20/02/2004 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Gezi
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Yazarlar
20.02.2004
Ercan KUMCU
Koltuk teorisi
  
ekumcu@hurriyet.com.tr
 

KİŞİLERİN görüşleri oturdukları koltuk tarafından yönlendirilebiliyor. Bir konumda belli görüşleri dile getirenler bir başka konumda çok farklı şeyler söyleyebiliyorlar.

Hatta, söyledikleri, bir önce dile getirdikleri görüşlere taban tabana zıt dahi olabiliyor. Bu davranışları kısaca ‘‘koltuk teorisi’’ çerçevesinde nitelendirebiliriz.

Oturulan koltuklar öğrenme sürecinin parçasıdır. Öğrendikçe, konulara yaklaşımın farklı olması kadar doğal şey olamaz. Zaman içinde, deneyimlerle ve eğitim yoluyla kişilerin görüşlerinin değişmesi de normaldir.

Bazı koltuklar kişilerin gerçek görüşlerini açık bir biçimde ifade etmesini de engelleyebilir. Örneğin, FED Başkanı Alan Greenspan aklına gelen her şeyi kamuoyu ile paylaşamaz. Çünkü, söylediklerinin oturduğu koltuğun gücünden gelen sonuçları vardır. Dolayısıyla, her söyleyeceğini birden fazla tartmak zorundadır.

SAMİMİYET

Son dönemlerde önemli koltuklarda oturan uluslararası bürokratlar geçmişte oturdukları koltuklardan söyleyemediklerini koltuktan indikten sonra dile getirmeye başladı. Bu yaklaşım biraz samimiyetten uzak görüntü veriyor. Çünkü, koltuktayken bazı işleri yapma gücü varken, koltuktan inip yaptırım gücünü kaybettikten sonra vaaz vermek çok yapıcı yaklaşım olmuyor.

Her koltuğun bir ‘‘mücadele verme’’ ve ‘‘eksikleri tamamlama’’ sorumluluğu vardır. İlerleme bu yolla sağlanır. Mücadeleden ayrıldıktan sonra yapılan eleştiriler belki yenilginin bir itirafı olarak kabul edilse dahi, mücadeleden çekilmek en az koltukta oturulduğu dönemdeki kadar sorumluluğu da beraberinde getirir.

Joseph Stiglitz Nobel ödüllü bir iktisatçıdır. Nobel Ödülüne layık görülmeden az önce Dünya Bankası Başkan Yardımcılığı yaptı. Koltuğundan ayrıldı. Dünya Bankası ve IMF politikalarını eleştirmeye başladı. Eleştirilerinde haklı olduğu konular haksız olduğu konulardan fazlaydı. Ama, eleştirdiği konularda geçmişte oturduğu koltukta mücadele edecekken, akademik mantıkla dışarıdan eleştirmek biraz samimiyetsizlik olmuyor mu?

Stiglitz'in ağır eleştirilerine karşı eleştiriyi o dönemde IMF'nin baş iktisatçısı olan Kenneth Rogoff vermişti. Stiglitz'i haksızlık yapmakla, yanlı görüşler ileri sürmekle ve eski kurumundan intikam almaya çalışmakla suçlamıştı. Aynı Rogoff popüler bir dergide ‘‘böyle giderse gelişmekte olan ülkelerde borç krizinin çıkabileceği’’ kehanetinde bulunmuş.

SAYGINLIK

Rogoff
da, Stiglitz gibi, iktisat teorisine küçümsenmeyecek katkılar yapmış iktisatçıdır. Zaten, bu nedenle IMF'nin baş iktisatçısı koltuğuna oturmuştur. Şimdi, yalın bir akademisyendir. Kendisinin şimdi akademisyen olması spekülasyona açık konularda kehanette bulunma özgürlüğünü vermez. Çünkü, geçmişteki koltuğunun ağırlığı hálá sırtındadır.

Bu çeşit kehanetlerde Rogoff'un Harvard Üniversitesi'ndeki oda komşusu ve aynı önemdeki bir başka iktisatçı tarafından yapılmasının kamuoyu önünde yapacağı etki başkadır, Rogoff'un söylediklerinin etkisi başkadır. Geçmişte oturulan koltukların ağırlığı önemlidir. Koltuğun ağırlığı zamanla azalır.

Koltuktan iner inmez yapılan bu çeşit açıklamalar ‘‘teknik’’ olmaktan çok, ‘‘siyasi’’ içerik taşırlar. Belki de, arzulanan odur. Ama, bu kişiler şimdi de, eskiden oturdukları koltuklarda da teknisyen olduklarından dolayı saygı görmektedirler. Bu saygınlıkları yaptıklarıyla en azından meslektaşları arasında azalmaktadır.


Ercan KUMCU
Tüm yazıları
    Oktay EKŞİ
  Reform olmaya reform ama...
 
    Ertuğrul ÖZKÖK
  Bilin bakalım bu konuşan kim
 
    Ali Atıf BİR
  Gothica korku atmosferini iyi kuruyor, sonrası fos
 
    Bekir COŞKUN
  O bir kahraman...
 
    Doğan HIZLAN
  Sibel konusunda Mumcu ile aynı fikirdeyim
 
    Emin ÇÖLAŞAN
  Konutta vatandaş konutta vekili
 
    Fatih ALTAYLI
  Irak’ta Şiiler ile Kürtler uzlaşıyor
 
    Ferai TINÇ
  Annan Planı ve belirsizlikler (1)
 
    Gila BENMAYOR
  Karslı bebeklere 400 bin Euro'luk resmini verdi
 
    Kanat ATKAYA
  Vatandaşı Safinaz görmek
 
    Sedat ERGİN
  Kıbrıs'ta kırılma noktası
 
    Tufan TÜRENÇ
  Kıbrıs için neler yapmadık ki biz!
 
    Yalçın BAYER
  Sayın Haberal çok üzülüyoruz
 
    Yalçın DOĞAN
  Mahşerin üç atlısı bize yakın
 
    Özdemir İNCE
  Tarih dersleri (6)
 
    Bülent DÜZGİT
  Bülent Çiziyor
 
      
Mehmet Ali BİRAND
  Kıbrıs’ta asıl kazanan Türkler olacak (2)
 
    Vahap MUNYAR
  Tereddüt yok, el koyma yasal
 
    Erman TOROĞLU
  Ya Terim ya Denizli
 
    Latif DEMİRCİ
  Latif Demirci
 
    Doğan Hakyemez
  Başka bahara
 
    Mehmet Nuri YILMAZ
  Ötanazi
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com