Ziraat Bankası'nın 1998-2001 hesaplarınin görüşüldüğü KİT Komisyonu'nda konuşan üyelerden AK Parti Samsun Milletvekili Ahmet Yeni, kriz döneminde Ziraat Bankası'nın yurtdışında tuttuğu para ile tayin ve nakille gönderilen personel sayısını sordu.
CHP Balıkesir Milletvekili Orhan Sür de kendisine gelen bir e-maile dayanarak, Bankalar Kanunu'nun 9. maddesi çerçevesinde haklarında dava açılan kişilerin görev almasının doğru olup olmadığınısordu.
Bunun üzerine Komisyon Başkanı İsmail Özgün, böyle bir durumun varsa hukukla ortaya çıkacağını belirterek, böyle bir sorunun bulunması durumunda yöneticilerin Bankalar Yasası'na göre görev alamayacaklarını belirtti.
CHP Adana Milletvekili Kemal Sağ ise Genel Müdür Çağlar hakkında hali hazırda açılmış kaç dava bulunduğunu sordu. AK Parti İstanbul Milletvekili İlhan Albayrak, İmar Bankası ile ilgili kaç kişiye ödeme yapıldığı, bunun ne kadarının bankacılık sistemine yansıdığı ve bunun Ziraat Bankası'na maliyeti hakkında bilgi istedi.
Albayrak, yurtdışında kullandırılan kredilerin miktarı ve tahsil edilemeyen kısmın ne kadar olduğunu ve Kula Mensucat'a kullandırılan kredinin akıbetini sordu.
CHP Malatya Milletvekili Mevlüt Aslanoğlu da Ziraat Bankası'nın tarım kesiminin bankası olmaktan çıktığını iddia ederek, Hazine'yi fonlar haline geldiğini belirtti ve ''(Hazine bankası) diyelim'' dedi.
Artık köylüyü değil köye kredi anlayışının egemen olması ve kredilerde ortak sorumluluk yaratılması gerektiğini söyleyen Aslanoğlu, Ziraat ve Halk Bankası'nın özelleştirilmesine karşı olduğunu ifade etti.
AK Parti Amasya Milletvekili Hamza Albayrak, kamu bankalarının geçmişteki kötü yönetime bir örnek olduğunu savunurken, kamu bankalarında İmar Bankası'na benzer yolsuzluk ve usulsüzlüklerin bulunduğunu iddia etti.
DYP Iğdır Milletvekili Dursun Akdemir, CHP Milletvekili Orhan Sür'ün iddialarına değinerek, konunun kapatılmasını Zeki Sayın'a hakaret olarak gördüğünü söyledi ve Sayın'a açıklama hakkı verilmesini istedi.
Tekrar söz alan Orhan Sür bu iddiaları dile getirirken, kişilerle işlerinin olmadığını belirttiğini hatırlattı ve Sayın'ın açıklama yaparak bunları yanıtlaması gerektiğini söyledi.
Komisyon Başkanvekili ve AK Parti İstanbul Milletvekili Ünal Kacır ise KİT Komisyonu'nun bir soruşturma komisyonu olmadığını hatırlatarak, ''Burası mahkeme salonu da değildir'' dedi. Kacır, Ziraat Bankası'nın iştiraki olan Pereja'nın satışının ne aşamada bulunduğunu da sordu. CHP Giresun Milletvekili Mehmet Işık ise komisyon olarak bilgi almanın görevleri arasında bulunduğunu söyledi.
ZEKİ SAYIN: GÖREVE GETİRMEDİKLERİMİZ İSİMSİZ MAİLLER
GÖNDERMİŞ
Konuşmaların ardından iddiaları yanıtlayan Sayın, Meclis üyelerinin bürokratlara istedikleri kadar soru sorma hakkı bulunduğunu belirtirken, ''Ancak atanmışlara hakaretamiz soruların sorulmasını kabul etmemiz mümkün değildir'' diye konuştu.
Göreve gelirken savcılıktan temiz kağıdı aldıklarını ve Bankalar Kanunu çerçevesinde incelendiklerini de hatırlatan Sayın, hal böyle iken isimsiz bir mailin buralara kadar getirilmesine üzüldüğünü söyledi.
Göreve getirmedikleri bazı kişilerce bu isimsiz maillerin yazıldığını kaydeden Sayın, ''1967 yılında Ziraat Bankası'nda müfettiş yardımcısı olarak göreve başladım. Özel sektörde de görev aldım. Ama hiç kimseden hakaretamiz sözler işitmedim diye konuştu.
Bunun üzerine bazı muhalefet milletvekilleri ''Neresi hakaretamiz bunun'' diye sorarken, Sayın, ''Ben bunu böyle kabul ediyorum'' şeklinde cevap verdi.
İddialar arasında Faisal Finans'ta görev aldığı dönemden bahsedildiğini hatırlatan Sayın, o dönemde müfettişin Faisal Finans'ta Zehra Vakfı'nın bir hesabı olup olmadığını araştırmakla görevlendirildiğini, ancak bunu bulamayınca Faisal Finans'ı araştırmaya başladığını söyledi.
Bazı raporlar yazıldığını ve bunları savcılığa gittiğini de kaydeden Sayın, ancak hiç bir savcının bunlara istinaden dava açmadığını söyledi.
Sayın, ''Biz Faisal'ın içini boşaltmış değiliz. Üstelik Faisal Finans özel bir şirkettir. Öyle bir şey olsaydı hakkımızda gerekli işlem yapılırdı'' diye konuştu.
30 MİLYARLIK MAAŞ İDDİASI
Bir gazetede çıkan 30 milyar lira maaş aldığı yönündeki habere de değinen Sayın, ''1 milyar 750 milyon lira Ziraat Bankasıdan 1 milyar 743 milyon lira da Halk Bankası'ndan maaş alıyorum. Bunun dışında hiç bir iştirakten para almıyorum'' dedi.
İgdaş'ta görev aldığı dönemde Kiptaş'a verilen 1 aylık kredi nedeniyle savcılığa bilgi verdiğini de kaydeden Sayın, buna karşılık basında bu konuda yanlış haberler yer aldığını, henüz bunun davasının görülmediğini kaydetti.
ÇAĞLAR: HAKKIMDA AÇILMIŞ DAVA BULUNMUYOR
Ziraat Bankası Genel Müdür Can Akın Çağlar da bugüne kadar hakkında açılmış dava bulunmadığını, savcının karşısına bile çıkmadığını açıkladı.
Zehra Vakfı'nın hesaplarını soruşturmak için görev aldığı Faisal Finans'a gelen müfettişin, bunun olmadığını görünce bankalar yeminli murakıbıyla 3.5 aylık denetim yaptığını anlatan Çağlar, gönderilen raporun savcılıkça reddedildiğini ve dosyanın kapandığını ifade etti.
Çağlar, şahsıyla ilgili herhangi bir kovuşturmanın da yürütülmediğini kaydetti. Bankanın kiraladığı 111 adet araca ilişkin de bilgi veren Çağlar, bunların 4 yıllık süre için 2 milyon 84 bin euroya kiralandığını ve bunun son derece doğru bir operasyon olduğunu savundu.
CADDEBOSTAN ŞUBESİNDEKİ ZİMMET
Caddebostan Şubesi'nde görev yapan bir müdür yardımcısının yaklaşık 6.5 trilyon lirayı zimmetine geçirmesi olayına da değinen Çağlar, burada müfettişlerin incelemelerinin sürdüğünü, şimdiye kadar 37 kişinin parasının ödenmediğini açıkladı.
Şu an firarda olan şahıs hakkında dava açıldığını, mal varlığına tedbir konduğunu söyleyen Çağlar henüz bir tahsilatın gerçekleştirilemediğini bildirdi.
Banka'nın Teftiş Kurul Başkanı, bu olayın, yaşlılardan alınan imzalar ve Banka'nın 2001 yılındaki teknolojik altyapı eksikliği nedeniyle ortaya çıktığını söyledi.
Hamza Albayrak ise, doğruların anlatılmadığını belirterek, söz konusu şahsın daha önce de Kemal Sunal'ın eşine ait hesapta yapılan işlemde benzer bir durumda kınama cezası ile cezalandırıldığını, daha sonra da paraları yine çekmeye devam ettiğini söyledi.
Banka'nın Baş Hukuk Müşaviri de şahsın yaklaşık 20 milyar liralık menkul ve gayrimenkulu için tedbir konulduğunu, alacağın tahsil edilebileceği bir mal varlığı bulunmadığını belirtti.
BANKA'NIN YURTDIŞINDAKİ PARALARI
Ziraat Bankası Genel Müdürü, kriz döneminde yurt dışında para tutulması iddilarına cevap verirken de Banka'nın 1999 sonu itibariyle 715 milyon, 2000 yılı sonunda 420 milyon, 2001 sonunda 1.9 milyar, 2002 sonunda 1.5 milyar, 2003 sonunda ise 1.4 milyar dolar parasının bulunduğunu açıkladı.Çağlar bunlardan 1999'da 24 milyon, 2000'de 42 milyon, 2001'de 34 milyon, 2002'de 38 milyon, 2003 yılında ise 20 milyon dolar faiz geliri elde edildiğini ifade etti.
Kriz ortamında bankanın likit kalabilmesi için bu paranın yurtdışında tutulduğunu söyleyen Çağlar, bu rakamın biraz düşürülmesi gerektiğini ancak, her durumda belli bir miktar paranın ithalat gibi nedenlerle yurtdışında bulunmasına ihtiyaç olduğunu vurguladı.
Çağlar, Türkiye'de olup da yurtdışında kredi kullanan tek firmanın ise Kula Mensucat olduğunu belirtti. Yurtdışındaki paraların neden devlete borç olarak verilmediğinin sorulması üzerine de Çağlar, Banka'nın topladığı mevduatın yüzde 72'sini kamuya verdiğini, bunun yüzde 50'nin altına çekilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.