|
ŞU sözler sizce kime ait olabilir: ‘‘Bugün Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en kritik günlerini yaşıyor. Ya Avrupa Birliği'ne girip çağ atlayacak, ya da kendi önünü tıkayacak.’’
Evet bu sözler sizce kime ait olabilir?
BİR AVRUPACI MI
İflah olmaz bir ‘‘Avrupacıya’’, bir ‘‘Eurofil'e’’ ne bileyim bir İngiliz, Alman, Fransız ‘‘muhibine’’ mi?
Kim olduğunu öğrenmek mi istiyorsunuz? Biraz daha sabır.
İsterseniz birkaç ayrıntı daha vereyim.
Aynı kişi konuşmaya devam ediyor ve bakın Türkiye'nin AB'ye girmesine engel olmaya çalışanlara neler söylüyor:
‘‘Bu hazırlığın engellenmesine izin verilmemelidir. Öyle parti içi muhalefet yöntemleriyle Türkiye Cumhuriyeti'nin temel çıkarlarını içeren değişiklik yasalarını Meclis'te engelleyen bir zihniyetle Avrupa Birliği'ne gidilemez. Türkiye'nin bu tür zihniyetlere tahammülü yoktur.’’
Evet bu cümleleri okuduğunuz zaman gözünüzün önüne nasıl bir insan geliyor?
Müthiş Avrupa Birliği yandaşı, onun için mücadele eden bir insan değil mi?
Öyleyse sizi daha fazla bekletmeden bu sözleri söyleyen kişinin kim olduğunu söyleyeyim.
Bu sözlerin sahibi Onur Öymen.
CHP'nin son zamanlarda vitrininde en çok görünen sözcüsü.
Bu sözleri söylediğ tarih de 1995.
Yani Türkiye'nin Gümrük Birliği'ne geçişinden hemen önce.
Öymen'in bu sözleri 11 Aralık 1995 tarihli Sabah Gazetesi'nde yayınlanıyor.
Ne kadar ileri görüşler, ne kadar ısrarlı bir AB yandaşlığı değil mi?
STATÜKOYA SAVAŞ
Öymen, Türkiye'nin AB'ye girişine engel olmaya çalışan ‘‘statükoculara’’ müthiş bir savaş açmış.
Yanlış anlamayın, ben ‘‘Niye o zaman öyle düşünüyordunuz da bugün tam aksini savunuyorsunuz’’ gibi bir suçlama yapmıyorum.
İnsanların görüşlerinin değişmesini, normal bir gelişme olarak görüyorum.
Bazı konularda benim fikirlerim nasıl değişiyorsa, elbette Onur Öymen'in fikirleri de değişebilir.
O günün ‘‘sıkı Avrupacısı’’ bugün farklı düşünen bir insan haline gelebilir.
Benim itirazım, bunu yaparken başka türlü düşünenleri suçlayıcı etiketler takmasına.
Mesela Kıbrıs'ta çözümü savunanlara ‘‘ver kurtulcu’’ deyişi, hatta daha ileri gidişine.
DİYORUM Kİ
Ne diyor Kıbrıs konusunda:
‘‘Verip de kurtulmayabilirsiniz.’’
Ben de diyorum ki: ‘‘Bugün Türkiye, cumhuriyet tarihinin en kritik günlerini yaşıyor. Ya Avrupa Birliği'ne girip çağ atlayacak, ya da kendi önünü tıkayacak.’’
Yani söylediklerim, 1995 yılında Onur Öymen'in söylediklerinden hiç farklı değil.
Ama bugün Türkiye'ye baktığım zaman, Avrupa Birliği yolunda Türkiye'nin önünü tıkayan güçlerden birinin CHP olabileceğini görüyorum.
Bunu da ne CHP'nin geçmişi, ne de tarihi misyonu ile bağdaştırabiliyorum.
Ama itiraf edeyim, CHP'nin bu politikasının da Türkiye'nin yararına olabileceğini düşünüyorum.
Türkiye'nin AB'yi isteyen güçleri, Avrupalılara CHP'nin muhalefetini gösterip, müzakere masasındaki gücünü artırabilirler.
Çünkü AB üyeliğine karşı olmak bir suç değildir.
Her Türk vatandaşının Avrupa yandaşı olmak kadar karşıtı olmak da en doğal hakkıdır.
AB'ye giren birçok ülkede üyeliğe karşı olan meşru güçler de vardı.
Ancak bundan dolayı kimsenin kimseye ‘‘vatan haini’’, ‘‘ver kurtulcu’’ gibi suçlamalar yapmaya hakkı yoktur.
Daha önce yazmıştım.
Türkiye Avrupa Birliği'ne doğru giderken, içinde gerçekten demokratik bir tartışma geçiriyor.
Herkes istediğini söylüyor, yazıyor, haykırıyor.
Zaman zaman hakaretin dozu artıyor olsa da, bu tartışmayı yaşamamız çok önemli.
BELDEN AŞAĞI
Önemli olan bu tartışmada ‘‘belden aşağı’’ vurmamak.
Bazı kişi ve kurumlar zaman zaman bunu yapmaya kalkıştıysa da tartışma durmadı ve biz sonunda Avrupa'nın kapısına kadar geldik.
Bu kapıyı geçtiğimizde ise artık her şey çok daha farklı olacak... |