18/02/2004 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Gezi
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Gezi Son Güncelleme 02:31
18.02.2004
Seyahatin güçle ne alakası var?

Ayşe ARMAN

Hiç bir alakası yok.

Bu yazının seyahatle tek bağlantısı, şu elimde gördüğünüz kitap. Teşekkürler Senih, çektiğin fotoğraf pek aydınlatıcı oldu!

Korkunç bir kitap okudum.

Geçen hafta Dubai'de. Kötülük dolu bir kitap. Aşağılık bir kitap.

Belki de bu yüzden şahane. Gerçekleri söylüyor. İnsanları kullanmayı, kandırmayı öğretiyor. Güç denilen kavramı işliyor. Ve güce ulaşmanın, 48 altın kuralını anlatıyor. Bir dakika, teessüf ederim, elimde tuttuğum kitap öyle, ‘‘Sevgilinizi elinizden kaçırmamanın 16 yolu’’ gibi bir zırva değil. Yazar (adını söylemiş miydim, Robert Greene) uzun uzun Roosvelt'in, Napolyon'un, Andy Warhol'un, Kissenger'in, Mao'nun, Leonardo Da Vinci'nin gücünü ve güce ulaşma yollarını tartışıyor. Lord of the Rings'deki yüzük gibi, lanetli bir şey güç. Ama hepimiz az ya da çok çevremizi ve çevremizdeki olayları kontrol altına alabilmeyi istiyoruz. Gizli ya da açık gücü arzu ediyoruz. Ben şunu anladım, kitabın ölçülerine bakınca, benim gibi salakların güce ulaşması imkansız. Bu resmen bir sanat. ‘‘Yürü ya kulum’’ dedikten sonra Tanrı, ancak paraya ulaşılabiliyor. O da şanslıysanız, çok çalışkansanız. Ama güç başka bir şey. Daha şeytani bir zeka gerektiriyor. Ona sadece parayla sahip olunamıyor. Diyeceğim o ki, Independent ve Daily Telegraph gibi gazetelerin yere göğe koyamadığı bu kitaptan öğrendiğim bazı kötülükleri sizinle paylaşacağım. Ne yazık ki 48 kötülüğü sığdıramam buraya.

Artık, yerimiz ölçüsünde bakacağız duruma...

AMAN HA! ASLA EFENDİNİ GÖLGEDE BIRAKMA

Buradaki efendi, senden daha güçlü kişi manasında. İşte bir müdür, patron ya da ne haltsa. Senden daha güçlü tamam mı? Nokta. Sakın ola, ondan daha yetenekli ve yaratıcı olduğunu gözüne sokma. Ters teper. İleride bir gün, onun için bir tehdit unsuru olabileceğini hissettirme. Aksine var olan korkularınla, güvensizliklerinle onu rahat ettir. Yoksa bile öyle şeyler yarat. Aptalı oyna. Onun değerli fikirlerine gerçekten ihtiyacın varmış gibi davran. Çok parlak bir fikir mi geldi aklına, kendisinden esinlendiğini söyle. Hele efendini insanların yanında yüceltmeyi hiç ihmal etme. Tüm bu yaptıkların, emin ol ki, ileri vadede sana çeşitli turuncu havuçlar olarak geri dönecektir.

ARKADAŞLARINA ÇOK GÜVENME, DÜŞMANLARINI KULLANMAYI ÖĞREN

Arkadaşlardır aslında iş hayatında sana imrenen ve özenen. Seni satma potansiyelini içlerinde barındıran. Bir de onlar çabuk şımarır, hak iddia etmeye başlar, kötü ortaklar genelde arkadaşlardan çıkar. Oysa, kendine bir düşman edinirsen şanslı çıkarsın. Çünkü düşmanlar arkadaşlardan daha sadıktır. Yoksa bile bir düşmanın, edin. Sana güç verir.

PLANLARINI GİZLE, SAKIN OLA SÖYLEME

Davranışlarının arkasındaki gerçek nedenleri gizle. Tut çeneni, söyleme. Eğer karşındakinin, yapmak üzere olduğun şey hakkında bir ipucu bile yoksa, söyler misin nasıl zarar verebilir sana? Hatta, mümkünse onları yanlış yollara sürükle, doğru olmayan sinyaller ver. Ki, gerçek planlarını öğrendikten sonra, burunlarını sokup bozmaları için geç olsun. Pek çok insan kitap gibidir. Okursun onları. Her fırsatta duygularını ve düşüncelerini dışa vururlar. Planlarını gizlemezler. Bu aslında kolay ve doğal olanıdır. Zor olan gizlemektir, yüzünden bile hiçbir şeyi belli etmemektir. Roosvelt gibi. Bugüne kadar kimse onun ne düşündüğünü bilememiştir. Hiçbir şekilde renk vermemiştir. Açık ve dürüst olursan evet dost kazanabilirsin. Ama biz güçten söz ediyorduk değil mi?

HER ZAMAN GEREKLİ OLANDAN AZINI SÖYLE

İnsanları kelimelerle etkilemek mi istiyorsun? Tamam o zaman, az konuş. Sessiz kal. Car car car konuşursan, kontrolünü kaybedersin, sıradanlaşırsın, güçten uzaklaşırsın. Sessizlikler ve vereceğin kısa cevaplar, her zaman karşındakinin savunmaya geçmesine sebep olacaktır. Andy Warhol'un dediği gibi: ‘‘Konuşarak kimseye bir şey yaptıramayacağımı anladım, susmak lazım!’’ Bırak onlar seni tartışsın. Bari o zaman Da Vinci'den de bir alıntı yapayım: ‘‘İstiridye tamamen açar kendini dolunayda. Bunu gören yengeç, bir küçük taş fırlatır istiridyenin içine, o da bir daha asla kapanamaz. Ve yem olur yengeçe. Ağzını çok açan insanların kaderi de budur. Dinleyicisine yem olur!’’

GERİ KALAN BAZI MADDELERİN BAŞLIKLARI

Hiçbir zaman kusursuz görünme.

İnsanları kullan kaymağı sen ye.

Mutsuzluk ve şanssızlık enfeksiyon gibidir bulaşır.

İnsanların fantezileriyle oyna.

Kendini hep yeniden yarat.

Düşmanını affetme.

İnsanları sana bağımlı kıl.

HAMİŞ: Takdir edersiniz ki, 48 önerinin tamamının buraya sığması mümkün değil. Ayrıca önerilerden biri de ‘‘Her şeyi anlatma çoğunu kendine sakla’’ diyor. Ama yine de ilgileniyorsanız, seve seve gerisini bir ara yazarım... 



Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com