|
TÜRKİYE ilginç bir ülke. İnsanın ‘‘kolunun kesilmesi’’ ya da ‘‘ölmesi’’ halinde dahi, yapılan hizmetten Katma Değer Vergisi alınıyor. Oysa burada, bir ‘‘katma değer’’ değil, tam aksine ‘‘eksilen değer’’ sözkonusu.
İnsan sağlığıyla ilgili konuları ve hizmetleri, normal ticari ve sınai faaliyetlerden farklı düşünmek gerekiyor. Nitekim tüm dünyanın olaya bakış açısı da bu yönde...
Türkiye'de özellike sağlık hizmetleri ve ilaçlarda uygulanan KDV oranlarının çok yüksek olmasına tepki gösteren ve oranların indirilmesi gerektiğini belirtenler bu konuda son derece haklı.
YABANCI ÜLKELERDE DURUM NE?
Sağlık hizmetleri ve ilaç konusunda, bazı yabancı ülkelerde uygulanan KDV oranları tabloda yer alıyor.
Görüldüğü gibi, yabancı ülkelerin büyük bir kısmında sağlık ve ilaçta KDV oranı ya ‘‘yüzde sıfır’’ ya da ‘‘düşük oranlı’’ olarak uygulanıyor.
NE YAPMAK GEREKİYOR?
Sağlık hizmetleri ve ilaçtaki yüksek KDV oranları; yukarıda belirttiğimiz sosyal boyutuyla olmasa da bugünlerde, IMF'nin gelir artırıcı-gider azaltıcı önlemler alınması talebi doğrultusunda ele alınıyor. Yüzde 18 olan KDV oranının, yüzde 8'e indirilmesi üzerinde çalışılıyor. Böylece, ilaç sektöründe en büyük KDV ödeyicisi olan devletin, indirimle önemli bir tasarruf sağlayacağı düşünülüyor.
Bu bağlamda, yapılacak olan işlem de çok basit. Sağlık ve ilaçtaki KDV oranının düşürülmesi konusunda, bir kararname hazırlanıp, Bakanlar Kurulu'nca imzalanıp, Cumhurbaşkanı'nca onaylanması yeterli. Katma Değer Vergisi Yasası'nın, ‘‘KDV oranı’’ ile ilgili 28. maddesinde, Bakanlar Kurulu'na, KDV oranını yüzde 1'e kadar indirme yetkisi verilmiştir. Bu doğrultuda hazırlanacak bir kararname, sağlık ve ilaçtaki KDV sorununu, hem sosyal boyutuyla hem de amaçlanan tasarruf bağlamında çözebilecektir. |
|