29/01/2004 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Gezi
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Politika
29.01.2004
Sedat ERGİN
Oval Ofis’ten ne çıktı, ne çıkmadı
  
seergin@hurriyet.com.tr
 

BAŞBAKAN Erdoğan'ın, dün Beyaz Saray'da Başkan Bush ile yaptığı görüşmenin dün akşam yapılan açıklamalar ışığında ilk değerlendirmesini şöyle yapabiliriz:

BAŞKAN BUSH KUVVETLİ AÇIKLAMADAN KAÇINDI

Amerikan tarafı, dünkü görüşmeyi gerek Irak, gerek Kıbrıs konusunda uluslararası kamuoyuna kuvvetli mesajlar vermek yönünde değerlendirebilirdi. Bu yapılmadı. Bush'un gazetecilerden soru almaması dikkat çekti. Irak'la ilgili açık mesajları, ‘‘toprak bütünlüğü korunan demokratik bir Irak’’ taahhüdünü aşmadı. Bu taahhüt, zaten bilinen resmi Amerikan tutumunu yansıtıyor. Bush'tan bunun ilerisine geçen, örneğin Irak'ta gelecekte kurulması söz konusu olan federasyonun sınırlarını çizen ayrıntılı bir açıklama gelmedi. Bush, Kıbrıs konusunda da Erdoğan'ın kendisine verdiği bilgilerden memnuniyetini belirtmekle yetindi. Kuşkusuz, Türk tarafı, Bush'un ağzından bu açıklamaların daha ilerisine giden, daha kuvvetli mesajlar duymak isterdi. Bu olmadı.

BUSH KÜRTLERLE İLGİLİ GÜVENCE VERDİ

Buna karşılık, baş başa görüşmede Bush'un, Erdoğan'a, Kürt grupların etnik bir federasyon kurulması taleplerini kabul etmeyecekleri yönünde, kuvvetli bir güvence verdiği ortaya çıktı. Erdoğan, görüşme sonrası, ‘‘Başkan Bush, bana Kürtler'in taleplerini kabul etmeyeceklerini açık bir şekilde söyledi’’ diye konuştu. Bush'un bu güvencesi üzerine, Erdoğan'ın nasıl olsa istediğini elde ettiğini düşünerek, masaya Irak konusunda ayrıntılı talepler getirmekten kaçındığı söylenebilir.

ERDOĞAN TÜRKMENLER VE KERKÜK'Ü AÇMADI

Nitekim, Başbakan Erdoğan görüşmenin bu şekilde seyrettiğini gizlemedi. Görüşmeden sonra ayak üstü yaptığımız sohbette Başbakan’ın, Kerkük'ün gündeme gelip gelmediği sorumuza, ‘‘hayır’’ yanıtını vermesi dikkat çekiciydi. ‘‘Kerkük'ün adı hiç mi geçmedi?’’ sorumuza da Erdoğan ‘‘hayır, geçmedi’’ karşılığını verdi. Erdoğan basın toplantısı sırasında yöneltilen bir soru üzerine, Türkmenler konusunun da görüşmede açılmadığını söyledi. Erdoğan'ın bu konuları açmaktan geri kalması, kuşkusuz, ziyaret öncesinde Türk kamuoyunda yaratılan beklentilerin gerisinde kalıyor.

Başkan Bush'un Ankara'nın Kıbrıs sorununda üstlendiği inisiyatifi büyük bir memnuniyetle karşıladığı anlaşılıyor. Nitekim, görüşmeden sonra Beyaz Saray sözcüsünün, Erdoğan'ın Davos'ta sergilediği olumlu tutumu överek, Kıbrıs Rum Yönetimini de adım atmaya davet etmesi, Amerikan tarafının Rumlar üzerinde baskı kurmaya başladığını gösterdi. Gelgelelim Amerikan tarafı, bu aşamada özel bir temsilci atama eğiliminde gözükmüyor. Bunun yerine, Dışişleri Bakanı Colin Powell'ın ‘‘kolaylaştırıcı’’ bir rol oynamak üzere devreye girmesi söz konusu. Nitekim, Bush dünkü görüşmede, Powell'a, BM Genel Sekreteri Annan ile temasa geçmesi talimatını verdi. Bu noktada Amerikan diplomasisinin Türkiye’ye destek çıkmak üzere harekete geçtiği söylenebilir. Powell'ın Yunan Dışişleri Bakanı Papandreu ile temasa geçmesi de yine bu bağlamda değerlendirilmeli.

ANNAN PLANI’YLA FAZLA OYNAMAYIN

Bu arada Washington, Annan Planı'nın içeriğiyle bu aşamadan sonra çok fazla oynanmaması beklentisini taşıyor. Bu beklentinin Türk tarafına hissettirildiği anlaşılıyor. Dolayısıyla, Türk tarafının planda yapılmasını istediği değişikliklerin ne ölçüde hayata geçirilebileceği belirsizlik gösteriyor. Ayrıca, Türk tarafının yaptığı bütün kuvvetli açıklamalara karşılık, Annan Planı'nda yapılması düşünülen değişikliklerle ilgili tutum belgesi BM Genel Sekreteri'ne iletilmiş değil. Bir başka deyişle, henüz ortada bir resmi belge yok. Yalnızca taahhütler var. Sonuçta, Amerikan tarafı da, tutumunu netleştirmeden önce Türk tarafının masaya ne koyacağını görmek istiyor.

IRAK'TAKİ PKK İÇİN TAAHHÜT TEKRARLANDI

Bush
, Kuzey Irak'ın PKK unsurlarından arındırılacağı yolundaki resmi Amerikan taahhüdünü bir kez daha tekrarladı. Ayrıca, ABD'nin Irak'taki Genel Valisi Büyükelçi Paul Bremer'ın dün bu doğrultuda yaptığı açıklama, Türk tarafını memnun etti. Ancak, ABD'nin ne zaman somut adım atacağı henüz açıklık kazanmış değil. ABD, önümüzdeki ayın ilk haftasında yürürlük süresi dolacak olan Pişmanlık Yasası'nın bir süre daha uzatılmasını önerdi mi? Başbakan, dün bu soruya ‘‘hayır’’ karşılığını verdi.


Sedat ERGİN
Tüm yazıları
    Oktay EKŞİ
  Vergi kaçırma barışı...
 
    Bekir COŞKUN
  Yoksullar...
 
    Cüneyt ÜLSEVER
  Eğitimde yapılması gerekenler
 
    Doğan HIZLAN
  Türk sinemasının görkemli dönüşü
 
    Emin ÇÖLAŞAN
  Hayırlı doktorluklar olsun!
 
    Ercan KUMCU
  Kamu sektöründe şeffaflık
 
    Erdal SAĞLAM
  Bankalar: Disiplin sırası reel sektörde
 
    Hadi ULUENGİN
  ABD’de bir damat
 
    Pakize SUDA
  Fuzuli halat
 
    Yalçın BAYER
  ‘Özgürlük’ işgal edildi
 
    Yalçın DOĞAN
  27.5 metre/s'de kapatmak gerek
 
    Güzin  Abla
  Para karşılığı köpek katleden adam
 
    Bülent DÜZGİT
  Bülent Çiziyor
 
    İlhan SÖYLER
  Yanlışlıklar zinciri
 
    Korkut GÖZE
  İyi uykular
 
      
Mehmet Ali BİRAND
  Bunları yapacaktık da, aklımız neredeydi?
 
    Latif DEMİRCİ
  Latif Demirci
 
    Şükrü KIZILOT
  Balık tutulan tekne
 
    Şükrü KÜÇÜKŞAHİN
  ‘Yolu yapın geçen araç çıkar’
 
    Osman MÜFTÜOĞLU
  Genç ‘yaşlılar’ çoğalıyor
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com