|
Ben 36 yaşında, üniversite mezunu, özel bir kuruluşta yönetici, 14 yaşında bir oğlu olan, 15 yıllık evli bir kadınım.
Eşimle görücü usulü evlendik. Başta eşimin kıskançlıkları yüzünden çok zorluklar çektim ama bu problemi aştım. Ama, anlaşmazlıklarımız yüzünden, uzun süredir çocuğum ve kariyerim uğruna idare etmeye, kendi içimdeki çocuğu öldürmeden, mutlu olmaya çalıştığımı düşünüyorum. Eşim yılda 3-4 kere iş değiştiren, hiçbir yerde tutunamayan, paragöz, yalan söyleyen biri. Arkadaşlık - babalık yapamıyor. Bu nedenle oğlum babasından nefret ediyor. Çünkü küçüklüğünden beri onu sürekli tartaklıyor-bağırıyor para konusunda cimri davranıyor, şunu yaparsan haftalığını veririm, yoksa vermem gibi sözlerle her şeyi parayla ölçen bir baba durumunda. Sinirli olduğunda gözü hiçbir şey görmeyen zaman zaman bana da vuran, hep kendini düşünen biri. Son zamanlarda sürekli ‘sizden bıktım defolun gidin’ diye küfür ediyor, ‘ne yapacaksan yap artık, kararını ver ve son noktayı koy’ diyor. Tabi ki bunları söylemesinde biz de etkili oluyoruz. Zaten ben hatasızım demiyorum. Artık aramızda hiç saygı kalmadı; sevgi diyemiyorum, ben zaten onu hiç sevemedim. Sizce bu evlilik devam etmeli mi? Ayrılırsam oğlum çok etkilenir mi? Kariyerimle ilgili problemler oluşur mu? Çevremdeki insanların bakış açısı ne olur? Bunları düşünmekten kararımı sağlıklı bir biçimde veremiyorum.
Sevgili kızım, mektubunda beni etkileyen tek söz ‘zaten ben onu hiç sevemedim’ oldu. Bütün bu anlattıkların, çocuğundan ve eşinden sevgi görmeyen bir erkeğin dışa vuran gerginliği olsa gerek. Sanırım sen hiç durmadan ayrılmaktan, çocuğuna doğru dürüst babalık yapmadığından söz edip duruyorsun. Adam bıkmış durumda. Hele oğlunun ondan nefret etmesi ne acı! Belli ki çocukcağızın yanında kavga etmeniz, senin babasının tavırlarından sıkça yakınman, belki ona iyi bir baba olamadığını vurgulaman, çocukta da babasına karşı bir sevgisizlik yaratmış. Bak sen bile ‘biz de hatasız değiliz’ derken çocuğunla ona karşı birlik olduğunuzu belirliyorsun. Belki eşin mükemmel olmayabilir. Beklentilerine karşılık vermeyebilir. Ama sen biraz olsun sevgi duyabilseydin, bazı şeyleri hoş görüyle karşılardın. Bugün hayat müşterek, her erkek eşi çalışıyorsa, pek çok şeyi onunla paylaşıyor. Ama sen üstünlük taslıyorsan, hele o sık sık iş değiştirdiği için kendini senden aşağı görüyorsa, bu duygu bile onun huysuz ve sinirli olması için yeterli. Belli ki çocuğunu küçük yaştan beri, belki istemeyerek kendine yakın tutup, babasından uzaklaştırmışsın. Bu çok büyük bir hata. Şimdi ‘ayrılırsak, çocuk etkilenir mi?’ diyorsun. Sanmıyorum. Böyle kopuk bir aile ortamında çok daha mutsuzdur sanırım. Babasına saygı ve sevgi duymayan bir çocuk neden etkilensin? Çevren ve kariyerin için endişe ediyorsun. Kariyerini bilemem ama günümüzde meslek sahibi olsa bile, boşanan kadının pek çok sorun yaşadığı bir gerçek. Ama, böylesine sevgisiz bir evliliğin geleceği olamaz. Çünkü sen her zaman kendini üstün görmüş ve hep boşanmayı düşünmüşsün. Bu evliliği yıllardır kafanda bitirmişsin. Bana darılma, gerçekleri satır aralarından hissettiğim için söylüyorum. Yoksa okurlarım bilirler, ben genelde kadınlardan yanayımdır. |