05/02/2004 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Gezi
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Politika
05.02.2004
Görüntümle neysem oyum
 

Nuran Çakmakçı

Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu 41 yıllık tarihinde ilk kez başkanlık seçimi nedeniyle siyasi gündemin üst sırasına oturdu. Önce AKP hükümeti tartışmalı bir yöntemle Prof. Dr. Nüket Yetiş'in başkanvekilliğine gelmesini sağladı.

Ardından Anayasa Mahkemesi buna olanak sağlayan yasal düzenlemeyi iptal etti. Cumhurbaşkanı Sezer de Prof. Dr. Yetiş'in göreve aslen atanma kararnamesini geri çevirdi. Halen görevinin başında olan Prof. Nüket Yetiş, hakkındaki 'tarikatçı' iddialarından başlayarak sorularımızı cevaplandırdı.

Rektörlüğe adaylığınızı koyduğunuzda tarikat bağlantınız olduğu yolunda iddialar ortaya atılmıştı. TÜBİTAK Başkanlığı'na atanınca yeniden gündeme geldi. Bu iddialar nereden kaynaklanıyor?

- Rektörlük seçimi yapılırken birtakım algılamalara, tabulara, duyumlara, dedikodulara dayalı şeyler ortada uçuşmaya başlar. Kanıt varsa, çıksınlar ortaya. Önceleri kızıyordum. Şimdi gülüyorum, söylentiler evde espri konusu oluyor. İşin kötü yanı, iddia sahibi ispatlamak zorunda değil, siz aksini ispatlamak zorundasınız. Herkes gibi ben de inançlarımı kamuyla paylaşmak zorunda değilim. Görüntümle, yaşantımla neysem oyum. Gerektiğinde hesap vermeye hazırım.

BİLİM POPÜLER OLMALI

Bilimsel açıdan ve yayın sayısı bakımından yetersiz olduğunuz söylendi...

- Kriterler iyi konulmalı, tek ölçüt kullanılmamalı. Bilgi kadar bunu ekonomik değere, toplumsal refaha dönüştürmek de önemli. Ben daima, teorik veya pratik bilgimi hayata uyarlamak, ülkemin gelişmesine katkıya dönüştürmek için çaba harcadım. Bir yandan bilimsel çalışma yaptım, diğer yandan fakülte kurup, çökmüş bir enstitüyü canlandırdım. Bilimsel yeterliliğimin tartışılmasını gülerek karşıladım. Türkiye'nin akademik sisteminde bir bilim insanının izlemesi gereken bütün aşamaları, imtihanları geçirdim. Beni TÜSSİDE Başkanlığı'na TÜBİTAK Bilim Kurulu seçti. Bilimsel yeterliliğim olmasaydı bu makama layık görülmezdim.

TÜBİTAK'la ilgili hedefleriniz neler?

- Teknoloji üretmekten çok tüketiyoruz. Bilim dibine gölge veren ağaç gibi olmalı. Birinci hedefimiz, kurumu Türkiye ile bütünleştirmek. Sosyal paydaşlarıyla uzlaşan, onlarla ortak akıl üreten, ihtiyaçlar yönünde hizmet eden bir kurum yapmak. Bizde bilim elitist. Bilimin, daha sevimli, popüler anlatımla, medyada tartışılıp paylaşılması gerekir. Çocuklara bilimi anaokulundan itibaren sevimli çizgi filmler ve videolar aracılığıyla sevdirmek istiyoruz. Okullara hayattan örneklerle bilimin temel kavramlarını, yaratıcılığın önemini açıklayan CD'ler gönderilecek. Bu konuda stand up'çılardan destek alacağız.

Hayalleriniz neler? Mesela, aya Türk bayrağı dikilebilecek mi?

- Birtakım şeyleri iyi irdelemeli. Uzay çalışmalarına bundan 150 yıl önce başlayan, bunu kesintisiz sürdüren bir ulus var. Bu ulus belli bir başarı sağlıyor. Siz ne yapıyorsunuz? Bizim önceliğimiz sosyal refahı tetikleyici çalışmalar yapmak.

Bilim dünyasında kadın olmak, TÜBİTAK'ın ilk kadın başkanvekili olmak nasıl bir duygu?

- Kadın olmamdan dolayı bir zorluk hissetmedim. Üç kızkardeşim, bir de ağabeyim vardı. Babamın tek hayali tüm çocuklarının okuyup kariyer sahibi olmasıydı. Üniversitede, ev hayatında zorlanmadım. Eşim özel bir insandır, desteği hálá devam ediyor. Birbirimizi destekleyerek bugünlere geldik. En büyük zorluğu çocuklarım doğduğunda yaşamıştım. TÜBİTAK Başkanvekilliği gündeme gelince eşim ve kızlarımla konuşup karar verdim. Tek kötü şey, özlem. Çalışma hayatında engelle karşılaştığımda bunu kadın olmakla değil, insanların zaafiyetleriyle açıklıyorum.

Hem endüstri hem kimya mühendisi 1950'de Eskişehir'de doğdu. 1973'te Boğaziçi Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü'nü bitirdi, 1975'te aynı üniversitede işletme yönetimi konusunda yüksek lisans yaptı. Endüstri Mühendisliği doktora derecesini 1982'de İstanbul Teknik Üniversitesi'nden alan Yetiş, 1985'te Marmara Üniversitesi'ne geçti. 1988'de doçent oldu. 1989'da üniversitenin Mühendislik Fakültesi'ni kurdu. 1993'te profesörlüğe, bir yıl sonra fakültenin dekanlığına atandı. (Fotoğraflar: Volkan YILDIRIM)

Pozitif ANLAMDA HIRSLI BİRİSİYİM

İnanılmaz insan gücüne, doğal kaynağa sahibiz. Ama ufak tefek şeylere takılıyor, ‘‘ortak akılsızlık sendromu’’ yaşıyoruz. Ben bunu aşmak, ortak akıl oluşturmak, iyi şeyler yapmak, katkıda bulunmak konusunda hırslıyım. Maddi ve manevi çıkarlarım doğrultusunda değil. Sağlığım elverdiğince ülkeme hizmet etmek istiyorum. İnatçıyım. İnat sebat için faydalıdır. Dünyaya iyimser bakarım. Mutlaka her şeyin iyi bir yönü vardır.

ITRİ DE SEVERİM BACH DA SEVERİM

Üniversite yıllarında çok müzik dinlerdim. Son zamanlarda konserlere gidemiyordum. Ankara'ya gelince bu tür etkinlikleri izleyebileceğim diye sevindim, ama fazla zaman bulamadım. Bana Itri'nin eserleri de Bach'ınkiler kadar haz verir. Müziği kızlarıma da sevdirdim. Tarihe meraklıyım, geçmişin derslerle dolu olduğunu düşünüyor ve kıyaslama yapıyorum. Sulu boya çalışmalarım var.

EŞİM BENDEN ESKİ TÜBİTAKLI

Eşim elektronikte Türkiye'nin yetiştirdiği en iyi araştırmacılardan biri. Dünyanın çeşitli yerlerinde teklif aldı. Bunları geri çevirip benden bir yıl önce TÜBİTAK'a girdi. Stratejik önem taşıyan Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Araştırma Enstitüsü'nü kurdu, yöneticiliğini üstlendi. Benimle ilgili iddialar çıkınca eşim rahatsız oldu. İki kızım var. Biri Koç Üniversitesi'nde, diğeri fen lisesinde. 



Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com