29/01/2004 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Gezi
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Bilim Son Güncelleme 19:14
29.01.2004
Dene öğren!

Lav püskürten yanardağ yapıyoruz

Gerekli malzemeler:

20 g sitrik asit, 20 g soda (eczaneden edinebilirsiniz)

kırmızı gıda boyası

küçük bir reçel kavanozu (metal kapaklı)

konserve açacağı

kavanozun boyuna yakın bir huni

kum ve su

Kavanozun kapağına konserve açacağının ucuyla huninin boru şeklindeki uzantısının geçeceği büyüklükte bir delik açın. Sitrik asidi ve sodayı kavanoza boşaltın, kapağını kapayın ve huniyi yerleştirin. Şimdi kavanozu resimde görüldüğü gibi kumdan bir tepe içine gömün. Krater (yanardağ ağzı) görevini görecek olan huni ağzının açıkta kalması gerekiyor. Bir bardak suyu gıda boyasıyla kırmızıya boyayın ve kırmızı suyu yanardağın ağzından içeri boşalttıktan sonra birkaç adım geri çekilerek püskürmeyi (uzaktan !) izleyin. Yanardağınız soğuk püskürecektir. Soda ve sitrik asidin suda tepkimesiyle karbonik asit oluşur. Yanardağınızdan püsküren lavı harekete geçiren de budur. Tabii bu deneyi balkonda ya da varsa bahçenizde yapmanızı öneririz.

En mutlu öğrenciler Finlandiya’da

12 yaşındaki Finlandiyalı öğrenci Hanna Linderoos, kendi okulunu anlattı sizlere. Avrupalı öğrenciler geçtiğimiz yıl ‘Pisa’ olarak adlandırılan bir bilgi sınavından geçirildi. Amaç, Avrupa okullarında verilen eğitimin başarısını ölçmekti. Finlandiya çok başarılı bir sonuç alırken, Almanya hayal kırıklığına uğradı.



Güney Finlandiya’nın Jyv„skyl„ kentindeki Pohjanlammen koulu ilköğretim okulunun 6.sınıfında okuyorum (Finlandiya’daki ilköğretim okulları 9 yıllık). Bir yıldan bu yana çok sayıda ziyaretçimiz oluyor, özellikle de Almanya’dan. Bizi görmeye gelenler sınavları hala kurşun kalemle yazdığımıza, okulda terlik giydiğimize ve öğretmenlerimize sadece isimleriyle hitap ettiğimize bir türlü inanamıyorlar. Genelde onlara ‘ope’ yani öğretmenim diye hitap ediyoruz ama bazen de ‘Petri, biraz gelebilir misin?’dediğimiz de oluyor. Petri bizim sınıf hocamız, neredeyse tüm derslerimize o giriyor. Yedinci sınıftan itibaren her derse farklı öğretmen gelecek. Öğretmenlerimiz çok sakin ve hiçbir zaman sert davranmıyorlar, biz de onları çok seviyoruz. İngilizce’yi üçüncü sınıftan itibaren öğrenmeye başlıyoruz, daha sonra Almanca ve Fransızca da öğreniyoruz. Sınıfımızda 28 öğrenci var ama derslere genelde daha küçük gruplar halinde giriyoruz. Bazen ikinci bir öğretmen aramızda dolaşarak yetişemediğimiz konularda yardımcı oluyor. Ve ders sırasında her şeyi anlamayan öğrenciler için de ek dersler veriliyor. Hiç kimse sınıfta kalmıyor ve ilk dört yıl ders notu verilmiyor. Her öğrenci kendi durumunu değerlendirdikten sonra sonucu öğretmenleri ve ailesiyle paylaşıyor. Öğle yemeğimizi öğretmenlerimizle birlikte yiyoruz. Öğleden sonra tiyatro, müzik ve dans gibi etkinlikler sunuluyor. Çarşamba ve Perşembe günleri çok yoğunuz, çünkü o günler sekiz ders görüyoruz. Ama Cuma günleri dördüncü dersten sonra erkenden evlerimize dönüyoruz.


BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?


Hawaii sularında yaşayan Euprymna scolopes mürekkepbalığı gün içinde kuma gömülü yaşar. Geceleri beslendiği için de doğa ona özel bir ‘fener’ sunmuştur. Bedenin altında yer alan bu aydınlatma organında, ışıyan bakteriler yaşar. Bu bakteriler lusiferin olarak adlandırılan bir maddeyi kimyasal olarak parçalayarak ışımasını sağlarlar.  



Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com