19/02/2004 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Gezi
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Bilim Son Güncelleme 02:42
19.02.2004
Antidepresanlar intiharı tetikliyor mu?

Bazı antidepresanların çocuklarda ölümcül yan etkilere yol açtığı gerekçesiyle, İngiliz sağlık yetkilileri, belirli bir yaşın altındaki çocukların bu ilaçları kullanmasına izin vermiyor. İlaç şirketleri bazı bilgileri saklamakla suçlandı.

Time’da yer alan ve intiharla sonuçlanan ilginç öykü şöyle başlıyor: 12 yaşındaki Kara Jaye-Anne Otter intihar ettiği zaman, 7 aydır Seroxat isimli antidepresan haplarını kullanıyordu. ‘Bana bu ilaçların en kötü yan etkisinin soğuk algınlığına benzer semptomlar olduğu söylenmişti’ diye konuşan Kara’nın annesi Shannon Baker, sözlerini şöyle sürdürüyor:

‘Ancak ilacı almaya başladıktan üç hafta sonra davranışları tuhaflaşmaya başladı. Ders notları düştü. Görünüşüne eskisi gibi önem vermiyordu. Ve hemen hemen herkesle kavga ediyordu. Ayrıca yüzünde kızarıklıklar ve gözaltlarında mor halkalar belirdi. Uyumakta zorluk çekiyordu’.

Kara, 7 Haziran 2001’de ‘Beni bulduğunuzda ölmüş olacağım. Hepinizi seviyorum. Benim için üzülmeyin’ yazılı bir kağıdı göğsüne iğneleyerek odasında kendini astı.

Baker, kızının katilinin Seroxat olduğuna inanıyor. Bu düşüncesini de Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi’nin (FDA) Maryland’de düzenlediği bir panelde de dile getirdi. Yıllardır doktor ve hastalardan oluşan küçük, ancak etkili bir grup, aralarında Seroxat, Lustral, Prozac gibi selektif serotonin gerialım inhibitörlerinin (SSRIS) de bulunduğu bazı antidepresanların çocuklarda antisosyal davranışlara -özellikle intihar eğilimi- zemin hazırladığını iddia ediyor.

Pek çok klinisyen ve ilaç şirketi bu iddiayı kabul etmiyor. Bunlara göre majör depresyon kendi başına tehlikeli bir hastalık ve zaten intihar riski taşıyor; bu nedenle bu ilaçların yararlarının yan etkilerinden çok daha fazla olduğunu öne sürüyorlar.

Ancak bu arada ilaç şirketleri bu konudaki bazı araştırmalarını Ğki bu araştırmaların bir kısmı iddialarını çürütüyor- kamuoyuna açıklamayı reddediyor. Çocuları bu ilaçlardan zarar görmüş insanların sözcülüğünü üstlenen İnsan Araştırmalarına Koruma Birliği Başkanı Vera Show, ilaç şirketlerinin aslında dürüst davranmadıkları kanısında.

18 yaş altı için tehlike

Antidepresanların yol açtığı bu tehlike son günlerde sıklıkla gündeme getiriliyor. Geçen aralık ayında İngiltere’de FDA’nın eşdeğeri olan İngiliz İlaç ve Sağlık Ürünleri Düzenleme Dairesi Cipramil, Efexor ER, Cipralex, Faverin, Seroxat ve Lustral’in (Prozac bu gruba dahil değil) 18 yaşının altındakiler için çok büyük tehlike oluşturduğunu duyurdu.

Üç hafta önce American College of Neuropsychopharmacology, buna yanıt olarak, ciddi yan etkileri olmasına karşın, bu ilaçları kullanmamanın daha tehlikeli sonuçlara yol açacağını bildirdi.

Şimdi top Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi’nde. Kurumun 2002 yılında Seroxat’ın yan etkileri konusunda başlattığı araştırma halen sürüyor.

Geçen haziran ayında FDA, ilacın gençlerde intihar eğilimini artırabileceğini ileri sürerek, doktorları ilacı gençlere önerirken daha dikkatli davranmaları doğrultusunda uyardı.

Ekim ayında ise FDA daha geniş bir kamu-sağlığı uyarısında bulundu. Kurum, klinik deneylerde, Seroxat’ın ve aynı kategoriden 6 antidepresanın çocuk depresyonu tedavisinde plasebodan daha etkili olmadığının anlaşıldığını belirtti.

İntihar eğilimi

İngiltere’de geçen haziran ayında resmi kurumlar, doktorların Seroxat’ı çocuklara önermemesini istedi. Çünkü ilacın etkisini ölçen araştırmaların hiçbirinden henüz kesin bir yanıt alınamadı. Bu araştırmalardan hiçbiri SSRI’ların plasebodan daha etkili olduğunu kanıtlamadı.

New York Üniversitesi Çocuk Araştırmaları Merkezi’nden Dr.Harold Koplewicz, ABD’de 2 milyon gence klinik depresyon tanısı konduğunu belirterek, 3 milyon gencin ise intihar eğilimi taşıdığına dikkat çekiyor. Dr.Koplewicz bu konuda şöyle konuşuyor: ‘Bana kalırsa bütün bunlar buluğ çağı deneyimlerinin bir parçası. Bu iki gruptan çok küçük bir bölümü gerçekten intihara teşebbüs eder.’

Amerikalı muhalifler, ilaç şirketlerinin bu konuda yayınlanmamış çalışmalarını açıklanmasını istiyor. Muhalifler, ilaç şirketlerinin direnci ile karşılaşıyor, çünkü ilaç şirketleri bu sonuçların, anabalalara yol göstereceğine suları bulandıracağını düşünüyor.

Oysa bilim adamları bu sonuçların açıklanmasından yana. İlaç şirketleri negatif sonuçları kabule yanaşmıyor. Geçtiğimiz günlerde İngiliz medyası -BBC- Seroxat’ın yan etkileriyle ilgili iki önemli araştırmayı ele geçirdi. Bu araştırmalar, ilacı üreten GlaxoSmithKline adına yapılmıştı.

Bu iki araştırmada da gençlerde görülen depresyonun tedavisinde Seroxat’ın istatistiksel olarak plasebodan hiçbir farkı olmadığı ortaya çıkmıştı. İngiliz antidepresan ilaçları uzmanı David Healy’nin tahminlerine göre ABD’de 1.5 milyon çocuk Seroxat, Prozac veya lustral ile tedavi ediliyor.

Geçen hafta FDA bütün bir karmaşayı bir sonuca bağlamaya karar verdi. Bu amaçla bu konuda yayınlanmış veya yayınlanmamış tüm araştırmaları, ilaç şirketlerinin ve muhaliflerin savunmalarını ve sıradan insanların gözlemlerini tek tek incelemek üzere bir komisyon kuruldu.

Boston’daki Maclean Hastanesi’nden Dr.Martin Teicher, SSRIS’ların bazı insanları tedavi ederken diğerlerine zarar verebildiğine dikkat çekerek şöyle konuşuyor: ‘SSRIS’ların intihar teşebbüsü gibi olumsuz yan etkilerinin ortaya çıkma olasılığı en fazla yüzde 1’dir. Bu olasılığın daha net görülebilmesi için daha kapsamlı ve daha uzun süreli araştırmalara gereksinim var. Ve bugüne dek kimse böyle bir araştırma yapmadı.’  



Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com