28/01/2004 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Gezi
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Yazarlar
28.01.2004
Ege CANSEN
Halk uymuyorsa, hiç kimse kurala uymaz tabii
  
ecansen@hurriyet.com.tr
 

BU yazıyı son kar sefaleti yaşanmadan hazırlamaya başlamıştım.

Karla birlikte ortaya çıkan keşmekeş konuyu güncelleştirdi. Bu yazı, suçlu devlettir veya suçlu halktır veya herkes suçludur pencerelerinden bakarak yazılmamıştır. Paçayı kısır bir döngüye kaptırdık, onu anlatmak istiyorum.

Bundan yaklaşık üç ay önce, İstanbul trafiği yeni bir evreye girdi. Üç ay öncesine kadar trafik kurallarını ihlal edenler, az da olsa yaptıklarından bir suçluluk duyarlardı. Şimdi bu his tamamen kayboldu. Muhtemelen toplumun bu suçtan arınma ‘‘dönüşümü’’ kuluçka döneminindeydi. Kuluçka dönemi bitince toplum, trafikte kurallar vardır düsturunu bırakıp, ‘‘trafikte kural, kuralsızlıktır’’ paradigmasına geçerek rahatladı.

* * *

Mesela, park ve durma yasakları yüzde yüz kalktı. Aracını isterseniz en işlek kavşaktaki trafik ışıklarının altına, isterseniz otobüs durağına, sokağın köşesine, isterseniz çevre yolu katışma şeridine, isterseniz acil yardım hastahanesinin ambulans giriş kapısına, isterseniz itfaiye garajının çıkış kapısına, isterseniz birinci sıra, yer yoksa ikinci sıra, o da doluysa üçüncü sıra olarak park edebilirsiniz. Yeterki sizin için yürünecek mesafe en kısa hale gelsin. Eğer siz luzum görmüşseniz, yaptığınız doğrudur. Hele hele dörtlü flaşörlerini yakmışsanız hiç mesele yoktur. Şerit değiştirme ile ilgili kurallar da yüzde seksen kalkmıştır. Yol zemininde değil kesiksiz beyaz çizgi, kesiksiz çift sarı çizgi bile olsa, bu şerit değiştirilmeyeceği anlamına gelmez. Canınız isterse değiştirin. Şehir içi hız sınırlaması da iptal edilmiştir. Bir rivayete göre, çok eskilerde 50 km/saat gibi bir limit varmış. Kırmızı ışıkta durmak da ihtiyari hale gelmiştir. Sürücü takdir hakkını kullanarak ne gibi hallerde kırmızı ışıkta duracağına kendisi karar vermektedir. Hele hele ışık, kırmızıya henüz dönmüşse, yani rengi ‘‘açık kırmızı’’ ise durmayın; aksi takdirde arkadan gelen araca haksızlık etmiş olursunuz. Ancak kırmızı yanalı belli bir zaman geçip renk ‘‘koyu kırmızı’’ hale gelince durmak gerekli olabilir. Sürücünün takdir haklı saklıdır.

* * *

Bu ‘‘trafikte kural, kuralsızlıktır’’ paradigmasına geçişi, sürücülerimiz trafik polisleriyle birlikte gerçekleştirmiş bulunuyor. Çünkü artık polisler de sürücülerin kuralları çiğnemesini hak olarak görüyor. Araç sürerken sürekli kural çiğneyen polis, demokratik ve halsever bir anlayışla, kendisi için hak kabul ettiği kuralı ihlálini, her sürücünün de hakkı olarak kabul ediyor. Çifte standarlı davranmıyor. Hálá yeni paradigmayı kavrayamamış sürücüler, trafik polislerinin bu hoşgörülü tavırını görünce derhal rahatlıyor ve eskiden çekinerek ihlal ettikleri kuralları çekinmeden çiğneye başlıyor.

* * *

İktisatçılar, insan davranışlarının iktisadi gerekçesini merak eder. Türkiye'de yürürlüğe giren ‘‘trafikte kural, kuralsızlıktır’’ paradigmasının da iktisadi açıklaması tabii var. Ancak bir açıklaması olması; bunun yanlış olmadığı anlamına gelmez. Birey için doğru olan, toplum için nasıl yanlış olur sorusunun cevabı, polislerin değil, iktisatçıların vermesi gerekir. Kural ihlal ederek elde ettiği faydayı maksimize eden sürücü, aslında nasıl kendi yararlanacağı faydayı minimize etmektedir? Cevabı hepiniz biliyorsunuz; konuşturup da benimle kafa bulmayın.

Son Söz: Herkes kurala uysun, ben de uyarım.


Ege CANSEN
Tüm yazıları
    Oktay EKŞİ
  Peki ama hukuk nerede?
 
    Ertuğrul ÖZKÖK
  Mekke'de çektirilmeyen fotoğraf
 
    Ayşe ARMAN
  Bugün sadece eleştiriler
 
    Bekir COŞKUN
  ÇÜK genelgesi...
 
    Cüneyt ÜLSEVER
  Küresel dünyaya hazırlanıyor muyuz?
 
    Doğan HIZLAN
  Şiirin okulu olur mu
 
    Emin ÇÖLAŞAN
  Bölünürseniz bitersiniz
 
    Ercan KUMCU
  Kur riski kimin üzerinde kalacak?
 
    Dr. Gündüz TEZMEN
  Saldırgan çocuklara bilinçli önlem şart
 
    Hadi ULUENGİN
  Star meselesi
 
    Tufan TÜRENÇ
  Beşiktaş maçının düşündürdükleri
 
    Yalçın BAYER
  Atçılığın geleceği tehlikeye düşüyor
 
    Yalçın DOĞAN
  BS bir bakanı gözetliyor
 
    Güzin  Abla
  Bu evliliği bitirsem ne olur?
 
    Özdemir İNCE
  Televizyonda kadınlara yönelik programlar
 
    Bülent DÜZGİT
  Bülent Çiziyor
 
    İlhan SÖYLER
  Paralar uçtu
 
      
Mehmet Ali BİRAND
  "Geri adım atmazsa, Türkiye kazanacak"
 
    Vahap MUNYAR
  SPK: Bizi küçük düşürmeyin
 
    Erman TOROĞLU
  Portakal orada kal
 
    Şükrü KIZILOT
  Sağlık hizmetlerinde KDV niçin inmeli
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com