|
BİR bayram daha geldi geçti. Hüzün ve acı dolu da olsa...
Bina çöktü, hacda insanlar ezildi, karayolları yine kan gölüne döndü.
Yine yüzlerce insanımızı yitirdik.
Bazılarımız yurtiçinde tatil yörelerine, ya da yakınlarının yanına gitti.
Bazılarımız yurtdışını seçti. Orada geçirdiler bayramı.
Sonuçta herkes yerine yurduna, işine gücüne döndü.
Acı tatlı da olsa insanlar bayram tatili yaptılar.
Biz gazetecilere gelince...
Biz her yıl olduğu gibi yine bayram yapamadık. Çünkü gazeteler çıktı.
Oysa bir zamanlar bizler de sizler gibi bayramda çalışmaz, tatil yapardık.
Bizim bayram tatillerimiz sizinkiler gibi pek uzun olmazdı.
İki gün Şeker Bayramı'nda, üç gün de Kurban Bayramı'nda topu topu beş gün çalışmazdık.
Yıllardan beri süren bu gelenek 1992 yılında Sabah Gazetesi'nin aldığı bir kararla sona erdi.
O yıl Sabah, ‘‘Ben bayramda çıkacağım’’ dedi ve çıktı.
Ertesi bayram bütün gazeteler Sabah gibi çıktı ve gelenek sona erdi.
Böylece gazetecilerin yılda beş günlük tatil keyifleri de tarihe karışmış oldu.
İşte o gün bugündür gazeteler yayınlandıkları için gazeteciler bayram tatili yapamıyorlar.
Ancak nöbetleşe yarım yamalak idare ediyorlar durumu.
* * *
Siz bilir misiniz, o beş gün çalışmamak ne kadar önemliydi bizim için?
Yıl boyunca beş gün de olsa stressiz yaşamanın ne kadar değerli olduğunu...
Düşünün haber kovalamak yok, atlamak zıplamak yok, yazmak çizmek yok...
En önemlisi de diken üstünde yaşamak yok.
Beş güncük de olsa rahat ve huzur dolu bir özgürlük var.
Tam beş gün sorumsuz yaşayabilmek, her insan gibi dilediğini yapabilmek, istediğin yere gitmek, gazeteye haber vermeden gönlünce dolaşabilmek...
Bütün bunların ne kadar değerli olduğunu sizler anlayamazsınız.
Bunun değerini ancak gazeteciler bilir.
İşte bu gelenek, topu topu beş günlük bu sefa 1992 yılında sona erdi.
Artık bundan sonra bir daha o beş günlük sefanın geri gelmesi olanaksız.
* * *
Çünkü bugün her şeye ticari açıdan bakılıyor.
Hoş bayramda ilanlar çok azalıyor, gazeteler sayfa sayısını düşürmek zorunda kalıyorlar.
Ama buna rağmen yine de çıkıyorlar. Çünkü bir türlü anlaşamıyorlar.
İlan pastası bayramda küçülse de rekabet nedeniyle bundan vazgeçilemiyor.
Okura gelince...
Okur, gazetelerin çıkmasından memnun. O gazetesinden kopmamış oluyor.
Gazetecinin bayram yapamaması, yılda 5 gün olsun özgürce yaşayamaması doğal olarak okuru fazla ilgilendirmiyor.
Bana göre bundan sonra bayramlarda çıkmama geleneğine dönülmesi artık olanaksız.
Zaten biz de bayramlarda çalışmaya alıştık. |