29/01/2004 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Gezi
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Anasayfa Son Güncelleme 19:10
29.01.2004
Dağcılık için önce bilinç
 

Son yıllarda alternatif turizm arayışında olan geniş kitlelerin beğenisine sunulan ve çekiciliği giderek artan doğa ve dağ sporlarının, bazı kurallara uyulmadığı ve bilinçsiz davranılması halinde birçok hayati tehlikeyi de beraberinde getirebileceği bildirildi.

Bursa Sağlık Müdürlüğü'nün ''www.bsm.gov.tr'' adresinden ulaşılabilen web sitesinde ''Yüksekte Sağlık'' başlığıyla yer alan bir yazıda, dağcılıkla ilgilenenlerin bu sporu bilinçsiz yapmaları halinde ne gibi tehlikelerle karşılaşabilecekleri ve uyulması gereken kurallar hakkında bilgi veriliyor. 

 

İnsan vücudunun yüksek irtifalara vereceği tepkinin önceden kestirilemeyeceği gibi, kişiden kişiye de büyük farklılıklar gösterdiği belirtilen yazıya göre, yüksekliklerde gizlenen bu tehlikelere karşı hazırlıklı olmanın yolu, onları ve vücudun vereceği fizyolojik tepkileri tanımaktan geçiyor. 

 

Dağa tırmanma sırasında yaşanabilecek tehlikelerin irtifa yükselmesine bağlı olarak atmosferdeki oksijen miktarı ve basıncında meydana gelen değişikliklerden kaynaklandığının ifade edildiği yazıda, tırmanma ile birlikte karşılaşılabilecek tüm tehlikelerin, bilinçli olunması halinde sorunsuz olarak atlatılabileceğine işaret edildi. Yazıda, bütün dağcıların başta ''Akut dağ hastalığı'' olmak üzere, ''Yüksek irtifa beyin ödemi'' ve ''Yüksek irtifa akciğer ödemi'' riskiyle karşı karşıya bulundukları vurgulanıyor. 

 

Vücudun, irtifanın artmasıyla birlikte düşen oksijen miktar ve basıncına uyum gösterememesi durumunda ortaya çıkan ''Akut dağ hastalığı''na herkesin yakalanabileceğinin altı çizilen yazıda, hastalığın yaşa, cinsiyete, fiziksel form durumuna ve tecrübeye göre görülme sıklığının değişmediği belirtiliyor. 

 

Hastalığın, ne yapılacağının bilinmesi durumunda hayati tehlike yaratmadığına dikkat çekilen yazıda, dağcılara şu uyarılarda bulunuluyor: 

 

''2 bin 500 metreden sonra yaşanan herhangi bir rahatsızlık, aksi kanıtlanmadığı sürece akut dağ hastalığı olarak kabul edilmelidir. Yüksek irtifada görülen baş ağrısı, normal olarak algılanmamalı ve yükseklik hastalığının bir belirtisi olarak kabul edilmelidir. Baş ağrısının yanı sıra iştah kaybı, bulantı, zihin bulanıklığı gibi belirtiler ile ortaya çıkan hastalığa yakalanılması durumunda tırmanışa devam edilmemeli, bulunulan yükseklikte rahatsızlık ortadan kalkıncaya kadar beklenilmeli. Tırmanışı keserek, irtifa azaltmak ise tedavi sürecini hızlandırmaktadır.'' 

 

Akut dağ hastalığına yakalanılmaması için uygun bir tırmanış programı yapılması gerektiğine değinilen yazıda, vücudun oksijen basınç ve miktarındaki değişime uyum sağlaması için, 3 bin metrenin üstüne gerçekleştirilen tırmanışlarda her 300 metrede bir, her bin metrede ise 2 gece konaklanması öneriliyor. 

   

 
(aa)


Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyetim
www.hurriyetkurumsal.com