28/01/2004 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Gezi
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Yazarlar
28.01.2004
Ercan KUMCU
Kur riski kimin üzerinde kalacak?
  
ekumcu@hurriyet.com.tr
 

DALGALI kura geçtiğimiz günlerde bankacılık sektörünün üstlendiği kur riski sermayelerinin birkaç katıydı.

Döviz kurları fırladı. Dövizde açık pozisyon taşıyan bankalar zarar ettiler. Sermayelerini yitirdiler.

Üstlendikleri zararı durdurabilmek için döviz alımına yönelip yeniden döviz kurlarını fırlatmasınlar diye, Hazine, TL cinsinden çıkardığı devlet iç borçlanma senetlerini isteğe bağlı olarak döviz cinsinden ya da dövize endeksli devlet iç borçlanma senetleri ile değiştirdi. Takas yaptı.

Yapılan takas işlemiyle bankaların almış oldukları kur riskini devlet üzerine almış oldu. Takas yapıldığında dolar kuru 1 milyon 150 bin lira civarındaydı. Bugün ise 1 milyon 300 bin lira civarında. Kur fazla değişmedi. Bankaların dövizde açık pozisyon alarak sağlayacağı karları Hazine borçlanma maliyetini azaltarak elde etmiş oldu.

SESSİZ REKABET

Döviz kurunun iki buçuk yıl evveline göre fazla değişmemiş olması ekonomide kur riskinin gerçekleşme olasılığını artıran bir olgudur. Dolayısıyla, iyi bir portföy yöneticisi olarak, Hazine, 2001 yılının yaz aylarından beri üstlendiği kur riskinden yavaş yavaş kurtulmak istiyor.

Bu amaçla geçenlerde bir takas ihalesi daha yapıldı. Bu kez, Hazine döviz üzerinden olan borçlarını Türk Lirası'na çevirmek istedi. Fakat, ihale için koyduğu azami takas miktarının ancak üçte birini gerçekleştirebildi.

Hazine'nin kur riskinden kurtulması demek bankacılık sektörünün ya bu kur riskini üstlenmesi ya da Hazine ile takas ettiği TL karşılığı döviz alacakları kadar piyasadan döviz alması anlamına geliyor. Ama, bankalar da en az Hazine kadar iyi portföy yöneticisi durumundalar.

Görünüşe göre, bankacılık sistemi ne daha fazla döviz riski almak istiyor ne de döviz riski almamak için Hazine'den takas ettiği döviz alacakları kadar piyasaya girip döviz alımları yoluyla kurları yükseltmek istiyor. Dolayısıyla, Hazine'nin dövizden TL'ye yapmaya çalıştığı takasa bankalar fazla rağbet etmiyor.

2001 yılında yapılan takasa konu iç borçlanma senetlerinin bir kısmı bu yılın yaz aylarında itfa edecek. Dengeler değişmediği taktirde, bankalar döviz alacaklarının itfa etmesiyle döviz varlıklarını TL'ye geçmeye çok fazla razı olmayacaklar. Yani, kur riskinin kim tarafından üstlenileceği konusunda Hazine ve bankalar arasında piyasada sessiz bir rekabet yaşanacak.

ÇAPA İHTİYACI

Hazine'nin kur riskinden kurtulmak yönünde ısrar etmesi TL faizlerini artırıcı bir etken olacaktır. Belli bir faiz düzeyinde, bankalar dövizde açık pozisyon almaları için teşvik edilmiş olacaktır. Bu kez de, bankalar üzerine BDDK tarafından konulan sınırlamalar sorun olmaya başlayacaktır.

Bu yapıda, devletin daha bir süre döviz riski ile yaşaması kaçınılmaz görünmektedir. Devletin iç borçlanmada döviz riski taşıması saatli bir bombanın üzerinde oturması gibidir. Uzun süre bankalar bu saatli bombanın üzerinde oturmuşlardı. Sonunda, bomba patlamıştı. Şimdi, devletin, patlatmadan saatli bombanın üzerinde oturmaya çalışması gerekmektedir.

Ekonomideki dengeleri bozmayacak şekilde devletin ekonomi politikaları uygulamasının bir zorunluluğu da bu alandan gelmektedir. Bu şartlarda, ekonomi politikalarından sapılmayacağı yönünde bir çapanın varlığı daha da önemli hale gelmektedir. Konunun önemi kur riskinin bankaların üzerine atılmasıyla değişmemektedir.


Ercan KUMCU
Tüm yazıları
    Oktay EKŞİ
  Peki ama hukuk nerede?
 
    Ertuğrul ÖZKÖK
  Mekke'de çektirilmeyen fotoğraf
 
    Ayşe ARMAN
  Bugün sadece eleştiriler
 
    Bekir COŞKUN
  ÇÜK genelgesi...
 
    Cüneyt ÜLSEVER
  Küresel dünyaya hazırlanıyor muyuz?
 
    Doğan HIZLAN
  Şiirin okulu olur mu
 
    Ege CANSEN
  Halk uymuyorsa, hiç kimse kurala uymaz tabii
 
    Emin ÇÖLAŞAN
  Bölünürseniz bitersiniz
 
    Dr. Gündüz TEZMEN
  Saldırgan çocuklara bilinçli önlem şart
 
    Hadi ULUENGİN
  Star meselesi
 
    Tufan TÜRENÇ
  Beşiktaş maçının düşündürdükleri
 
    Yalçın BAYER
  Atçılığın geleceği tehlikeye düşüyor
 
    Yalçın DOĞAN
  BS bir bakanı gözetliyor
 
    Güzin  Abla
  Bu evliliği bitirsem ne olur?
 
    Özdemir İNCE
  Televizyonda kadınlara yönelik programlar
 
    Bülent DÜZGİT
  Bülent Çiziyor
 
    İlhan SÖYLER
  Paralar uçtu
 
      
Mehmet Ali BİRAND
  "Geri adım atmazsa, Türkiye kazanacak"
 
    Vahap MUNYAR
  SPK: Bizi küçük düşürmeyin
 
    Erman TOROĞLU
  Portakal orada kal
 
    Şükrü KIZILOT
  Sağlık hizmetlerinde KDV niçin inmeli
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com