29/01/2004 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Gezi
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Bilim
29.01.2004
Maymunlarda uzlaşma, dürüstlük ve maneviyat var!
 

Çok şükür: Şempanzelerden daha saldırgan değiliz. Maymunların saldırganlık motifleri de bize benziyor. Erkek maymunlar, güç elde etmek ya da güçlerini kaybetme tehlikesi yaşadıklarında veyahut da yaşam alanını koruma çabasında saldırganlaşırken, dişiler yavruları savunur ve besin için savaşırlar.

Primat araştırmacısı Amerikalı bilim adamı Frans De Waal, Kültür ve maneviyatın içimizdeki canavarın yansıması değil, doğamızın bir parçası olduğunu söyledi. De Waal’ın sorulara verdiği ilginç yanıtlar şöyle:

Primat araştırmaları sayesinde insanın doğası hakkında bilgiler edinmek mümkün mü?

Tabii ki. İnsansı maymunlar da bizim gibi bilgilerini kuşaktan kuşağa aktarırlar. Bu bir lüks değil, hayatta kalabilmeleri için gerekli bir davranış biçimi. Gerçi maymunlarda bizim anladığımız anlamda hak sistemleri yoktur. Ama uzlaştırma çabasını yansıtan davranış biçimleri söz konusu. Kavgaları önlemeye çalışan bireyler, işbirliği ve ödüllendirilen işler vardır, hatta bir tür dürüstlük mantığı bile işler.

ÊBir örnek verebilir misiniz?

Eğer bir lider tüm kazancı kendine saklar ve grup üyeleriyle paylaşmazsa, maymunlar birlikte çalışma hevesini yitiriyorlar. Dahası ödüller arasındaki eşitsizlik de maymunlar arasında kabul edilir bir olgu değil. Bu amaçta maymunlara, kafeslerine attığımız taşları bize geri vermelerini öğrettik. Maymun her taş karşılığında ödül olarak bir salatalık alıyordu. Daha sonra kafese ikinci bir maymun koyduk ve ona ödül olarak üzüm verdik Maymunlar üzümü daha çok sever. Salatalıkla ödüllendirilen maymunların yarısı bu haksızlığa isyan ederek taşları vermemeye başladı ya da taşla birlikte salatalığı da üzerimize fırlattı. Diğer maymuna hiçbir iş yapmadan üzüm verdiğimizde ise, maymunların %80’i bu alışveriş oyunundan çekildi.

Êİnsansı maymunlar da bizim kadar saldırgan mı?

Genelde evet. Örneğin şempanzeler gruplarla bir araya geldiklerinde iyice saldırganlaşır. Çatışma başlar ve birbirlerini öldürürler. Fakat grup içinde daha az saldırganlık var. Şempanzelerden daha saldırgan değiliz. Saldırganlık motifleri de insanınkine benzer. Erkek maymunlar, güç elde etmek ya da güçlerini kaybetme tehlikesi yaşadıklarında veyahut da yaşam alanını koruma çabasında saldırganlaşırken, dişiler yavruları savunur ve besin için savaşırlar.

ÊPrimatlar saldırganlıkla nasıl baş ediyorlar?

Örneğin daha önceleri Konrad Lorenz tarafından da gözlemlenen bir tören söz konusu: Hayvanlar birbirlerini yaralamadan savaşıyorlar. Benim en çok ilgimi çekense uzlaşma çabasıdır. Şempanzelerde kavgadan sonra tarafların ağır adımlarla birbirlerine yaklaştıklarını izledik. Kavganın sonunda öpüşüyor ve birbirlerinin bitlerini ayıklıyorlar. Belki de uzlaşma açısından küreselleşme iyi bir şey olabilir. Her yerde ekonomik bağlantılar olduğunda savaşlar pahalıya patlar. Avrupa Birliği’nin temelinde yatan düşünce de budur zaten.

ÊSaldırganlık kalıtımsal mıdır?

Çok farklı saldırganlık kültürleri var. Her maymun bu kültürlerin içinde doğuyor. İki Rhesus maymunu grubunu çiftleşme döneminde inceledik. Birinci grupta lider erkek maymun diğer erkek maymunların çiftleşmesini beklemiyordu. Hiyerarşide yer alan maymunlar, diğerlerine hiç hoşgörülü davranmıyor.

Diğer grupta ise önce lider maymun kendine bir eş seçiyor, daha sonra statü sırasına göre diğerleri... Farklı davranış biçimi, liderlerin değişmesine karşın on yıllık gözlemimiz boyunca değişmedi. İki grup tamamen farklı bir saldırganlık kültürüne sahipti. Ve bu kültürler içinde yaşayan maymunlar da bunu öğreniyorlar.

ÊSaldırganlık yaşam boyu kalıcılığını koruyor mu?

Saldırgan davranışlar değiştirilebiliyor. İki maymun türüyle deneyler yaptık. Birinci grup hoşgörülü, samimi ve barışçıl davranışlar sergileyen makaklar, diğeriyse hiyerarşik ve yemini paylaşmak istemeyen Rhesus maymunlarıydı. İki grubun yavrularını beş ay süreyle aynı kafeste büyüttük. Makaklar biraz daha büyüktü. Bu zaman zarfından Rhesus maymunlarının davranışları çok değişti, daha sevecen ve barışçıl davranışlar sergilemeye başladılar.

Üstelik bu davranışlarını makaklardan ayrıldıktan sonra da sürdürdüler. Sosyal çevreye bağlı bir kültürel değişim yaşanmıştı. Aynı durum insanlar için de geçerlidir. Mesela Japon ve Amerikalı çocuklar arasındaki toplumsal davranış farklılıkları kesinlikle kalıtımsal olamaz.

Maymunların maneviyat sahibi olduklarını söyleyebilir miyiz?

Maneviyatın basamakları var ve maymunlar bu basamakların birçoğunu aştı, ama hepsi değil. Maneviyatın yapıtaşları olan empati yetisi, duygudaşlık, gibi psikolojik mekanizmalar ve birlikte çalışmak, paylaşmak ve teselli etmek gibi davranışlar insansı maymunlarda da var. Ve bu yapıtaşları insanın evrim süreci içinde de devam ediyor.

ÊO halde insan, morali, kendi doğasıyla savaşırken kazanmarı?

Hayır bu içten gelen bir şey. Moral doğaldır, duygusal bir temele sahiptir ve akılla ilgili değildir. Mesela empati, bilinçli düşünme olarak algılanır. Oysa karşımızdaki kişinin ağrısı olduğunu fark ettiğimizde, kendi ağrılarımız sırasında aktifleşen beyin bölgeleri etkinleşir. Fakat manevi duygularda türümüzden daha eski olan beyin bölgeleri etkinleşmekte.  



Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com