|
Reha ERUS ROMA
ESKİ Başbakan Mesut Yılmaz, Avrupa Birliği üyeliği yolunda sivil toplum örgütlerinin de devreye girmesini istedi. İtalya-Türkiye Dostluk Birliği ve İtalya ‘Demokrasi’nin Değerleri Birliği'nin ortaklaşa düzenlediği ‘İtalya-Türkiye-Avrupa Tarih ve Perspektifler Sempozyumu’nda konuşan Yılmaz, ‘‘AB'den müzakere tarihi alabilmek için aralık ayına dek devlet kadar sivil toplum örgütleri de mutlak devreye girmek zorunda. Bu konuda çok yetersiz kalıyoruz’’ dedi. Yılmaz, birçok örgütün Brüksel'de büro kurduğunu, ancak etkili çalışmaların yapılamadığını söyledi. Yılmaz, şunları söyledi:
GURBETÇİLERE ‘UYUM’ MESAJI
‘‘Şimdi ben, bazı eski siyasetçiler ve sivil toplum örgütüne bağlı üyelerle bu işe el atıyorum. Yurtdışındaki Türk ve Türkiye'yi seven yabancılarla de facto yoluyla kampanyalar sürdürerek Türkiye'nin mutlak tarih almasını elbirliğiyle sağlamamız gerekir. Aksini düşünemiyorum. Zaman çok azaldı. Yurtdışında 5 milyon kadar Türk yaşıyor. Onlar da süratle kendi kültür ve dinlerine saygı duyarak bulundukları ülkeye uyum sağlaması gerekir. Bu da başlı başına bir faktördür.’’
DİNİ BAHANE ETTİLER
AB'nin aday ülkelere eşit sunduğu Kopenhag Kriterleri'ni Türkiye için saptırmasından yakınan Yılmaz, din ve kültür konusunun bahane edildiğini söyledi. Türkiye'nin Kopenhag Kriterleri'ni, uyum paketleriyle hayata geçirdiğini anımsatan eski Başbakan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
‘‘Avrupa'nın aklına İslam deyince terör, Budizm deyince de barış geliyor. Oysa Türkiye, Osmanlı'dan bu yana çok sayıda etnik grubu yönetimi altına toplayan en deneyimli ülkedir. Laik bir İslam ülkesi olan Türkiye, inançlara, barışa saygılıdır. Atatürk'ün reformlarıyla da Batı'ya çok önceden dönmüştür.’’
Yılmaz, Türkiye'nin Avrupa'nın bir parçası olması halinde ayrı din ve kültürlerin bir araya yaşayabileceğini bütün dünyaya göstereceğinin de altını çizdi. |