyu da Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'yla (BDDK) yakın mesaide olan bir bankacı dile getirdi: ‘‘Aman Uzan şirketlerine yeni para konulmasın. Türk halkının vergileri gayya kuyusuna atılmasın.’’
Aynı bankacı, şu uyarıyı yaptı: ‘‘TMSF'nin birinci önceliği, Uzan Grubu şirketlerinden para kaçırılmasını önleyip, oralardaki kazançla tahsilata yönelmek. Bu şirketleri rehabilite etmek TMSF'nin işi değil. Eğer rehabiliteye dönülürse, o zaman işletme sermayesi falan derken Uzan Grubu şirketlerine yeni para konulması gündeme gelir. O zaman İmar Bankası'nda ödediğimiz 7.5 katrilyon liraya yeni katrilyonlar eklenir. TMSF, para kazanmayan, zarar eden şirketleri gerekirse 1 liraya bile satışa çıkarıp, onlardan kurtulsun. Para edecekleri de düzene sokup, kısa sürede satsın. Uzan'ın bütün şirketlerini ayakta tutmak TMSF'nin misyonu değil.’’
Uyarıyı aktarmak benden, değerlendirmek TMSF'den... |