20/02/2004 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Gezi
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Yazarlar
20.02.2004
Mehmet Ali BİRAND
AB'nin Kıbrıs süprizi (2)

New York’ta alınan sonuçta sadece iç dinamikler değil, dış koşullar da son derece önemli rol oynadı. Bugün, hangi dış etkenlerin sonucu yönlendirdiğine bakalım.

Dünkü köşemde, New York görüşmelerinde en önemli rol oynayanların kimler olduğunu yazmıştım. Bugün ise, dış etkenlerin listesini vermek istiyorum.

Kıbrıs’ta çözüme gidilirken, gayet tabii çok kişi ve çevre etkili oldu. Ancak buraya en ağırlıklı gördüklerimi yansıtabiliyorum. İsimlerinden söz edemediklerim kusura bakmamalı.

SİMİTİS- PAPANDREU: SEÇİME RAĞMEN ONAY VERDİLER

Anlaşmaya varılmasında Simitis- Papandreu ikilisinin rolünü inkar edemeyiz. 7 Mart’ta başbaşa giden bir seçim öncesinde, böylesine farklı yorumlanacak bir anlaşmaya onay vermekte siyasi cesaret ve vizyon gerektirir.

Yunan yetkililer, Avrupa Birliği’ nin 4‘lü konferansa (Türkiye-Yunanistan- Kıbrıs Türk ve Rumlar) katılmasında ısrar etmelerinin tamamen seçimlerle ilgili olduğunu saklamadılar. Böylece son kararın Atina tarafından değil, AB tarafından verileceği izlenimi doğacaktı.

Papandreu buna rağmen geri adım atmadı. “bizdeki seçimlerden sonra bu kararı verelim “ diyebilir ve haklı da görülebilirdi.

Ancak yapmadı.

Kıbrıs’ ı iç politikaya kurban etmedi.

POWELL- VERHEUGEN : SON NOKTAYI KOYDULAR

Nihayet, birkaç kelime de dışardan katılanlar için sarfetmeliyiz.

Amerikan Dışişleri Bakanı Powell, New York süreci süresince her gerektiğinde devreye girdi. Zamanını ayırdı ve Weston ile birlikte özellikle Rumları ve Yunanlıları ikna etme konusunda son derece etkili rol oynadılar.

Ortalarda pek görünmemekle birlikte İngilizler, Almanlar ve hayret edebilirsiniz Fransızlar da son derece önemli katkılarda bulundular.

En büyük sürprizi, AB Komisyonu yaptı.

Yunanistanın Konferansa katılmasını istediği bir sırada, AB Komisyonu resmi bir açıklama ile “Türk tarafı kabul etmediği sürece konferansa katılma niyetinde olmadığını” belirtmesi, sonucu etkileyen en önemli gelişmelerden biri oldu. Verheugen’ in tutumu Türk yetkililer tarafından büyük memnuniyetle karşılandı. Bu yaklaşım bir yerde, Türkiye’ye tarih verileceğinin de sinyallerini taşıdığı için, ayrıca önemli görüldü.

KIBRIS’ TA ASIL KAZANAN, TÜRK TOPLUMU OLACAK...

Bunca müzakere ve pazarlık yapıldı.

Maraton görüşmeler sonunda, Kıbrıs’ta geri dönülmesi son derece güç bir aşamaya girildi. Girilen tünelden ancak çözüm çıkacak. Artık geri dönüşü yok 70 gün sonra, Kıbrıs Türkleri Avrupa Birliği üyesi olacaklar.

Kendi kendimizi aldatmadan, bütün bu olaydan kimin daha kazançlı, kimin daha az kazançlı çıkacağına bakalım.

( NOT: Bu yazıyı vinyetlerle süslersek çok memnun olurum)

TÜRK TARAFI ÇOK KAZANÇLI

- Birkaç yıl gibi kısa bir sürede toplum 4-5 misli zenginleşecek. Dışardan gelecek yardımlar, yatırımlar ve başta turizm olmak üzere, gelir kalemleri, yıllık milli geliri 2500 dolar civarındaki Kıbrıs’lı Türk vatandaşının refah düzeyini, kısa sürede, hızla ve gözle görülür biçimde arttıracaktır. Düne kadar sadece Türkiye’ ye gidebilen KKTC vatandaşları şimdi AB vatandaşı statüsüne girecekler, AB ülkeleri içinde istedikleri yere gidip çalışabilecekler. Ada’ nın kuzeyine hapsolmuşken, Avrupa’ ya açılabilecekler.

RUMLAR, ELLERİNDEKİLERİ PAYLAŞACAKLAR

- AB üyeliği, kişi başına milli geliri 18 bin doları bulan Rumlara aynı oranda yansımayacak, onların daha da zenginleşmesi daha uzun bir süreçte gerçekleşecektir. Üstelik AB üyesi olmadan da AB’ nin bir çok avantajından zaten yararlanıyor olduklarından dolayı, tam üyelik Rumlara daha çok uzun vadede yarar sağlayacaktır. Rumlar açısından zarar gibi görülecek en önemli nokta, Ada’ ya gelecek parayı ve genel refahı Türk toplumuyla paylaşmak zorunda kalmaları olacaktır.

TÜRK TARAFI KAZANÇLI

- Şimdiye kadar Türkiye dışında kimsenin tanımadığı ve Ada’nın Kuzeyine sıkıştırılmış yaşayan Türk toplumu, ilk defa HUKUKEN egemen, kendi bölgesini yöneten, ayrı bir kişiliği olan, Rumlarla eşit bir konuma geliyor. Şimdiye kadar sürekli istilacılıkla suçlanan Türk ordusu temize çıkıyor, Türkiye’ den gelip KKTC’ ye yerleşmiş olan kişilerin büyük bölümü Avrupa vatandaşı statüsüne kavuşuyor.

RUM TARAFI UZUN VADEDE KAZANIYOR

- Rumlar bu anlaşma sonucunda ada’ nın kuzeyini hukuken de Türk toplumuna bırakacaktır. Göçmen durumuna düşen vatandaşlarının sadece bir bölümünü tatmin edebilecekler, buna karşılık uzun vadede, Avrupa Birliğine üyeliğin getireceği refah ve kuzey ile güney arasındaki duvarın yıkılması sayesinde, ada’nın bir daha geriye dönüşü olmayacak şekilde bölünmesini engellemiş olacaklardır.

* * *

(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com.) yayınlanmaktadır.)

  
mabirand@e-kolay.net
 

Mehmet Ali BİRAND
Tüm yazıları
    Oktay EKŞİ
  Reform olmaya reform ama...
 
    Ertuğrul ÖZKÖK
  Bilin bakalım bu konuşan kim
 
    Ali Atıf BİR
  Gothica korku atmosferini iyi kuruyor, sonrası fos
 
    Bekir COŞKUN
  O bir kahraman...
 
    Doğan HIZLAN
  Sibel konusunda Mumcu ile aynı fikirdeyim
 
    Emin ÇÖLAŞAN
  Konutta vatandaş konutta vekili
 
    Ercan KUMCU
  Koltuk teorisi
 
    Fatih ALTAYLI
  Irak’ta Şiiler ile Kürtler uzlaşıyor
 
    Ferai TINÇ
  Annan Planı ve belirsizlikler (1)
 
    Gila BENMAYOR
  Karslı bebeklere 400 bin Euro'luk resmini verdi
 
    Kanat ATKAYA
  Vatandaşı Safinaz görmek
 
    Sedat ERGİN
  Kıbrıs'ta kırılma noktası
 
    Tufan TÜRENÇ
  Kıbrıs için neler yapmadık ki biz!
 
    Yalçın BAYER
  Sayın Haberal çok üzülüyoruz
 
    Yalçın DOĞAN
  Mahşerin üç atlısı bize yakın
 
    Özdemir İNCE
  Tarih dersleri (6)
 
    Bülent DÜZGİT
  Bülent Çiziyor
 
    Vahap MUNYAR
  Tereddüt yok, el koyma yasal
 
    Erman TOROĞLU
  Ya Terim ya Denizli
 
    Latif DEMİRCİ
  Latif Demirci
 
    Doğan Hakyemez
  Başka bahara
 
    Mehmet Nuri YILMAZ
  Ötanazi
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com