|
İLGİNÇ bir maliye bakanımız var. Tüm maliye bakanları gibi dünyayı pembe gösteriyor. Ama ötekilerden farklı olarak, bugün söyledikleri yarın gerçekleşmezse hiç de fütur etmiyor.
Önceki gün Maliye Bakanlığı Hesap Uzmanları Kurulu'nun ‘‘Vergi Denetimi Sonuçları’’ ile ilgili raporu yayınlandı:
Son 5 yılda yapılan denetim sonuçlarına göre halkımız 325 lira kazandıysa bunun 100 lirasının vergisini öderken 225 liranın vergisini devletten kaçırmış. Bu da devlete son beş yılda 20 milyar 300 milyon dolara patlamış.
Düşünün siz... Bu parayı devletimiz alabilseydi, nerelere varırdık.
Anadolu Ajansı'nın 25 Ocak 2004 tarihli haberine göre raporda, ‘‘Vergi aflarının bitmediğini gören mükellefler, (Vergi Barışı adıyla Unakıtan'ın çıkardığı yasaya) rağmen (vergi) kaçırmaya devam edince, vergide kaçak oranı (2002 yılında) yüzde 173'ten, (2003'te) yüzde 214'e çıktı’’ deniyormuş.
Kısaca aziz halkımız, kendi devletimizin gelirinin en az üçte ikisini çalmış.
Lafı hiç uzatmaya, sevgili halkımızın başına haleler kondurmaya gerek yok. Durum budur. Halkımızın büyük bir kısmı maalesef vergi hırsızıdır.
Birinci nokta bu...
İkincisi... Halkımızı vergi hırsızı yapan, kendisi değil vergi mevzuatını hazırlayıp uygulayan yani kendi koyduğu kurallara göre vergi toplaması gereken ama bu görevini yapmayan (yapmayı beceremeyen) Maliye Bakanlığı ve ona bağlı birimlerdir.
Sözü dağıtmadan değinelim:
Bir ülkenin hapishanelerinde fikir suçu mahkumu bulunur da vergi suçu mahkumu bulunmazsa, bu aksaklık katiyen düzelmez.
Türkiye önce bu çelişkiyi gidermek, vergi kaçırmayı yüz kızartıcı suç haline getirmek, fikirleri nedeniyle insanları hapse atmamayı öğrenmek zorundadır. Bizim Avrupa Birliği'ne uyumumuzun temel kriteri budur.
Gelelim Sayın Bakanımıza:
Maliye Bakanlığı Hesap Uzmanları Kurulu'nun raporu aslında sadece halkımızın vergi hırsızlığını tekrarlamakla kalmıyor, pek renkli Sayın Bakanımızın ‘‘Vergi Barışı getireceğim. Bundan böyle vergi kaçıranın canını yakacağım’’ türü laflarının da beş paralık değeri olmadığını ortaya koyuyor.
Eğer Sayın Bakan böyle söylemeseydi, Gelirler Genel Müdür Vekili Osman Arıoğlu 24 Mart 2003 tarihli Star Gazetesi'nde yayınlanan demecinde, ‘‘Vergi Barışı son şans. Artık yeni barış olmayacak ve vergi kaçıran hapis cezasını göze almak zorunda kalacak’’ der miydi?
Bu sözlerde zerre kadar ciddiyet olsa, bugüne kadar bir tek olsun örneğini görmez miydik?
|